Yusuf Sûresi 69. Ayet Tefsiri


69 / 111


Yusuf Sûresi Hakkında

Yûsuf sûresi Mekke’de inmiştir. 111 âyettir. İsmini, içinde kıssası tafsilatlı bir şekilde anlatılan Yûsuf (a.s.)’dan alır. Mushaf tertibine göre 12, iniş sırasına göre 53. sûredir.

Yusuf Sûresi Konusu

Sûrenin ilk üç âyetinde gerçekleri açıklayan ve apaçık bir kitap olan Kur’ân-ı Kerîm’in âyetlerine, mânaları üzerinde aklımızı çalıştırıp anlayabilmemiz için Kur’an’ın Arapça olarak indirildiğine ve bu sûrede kıssaların en güzelinin anlatılacağına dikkat çekildikten sonra, 4. âyetten başlayarak 101. âyete kadar Yûsuf (a.s.)’ın kıssası anlatılır. Sûre, kıssadan alınması gereken ders, ibret ve öğütlerle nihâyete erer.

Yusuf Sûresi Nuzül Sebebi

Sa‘d b. Ebî Vakkâs (r.a.) der ki: Kur’ân-ı Kerîm Resûlullah (s.a.s.)’e indirilmeye başladı. Efendimiz (s.a.s.) bir müddet ashâbına inen âyetleri okudu. Onların, “Bize, biraz da kıssa anlatsanız” demeleri üzerine “Biz sana vahyettiğimiz bu Kur’an ile kıssaların en güzelini anlatıyoruz” (Yûsuf 12/3) diye başlayan Yûsuf (a.s.)’ın kıssası nâzil oldu. Yine Peygamberimiz onlara bir müddet Kur’ân-ı Kerîm’i okuyunca, bu sefer de: “Bize bazı şeyler anlatsanız” demeleri üzerine: “Allah, sözün en güzeli olan Kur’an’ı, âyetleri birbiriyle âhenkdâr, uyumlu, tıklım büklüm hakîkat dolu bir kitâb hâlinde indirdi” (Zümer 39/23) âyeti nâzil oldu. (Hâkim, el-Müstedrek, III, 345).

Başka bir rivayete göre de yahudiler Mekke müşriklerine akıl vererek “Muhammed’e sorun bakalım bilecek mi: İsrâiloğulları Mısır’a ne sebeple gidip oraya yerleşmişlerdi?” dediler. Mekke müşrikleri gelip Allah Resûlü (s.a.s.)’e bunu sorduklarında, cevap olarak Yûsuf sûresi nâzil olmuştur. (Âlûsî, Rûhu’l-me‘ânî, XII, 170) Nitekim “Yûsuf ve kardeşlerinin yaşadıklarında, gerçeği arayanlar ve sorup öğrenmek isteyenler için nice dersler ve ibretler vardır” (Yûsuf 12/7) âyetindeki “soranlar” ifadesinde buna işaret edildiği görülmektedir.

Muhammed b. İshâk’a göre sûrenin iniş sebebi, kavmi tarafından zulme uğ­ramış olan Resûlullah (s.a.s.)’i teselli etmektir. Çünkü müşriklerin baskı­, eziyet ve işkenceleri karşısında Resûl-i Ekrem (s.a.s.) ve ashâbı zor durumda kalmışlardı. Bu zor durumdan bir çıkış yolu arıyorlardı. İşte böyle çile ve meşakkatlerin zirveye tırmandığı bir zamanda bu sûrenin inmesi, müslümanlar için mühim bir teselli ve ferahlama vesilesi olmuştur. Zira bu sûrede tafsilatlı olarak kıssası anlatılan Yû­suf (a.s.) da Filistin’de kardeşleri tarafından bazı kötülüklere mâruz kalmış; fakat so­nunda Mısır’ın devlet idâresinde söz sahibi olmuş, kendisine düşmanlık eden kardeşlerine de her bakımdan yardımcı olmuştu. (Elmalılı, Hak Dini, IV, 2841) Dolayısıyla Yûsuf (a.s.)’ın kıssası Peygamber Efendimiz ve ashâbına, sabrettikleri takdirde Hz. Yûsuf'a verilmiş olan mükâfatın bir benzerinin veri­leceğini ve Kureyşliler’in neticede mağlup olup kendilerine boyun eğeceğini müjdelemektedir. Gerçekten de Allah Resûlü (s.a.s.), müşriklerin baskısı karşısında Medine’ye hicret etmiş, sekiz sene son­ra Mekke’yi fethetmiş ve Kureyşliler ona boyun eğmiştir. İşin câlib-i dikkat yanı, Efendimiz (s.a.s.) Kureyşliler’e, Hz. Yûsuf’un Mısır’da kardeşlerine söylediği sözün aynısını söyle­yerek: “Bugün sizi perişan etmek yok, Allah sizi bağışlasın! O, merhamet­lilerin en merhametlisidir. (bk. Yûsuf 12/92) Gidiniz hepiniz serbest­siniz!” buyurmuştur. (Vâkıdî, el-Meğâzî, II, 835; İbn Sa’d, et-Tabakât, II, 142-143)

وَلَمَّا دَخَلُوا عَلٰى يُوسُفَ اٰوٰٓى اِلَيْهِ اَخَاهُ قَالَ اِنّ۪ٓي اَنَا۬ اَخُوكَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ﴿٦٩﴾
Karşılaştır 69: Kardeşleri, Yûsuf’un huzuruna çıktıklarında o öz kardeşi Bünyamin’i yanına aldı, onunla bir süre baş başa kaldı ve ona: “Ben, senin kardeşin Yûsuf’um; onların daha önce yaptıklarına üzülme!” dedi.

TEFSİR:

Rivayete göre kardeşleri Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde: “İşte getirmemizi istediğin kardeşimiz budur, onu getirdik” diye takdim ettiler. O da: “İyi ettiniz, isabet eylediniz” dedi. Hepsine bir ziyafet verdi ve onları ikişer ikişer sofraya oturttu. Bünyamin tek kaldı, kendi kendine: “Şimdi kardeşim Yûsuf sağ olsaydı, o da benimle birlikte otururdu” dedi ve gözlerinden yaş damladı. Yûsuf da: “Kardeşiniz tek kaldı” diyerek onu kendi yanına aldı. Sonra her iki kişiye birer yatak odası hazırlattı ve: “Bunun ikincisi yok, bu da benim yanımda olsun” diyerek kendi odasına götürdü. Yûsuf onun, ölen kardeşi için çok üzüldüğünü görünce: “O ölen kardeşinin yerine ben senin kardeşin olsam ister misin?” dedi. O da: “Senin gibi kardeşi kim bulabilir? Fakat ne çare ki, seni Yâkub ile Râhil doğurmuş değil” diyerek içini çekti. İşte o vakit Yûsuf ağladı; kalkıp boynuna sarıldı. Kendini tanıtıp: “Ben gerçekten senin kardeşinim. Bunun için onların daha önce yaptıklarına aldırma. Bu sefer de benim adamlarımın sana yapacakları oyundan dolayı sakın telaşlanıp üzülme. Sana anlattığım bu şeyleri kimseye sezdirme, hiç duymamış gibi serinkanlı ol” dedi. (bk. Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, XVIII, 41-142)

Hz. Yûsuf, kardeşi Bünyamin’i yanında tutabilmesi için, Allah Teâlâ’nın kendine öğrettiği bir planı, en hassas noktalarına dikkat ederek tatbik etti:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/sad-suresi-86-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâd Suresi 86. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâd Suresi 86. Ayetinin Arapçası:قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُتَكَلِّف۪ينَ Sâd Suresi 86. Ayetinin Meali (Anla ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/sad-suresi-85-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâd Suresi 85. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâd Suresi 85. Ayetinin Arapçası:لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكَ وَمِمَّنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ اَجْمَع۪ينَ Sâd Suresi 85. Ayetinin Meali (Anlamı):“Hiç ş ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/sad-suresi-84-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâd Suresi 84. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâd Suresi 84. Ayetinin Arapçası:قَالَ فَالْحَقُّۘ وَالْحَقَّ اَقُولُۚ Sâd Suresi 84. Ayetinin Meali (Anlamı):Allah şöyle buyurdu: “İşte bu doğru! Ben ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/sad-suresi-83-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâd Suresi 83. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâd Suresi 83. Ayetinin Arapçası:اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ Sâd Suresi 83. Ayetinin Meali (Anlamı):“Ancak içlerinden ihlâsa erdirdiğin, ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/sad-suresi-82-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâd Suresi 82. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâd Suresi 82. Ayetinin Arapçası:قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ Sâd Suresi 82. Ayetinin Meali (Anlamı):İblîs dedi ki: “Senin mutla ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/sad-suresi-81-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâd Suresi 81. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâd Suresi 81. Ayetinin Arapçası:اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ Sâd Suresi 81. Ayetinin Meali (Anlamı):“Fakat bu süre, hesap gününe kadar değil, ...