Yunus Sûresi 83. Ayet Tefsiri


83 / 109


Yunus Sûresi Hakkında

Yûnus sûresi Mekke’de inmiştir. 109 âyettir. İsmini, 98. âyette zikri geçen Yûnus (a.s.)’dan almıştır. Mushaf tertibine göre 10, nüzûl sırasına göre 51. sûredir.

Yunus Sûresi Konusu

 Sûre ağırlıklı olarak itikâdî mevzuları ele alır. Kâinattaki kudret ve azamet tecellilerine ibret nazarıyla bakarak tek olan Allah’ı tanımanın, O’na inanıp kulluk etmenin, şirki ve putperestliği terk etmenin ehemmiyetini; bu sebeple ilâhî tâlimatları insanlığa ulaştırmakla vazifeli olan Peygamberlerin davetine kulak vermenin lüzûmunu beyân eder. Peygamber’in davetine icâbet edenlerle etmeyenlerin âhirette karşılaşacakları iyi veya kötü âkıbeti haber verir. Hâsılı sûre tevhid, nübüvvet ve âhiret ekseninde döner durur. Hz. Nûh, Hz. Mûsâ-Hz. Hârûn ve Hz. Yûnus kıssalarına kısaca temasla da vereceği mesajları misâllendirerek pekiştirir.

Yunus Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada onuncu, iniş sırasına göre elli birinci sûredir. İsrâ sûresinden sonra, Hûd’dan önce Mekke’de, büyük bir ihtimalle hicretten iki yıl önce nâzil olmuştur. 40. âyetle 94-96. âyetlerin Medine’de nüzûlüne dair rivayetler de vardır.

فَمَٓا اٰمَنَ لِمُوسٰٓى اِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِنْ قَوْمِه۪ عَلٰى خَوْفٍ مِنْ فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِهِمْ اَنْ يَفْتِنَهُمْۜ وَاِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِي الْاَرْضِۚ وَاِنَّهُ لَمِنَ الْمُسْرِف۪ينَ ﴿٨٣﴾
Karşılaştır 83: Kavmi arasından Mûsâ’ya genç bir nesilden başka iman eden olmadı. Çünkü herkes, Firavun ile yakın çevresinin kendilerine işkence yapmalarından korkuyorlardı. Gerçekten Firavun, o ülkede zorba bir hâkimiyet kurmuştu ve hak-hukuk tanımaz zâlimlerden biriydi.

TEFSİR:

Âyette geçen “zürriyet” kelimesi daha çok “nesil” mânasına gelse de, burada “genç” anlamında kullanılmış ve Kur’an bu kelimeyle meselenin çok hususi bir yönüne işaret etmiştir. O da şudur: O korkunç zulüm dönemi esnasında yalnızca az sayıda genç erkek ve kadın Mûsâ (a.s.)’ı lider kabul etme cesaretini gösterebilmiş; analar, babalar ve yaşlılar ise Peygambere tabi olarak dünyevi menfaatlerini ve hatta hayatlarını tehlikeye atma cesaretini gösterememiştir. Ayrıca o yaşlılar bununla yetinmeyip gençlerin de cesaretini kırmaya çalışmışlardır. İşte Kur’an meselenin bu ince yönünü vurgulamaktadır. Nitekim Peygamberimizin risâletinin başlangıcında da aynı durumla karşılaşmak mümkündür. Bu süreçte daha çok gençlerin davaya gönül verdiği görülmektedir.

Âyette dikkat çekilecek bir diğer nokta şudur: “İman” kelimesi ل (li) harfiyle kullanıldığında Arapça’da umumiyetle “itaat ve takip” mânası taşır. Buna göre âyet-i kerîmenin mânası: “Kavminden bazı gençler Hz. Mûsâ’ya itaat edip onu izlediler.” Yani tüm İsrâiloğulları arasından yalnızca az sayılabilecek belli sayıdaki gençler Hz. Mûsâ’yı rehberleri ve liderleri olarak kabul ederek, Firavun’a karşı mücadelesinde onun yanında yer aldılar. Sonra gelen âyetlerdeki ifadelerden de kolaylıkla anlaşılabileceği gibi, İsrâiloğulları Hz. Mûsâ’nın peygamberliğine inanmadıkları için değil, Firavun ve avânesinin zulmüne uğramaktan korktukları için Hz. Mûsâ’ya itaatten geri durmuşlardır. Bu korku, onların manen bozulmuş olmalarının tabii bir neticesi idi. Asırlarca süren kölelik onları mânen çökertmiş ve mücâdele ruhlarını yok etmişti. (Mevdûdî, Tefhîmu’l-Kur’ân, II, 330-331) Bir sıkıntı söz konusu olunca Hz. Mûsâ’ya: “Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da hep işkence gördük, eziyetlere uğradık” diyorlardı. (A‘râf  7/129)

Firavun ve hanedanından beklenen tehlike karşısında Hz. Mûsâ’nın kavmine nasihati ve kavminin ona tepkisi şöyle olmuştur:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-46-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 46. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 46. Ayetinin Arapçası:قُلِ اللّٰهُمَّ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ اَنْتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-45-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 45. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 45. Ayetinin Arapçası:وَاِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَحْدَهُ اشْمَاَزَّتْ قُلُوبُ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِۚ وَاِذَا ذُكِرَ الَّذ۪ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-44-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 44. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 44. Ayetinin Arapçası:قُلْ لِلّٰهِ الشَّفَاعَةُ جَم۪يعًاۜ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ Zümer Suresi 4 ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-43-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 43. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 43. Ayetinin Arapçası:اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ شُفَعَٓاءَۜ قُلْ اَوَلَوْ كَانُوا لَا يَمْلِكُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَعْقِلُونَ Züm ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-42-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 42. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 42. Ayetinin Arapçası:اَللّٰهُ يَتَوَفَّى الْاَنْفُسَ ح۪ينَ مَوْتِهَا وَالَّت۪ي لَمْ تَمُتْ ف۪ي مَنَامِهَاۚ فَيُمْسِكُ الَّت۪ي قَضٰى عَلَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-41-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 41. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 41. Ayetinin Arapçası:اِنَّٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ لِلنَّاسِ بِالْحَقِّۚ فَمَنِ اهْتَدٰى فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا ...