İbrahim Sûresi(14) 35. Ayet


35 / 52


# Meal Ayet
Arapça وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا الْبَلَدَ اٰمِنًا وَاجْنُبْن۪ي وَبَنِيَّ اَنْ نَعْبُدَ الْاَصْنَامَۜ
Türkçe Okunuşu * Ve-iż kâle ibrâhîmu rabbi-c’al hâżâ-lbelede âminen vecnubnî vebeniyye en na’bude-l-asnâm(e)
1. Ömer Çelik Meali İbrâhim şöyle dua etmişti: “Rabbim! Bu şehri emniyetli kıl. Beni de, evlatlarımı da putlara tapmaktan koru!”
2. Diyanet Vakfı Meali Hatırla ki İbrahim şöyle demişti: «Rabbim! Bu şehri (Mekke'yi) emniyetli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!»
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali İbrahim şöyle demişti: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl; beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Hani İbrahim demişti ki: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.”
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Hatırla ki; Bir zaman İbrahim şöyle demişti: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Bir de İbrahimin dediği vakti an: rabbım! Bu beldeyi emin kıl, beni ve oğullarımı putlara uzak bulundur
7. Hasan Basri Çantay Meali Hatırla o zamanı ki İbrâhîm: «Rabbim, demişdi, bu şehri emniyyetli kıl. Beni de, oğullarımı da putlara tapmakdan uzak tut».
8. Hayrat Neşriyat Meali Bir zaman da İbrâhîm şöyle demişti: “Rabbim! Bu beldeyi (Mekke'yi) emniyetli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!”
9. Ali Fikri Yavuz Meali Bir de İbrahîm'in şöyle dediği vakti hatırla: “- Rabbim! Bu Mekke diyarını korkulardan emin kıl. Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Ve yâd et o zamanı ki, İbrahim demişti: «Yarabbi! Bu şehri emin kıl, ve beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak bulundur.»
11. Ümit Şimşek Meali Hani vaktiyle İbrahim “Yâ Rabbi,” demişti, “bu beldeyi güvenli bir belde yap; beni ve evlâtlarımı putlara tapmaktan uzak tut.
12. Yusuf Ali (English) Meali Remember Abraham said: "O my Lord! make this city one of peace and security: and preserve me and my sons from worshipping idols.
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir.
İbrahim Sûresi 35. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/alak-suresi-tefsiri-203518-m.jpg
Alak Suresi Tefsiri

Alak sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 19 âyettir. İlk beş âyeti, Hira dağında Peygamberimiz (s.a.s.)’e ilk kez nâzil olan âyetlerdir. ALAK SURESİ TEFS ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/kamer-suresi-1-2-ayetler-ne-anlatiyor-203501-m.jpg
Kamer Suresi 1-2. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: AYIN İKİYE BÖLÜNMESİ MUCİZESİ Kamer Suresi 1-2. Ayetler Arapça: اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ وَاِنْ يَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/tin-suresi-tefsiri-dinle-203488-m.jpg
Tin Sûresi Tefsiri Dinle

Tîn sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 8 âyettir. İsmini birinci âyetteki “incir” mânasına gelen اَلتّ۪ينُ  (tîn) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine gör ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/necm-suresi-39-41-ayetler-ne-anlatiyor-203475-m.jpg
Necm Suresi 39-41. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSANA ANCAK ÇALIŞTIĞI VARDIR Necm Suresi 39-41. Ayetler Arapça: وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2023/06/tin-suresinin-fazileti-191640-m.jpg
Tin Suresinin Fazileti

Tîn sûresi, Mekke döneminde Burûc sûresinden sonra nâzil olmuştur. Adını ilk âyette geçen “tîn” (incir) kelimesinden alır. Sekiz âyettir. TÎN SÛRESİ’ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2026/10/necm-suresi-24-25-ayetler-ne-anlatiyor-203451-m.jpg
Necm Suresi 24-25. Ayetler Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSAN HER İSTEDİĞİNE KAVUŞABİLİR Mİ? KUR’ÂN NE DİYOR? Necm Suresi 24-25. Ayetler Arapça: اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا ...