| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | مِنْ وَرَٓائِه۪ جَهَنَّمُ وَيُسْقٰى مِنْ مَٓاءٍ صَد۪يدٍۙ | |
| Türkçe Okunuşu * | Min verâ-ihi cehennemu veyuskâ min mâ-in sadîd(in) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Bu perişanlığın ardından cehennem azabı gelecek; orada onlara kanlı ve irinli su içirilecek. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Ardından da (o inatçı zorbaya) cehennem vardır; kendisine irinli su içirilecektir! |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Ardında cehennem vardır; orada kendisine irinli su içirilecektir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Hüsranın ardından da cehennem vardır. Orada kendisine irinli su içirilecektir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Ardından da Cehennem vardır, orada kendisine irinli su içirilecektir. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Arkasından Cehennem, neler olacak ve irin suyundan sulanacak |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Onun önünde (ilerisinde) de cehennem vardır. Ona (orada) irinli sudan içirilecekdir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Ardından da Cehennem vardır; (ona orada) irinli bir sudan içirilecektir. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | O zalime, ölümünden sonra cehennem vardır ve irin suyundan içirilecektir. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Onun arkasından da cehennem vardır. Ve irinli sudan içirilecektir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Bu hüsranın ardından bir de Cehennem var ki orada ona kanlı ve irinli bir sudan içirilir. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | In front of such a one is Hell, and he is given, for drink, boiling fetid water. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. İbrahim Sûresi 16. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...