| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَۚ | |
| Türkçe Okunuşu * | Liyuhikka-lhakka veyubtile-lbâtile velev kerihe-lmucrimûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Allah, inkârcı suçlular kahrından çatlasalar da hakkı gerçekleştirip üstün kılmak ve bâtılı ortadan kaldırmak için böyle yapıyordu. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | (Bunlar,) günahkârlar istemese de hakkı gerçekleştirmek ve bâtılı ortadan kaldırmak içindi. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 7,8. Allah bu iki taifeden birini size vadetmişti; siz, kuvvetsiz olanın size düşmesini istiyordunuz. Oysa, suçluların hoşuna gitmese de, hakkı ortaya çıkarmak ve batılı tepelemek için, Allah sözleriyle hakkı ortaya koymak ve inkarcıların kökünü kesmek istiyordu. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Bu, suçlular hoşlanmasa da Allah’ın hakkı ortaya çıkarması ve batılı ortadan kaldırması içindi. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Ki, hakkın hak olduğunu tanıtsın ve batılı büsbütün yok etsin, varsın o günahkârlar istemesin. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Ki hakkı hak tanıtsın ve bâtılı ibtal etsin, varsın mücrimler istemesin |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Bunun hikmeti şu idi: (Allah) o günahkâr (müşrik) ler istemese de hak (olan müslümanlığ) ı pâydâr edecek, baatıl (olan şirk) i de ibtâl buyuracakdı. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Ki günahkârlar hoş görmese de, o hakkı gerçekleştirsin ve o bâtılı ortadan kaldırsın! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Bunun hikmeti: Kâfirler istemese bile, İslâmı tanıtıp yerleştirmek ve küfrü yok etmek içindi. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Tâ ki hakkı isbat ve bâtılı iptal etsin. Velev ki, günahkâr olanlar hoşnut olmasınlar. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Tâ ki, mücrimlerin rağmına hakkı hakim kılsın, bâtılı da ortadan kaldırsın. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | That He might justify Truth and prove Falsehood false, distasteful though it be to those in guilt. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Enfâl Sûresi 8. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...