Ra'd Sûresi(13) 18. Ayet


18 / 43


# Meal Ayet
Arapça لِلَّذ۪ينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمُ الْحُسْنٰىۜ وَالَّذ۪ينَ لَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُ لَوْ اَنَّ لَهُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا وَمِثْلَهُ مَعَهُ لَافْتَدَوْا بِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ سُٓوءُ الْحِسَابِۙ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ۟
Türkçe Okunuşu Lilleżîne-stecâbû lirabbihimu-lhusnâ(c) velleżîne lem yestecîbû lehu lev enne lehum mâ fî-l-ardi cemî’an vemiślehu me’ahu leftedev bih(i)(c) ulâ-ike lehum sû-u-lhisâbi veme/vâhum cehennem(u)(s) vebi/se-lmihâd(u)
1. Ömer Çelik Meali Rablerinin emrine uyanlara en güzel mükâfat olarak cennet vardır. O’nun emrine uymayanlara gelince, yeryüzündeki her şey ve bir o kadarı daha kendilerinin olsa, azaptan kurtulmak için mutlaka hepsini fedâ ederlerdi. İşte hesâbın en kötüsü onları beklemektedir. Sığınacakları yer cehennemdir. Orası ne fenâ bir yataktır.
2. Diyanet Vakfı Meali İşte Rablerinin emrine uyanlar için en güzel (mükâfat) vardır. Ona uymayanlara gelince, eğer yeryüzünde olanların tümü ile bunun yanında bir misli daha kendilerinin olsa, (kurtulmak için) onu mutlaka feda ederler. İşte onlar var ya, hesabın en kötüsü onlaradır. Varacakları yer de cehennemdir. O ne kötü yataktır!
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Rablerinin çağrısına gelenlere en güzel karşılık vardır. O'nun çağrısına uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve daha bir katı onların olsa, kurtulmak için fidye verirlerdi. İşte hesapları kötü olanlar bunlardır. Varacakları yer cehennemdir; ne kötü konaktır!
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Rablerinin emrine uyanlar için mükâfatın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin olsa, kurtulmak için hepsini kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte hesabın kötüsü bunlar içindir. Varacakları yer de cehennemdir. O ne kötü yataktır!
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Rablerinin emirlerine uyanlar için daha güzeli vardır. O'na itaat etmeyenler ise, yeryüzünde bulunan ne varsa hepsi kendilerinin olsa da onu ve bir o kadarını bütünüyle kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte onlar, hesabın kötüsü kendileri için olanlardır. Varacakları yer de cehennemdir. Orası da ne fena yataktır.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Rablarının emrine icabet edenlere daha güzeli var, ona icabet etmiyenler ise Arzda bulunanın cemiisi bir misli de beraber kendilerinin olsa, hepsini fidyei necat olarak verirlerdi, işte onlar, hisabın kötüsü onlar içindir, me'vaları da Cehennemdir, ve o, ne fena yataktır
7. Hasan Basri Çantay Meali Rableri (nin tâati) ne icabet edenlere (o icabetin) daha güzeli vardır. Ona icabet etmeyenler (e gelince:) yeryüzünde bulunan şeylerin tamâmı, bir misli de beraber (olarak) kendisinin olsa, onu (kurtuluşu uğrunda) muhakkak feda ederdi. İşte onlar! Hesabın kötüsü onlar içindir. Barınakları da cehennemdir. O, ne fena yatakdır!..
8. Hayrat Neşriyat Meali Rableri(nin emri)ne icâbet edenlere, (yaptıklarının) daha güzeli (olan bir karşılık, Cennet) vardır. O'na icâbet etmeyenler ise, eğer yeryüzünde bulunanların hepsi ve onunla berâber bir misli daha gerçekten kendilerinin olsa, (Allah'ın azâbından kurtulmak için) onu elbette fedâ ederlerdi. İşte onlara hesâbın kötüsü vardır ve varacakları yer Cehennemdir. O ise, ne kötü yataktır!
9. Ali Fikri Yavuz Meali Dünyada Rablerinin emrine itaat edenler için, ahirette (mükâfatın) daha güzeli var. Allah'ın emrine itaat etmiyenler ise, arzda bulunan şeylerin hepsine bir o kadarı ile beraber sahip olsalar, (azabdan) kurtulmak için hepsini verirlerdi. İşte bunlar (var ya!) Hesabın kötüsü olanlar içindir. Sığınakları da cehennemdir, o ne fena yataktır!
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Rablerine (Cenâb-ı Hakk'ın davetine) icabet edenler için bir güzellik vardır. O'na icabet etmemiş olanlar içinde yeryüzünde olan şeyleri hepsi ve bir misli de beraber olacak olsa idi elbette kendilerini azaptan kurtarmak için hepsini feda ederlerdi. İşte onlar ki, hesabın en kötüsü kendileri içindir ve onların dönüp girecekleri yer cehennemdir. Ve o ne fena yataktır!
11. Ümit Şimşek Meali Rablerinin çağrısına cevap verenler için ödülün en güzeli vardır. Ona cevap vermeyenler ise, dünyadaki herşey kendilerinin olsa, hattâ bir o kadarı daha olsa, azaptan kurtulmak için hepsini fidye olarak verirlerdi. Onlar için hesabın kötüsü vardır; barınakları ise Cehennemdir. Ne kötü bir döşektir o!
12. Yusuf Ali (English) Meali For those who respond to their Lord, are (all) good things. But those who respond not to Him,- Even if they had all that is in the heavens and on earth, and as much more, (in vain) would they offer it for ransom. For them will the reckoning be terrible: their abode will be Hell,- what a bed of misery!
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvulması gerekir.
Ra'd Sûresi 18. ayetinin tefsiri için tıklayınız


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2020/09/allahin-rahmetini-umit-etmek-ile-ilgili-ayet-ve-hadisler-173785.jpg
Allah’ın Rahmetden Ümit Kesmemek İle İlgili Ayet ve Hadisler

Allah'ın (c.c) rahmeti ve mağfireti geniştir. Allah'a (c.c) ve Resulüne (s.a.v) layık bir kul olma adına çaba gösteren her Müslüman Allah'ın (c.c) rah ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2020/09/gosteris-riya-ile-ilgili-ayetler-173758.jpg
Gösteriş (Riya) ile İlgili Ayetler

Gösteriş (Riya) hakkında ayet-i kerimeler. "Onlara sadece şu emredilmişti: Bâtıl dinleri bırakarak  yalnız Allah'a yönelip O'na itaat etsinler, namaz ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2017/10/fatihasuresi-702x336.jpg
Fatiha Suresi

Fatiha Suresi’nin anlamını, Arapça ve Türkçe okunuşunu, tefsirini (tr|fatiha suresi) ve mealine metnimizden ulaşabilirsiniz. Fatiha suresi ile ilgi ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2017/10/fatihasuresi-702x336.jpg
Fatiha Suresi

Fatiha Suresi’nin anlamını, Arapça ve Türkçe okunuşunu, tefsirini (tr|fatiha suresi) ve mealine metnimizden ulaşabilirsiniz. Fatiha suresi ile ilgi ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2020/09/allaha-tereddutsuz-iman-ve-tam-guven-yakin-ve-tevekkul-ile-ilgili-ayet-ve-hadisler-173652.jpg
Allah'a Tereddütsüz İman ve Tam Güven (Yakin ve Tevekkül) İle İlgili Ayet ve Hadisler

Ya­kîn, şüp­he­den kur­tul­muş, doğ­ru, sağ­lam ve ke­sin bil­gi; doğ­ru ve kuv­vet­le bil­me, mut­lak ka­na­at ve tam bir it­mi’nân anlamına gelmekte ...