Necm Sûresi 19-25. Ayet Tefsiri


19-25 / 62


Necm Sûresi Hakkında

Necm sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 62 âyettir. İsmini 1. âyette geçen ve “yıldız” mânasına gelen اَلنَّجْمُ (necm) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine göre 53, iniş sırasına göre ise 23. sırada yer alır. İçinde secde ayeti bulunan sûrelerden biridir.

Necm Sûresi Konusu

Kur’ân-ı Kerîm, Allah Teâlâ tarafından Cebrâil (a.s.) vasıtasıyla Resûlullah (s.a.s.)’e inzal buyrulmuştur. Dolayısıyla Peygamberimiz (s.a.s.)’in tebliğ ettiği İslâm, onun kendi arzu ve istekleriyle ortaya attığı bir iddia değil, bütünüyle vahye ve kesin bilgiye dayanan en doğru dindir. O, hakîkatin ta kendisidir. Çünkü Peygamber (s.a.s.), bizzat kendi müşâhedelerine dayanan hakikatleri tebliğ etmiştir. O, kendisine vahiy getiren meleği kendi gözleriyle görmüş ve Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın büyük işaretlerini bizzat müşahede etmiştir. Müşriklerin tutundukları yol ise zanna dayanmaktadır. Taptıkları Lât, Menât, Uzza putlarının hiçbir gerçekliği yoktur. Meleklere Allah’ın kızları demeleri de, onların şefaatleriyle kurtulacaklarına inanmaları da bütünüyle zanna dayanan bir iddiadır. Sahip oldukları inançlarının ne naklî ne de aklî hiçbir delili yoktur. Onların kesin bilgiye dayanan İslâm’ı bırakıp sadece zanlarına tabi olmalarının altında yatan gerçek ise âhirete inanmayıp sırf dünyanın peşinden koşmalarıdır. Netice itibariyle Peygamber (s.a.s.)’in davetini kabul edenlerle etmeyenlerin karşılaşacakları sonuçlar farklı olacak; iman edip sâlih amel işleyenler mükafatlandırılırken, kötülük yapanlar da cezalandırılacaklardır. Bu sadece Hz. Muhammed (s.a.s.)’in verdiği bir haber değil, Hz. İbrâhim ve Hz. Mûsâ gibi önceki tüm peygamberlerin tebliğ ettiği kadim ve değişmez bir hakîkattir. Bu gerçeklere inanmayan Nûh, Âd, Semûd ve Lût kavimleri nasıl helak edildilerse, Hz. Muhammed (s.a.s.)’e inanmayanlar da öyle helak edileceklerdir. O halde ölüm ve kıyâmet gelmeden önce intibâha gelip Allah’a kulluğa dönmek gerekir.

Necm Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada elli üçüncü, iniş sırasına göre yirmi üçüncü sûredir. İhlâs sûresinden sonra, Abese sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur. Sadece 32. âyetinin Medine’de indiği rivayet edilmiştir, fakat bu âyetin öncesi ve sonrasıyla olan sıkı anlam bağı ve üslûp birliği bu rivayeti tereddüde açık bırakmaktadır (Derveze, I, 212, 228).

اَفَرَاَيْتُمُ اللَّاتَ وَالْعُزّٰىۙ ﴿١٩﴾
وَمَنٰوةَ الثَّالِثَةَ الْاُخْرٰى ﴿٢٠﴾
اَلَكُمُ الذَّكَرُ وَلَهُ الْاُنْثٰى ﴿٢١﴾
تِلْكَ اِذًا قِسْمَةٌ ض۪يزٰى ﴿٢٢﴾
اِنْ هِيَ اِلَّٓا اَسْمَٓاءٌ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَمَا تَهْوَى الْاَنْفُسُۚ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنْ رَبِّهِمُ الْهُدٰىۜ ﴿٢٣﴾
اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا تَمَنّٰىۘ ﴿٢٤﴾
فَلِلّٰهِ الْاٰخِرَةُ وَالْاُو۫لٰى۟ ﴿٢٥﴾
Karşılaştır 19: Hiç düşündünüz mü niçin taptığınızı Lât ve Uzza’ya.
Karşılaştır 20: Üçüncü olarak da öteki put Menât’a?
Karşılaştır 21: Demek, erkek çocuklar sizin, dişiler de Allah’ın, öyle mi?
Karşılaştır 22: Şu halde bu, gerçekten çok insafsızca bir bölüştürme!
Karşılaştır 23: Aslında bu putlar, sizin ve atalarınızın uydurduğu bir takım kuru isimlerden, gerçekliği olmayan boş lafızlardan ibarettir. Allah onların ilâhlığı hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Dolayısıyla bunlara tapanlar, başka şeye değil sadece kuruntuya ve nefislerinin arzularına uymuş olurlar. Halbuki onlara Rableri tarafından doğru yol rehberi olan Kur’an ve Peygamber de gelmiş bulunmaktadır.
Karşılaştır 24: Yoksa insan, arzuladığı her şeye sahip olacağını mı sanı­yor?
Karşılaştır 25: Hayır! Gerçek böyle değildir! Âhiretin de dünyanın da mutlak sahibi ve hâkimi Allah’tır. Kimse O’nun hükmüne karışamaz ve kime neyi vereceğini yalnız O takdir eder.

TEFSİR:

Lât, Uzzâ ve Menât Kureyşliler’in en fazla önem ver­dikleri putların isimleridir. Bunların Kâbe’nin dışında başka yerlerde tapınakları vardı. Lât için Tâif’de, Uzzâ için Nahle’de, Menât için Kudeyd’de birer mekânın olduğu nakledilir. Bunlardan başka çeşitli kabilelerin kendilerine mahsus, kapıcıları ve bakıcıları bulunan tapınakları da bulunmaktaydı. Müşrikler, tamamen nefsânî arzu ve isteklerine bağlı olarak bunlara tapmakta idiler. Çünkü bunların tanrı olduğuna dair hiçbir sağlam bir belge ve delile sahip değillerdi. Halbuki bir şeyin gerçek olup olmadığı kuruntulara göre değil, sağlam delillere dayanılarak ispat edilebilir. İşte doğru yol rehberi olarak gelen Kur’ân-ı Kerîm ve onu tebliğ eden örnek insan Hz. Muhammed (s.a.s.), bu putların tanrılıkla uzaktan yakından bir ilişkilerinin bulunmadığı gibi, bunların bâtıl şeyler olduğunu açıkça beyân etmekteydi. Gerçek güneş gibi ortaya çıkmışken, şirki terk edip imana gelmeyenler, umduklarını bulamadıkları gibi, her şeyin yegâne sahibi olan Allah tarafından müstahak oldukları cezaya uğratılacaklardır. Hiçbir şefaatçi de onları bu cezadan kurtaramayacaktır. Çünkü:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-29-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 29. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 29. Ayetinin Arapçası:هَلَكَ عَنّ۪ي سُلْطَانِيَهْۚ Hâkka Suresi 29. Ayetinin Meali (Anlamı):“Bütün gücüm, saltanatım yok olup gitti!”Hâkk ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-28-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 28. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 28. Ayetinin Arapçası:مَٓا اَغْنٰى عَنّ۪ي مَالِيَهْۚ Hâkka Suresi 28. Ayetinin Meali (Anlamı):“Malım bana hiçbir fayda vermedi!”Hâkka Sur ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-27-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 27. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 27. Ayetinin Arapçası:يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَۚ Hâkka Suresi 27. Ayetinin Meali (Anlamı):“Ah, keşke ölüm her şeyi bitirmiş olsa ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-26-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 26. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 26. Ayetinin Arapçası:وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَهْۚ Hâkka Suresi 26. Ayetinin Meali (Anlamı):“Keşke hesâbımın ne olduğunu öğrenmeseydim! ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-25-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 25. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 25. Ayetinin Arapçası:وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِه۪ فَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُو۫تَ كِتَابِيَهْۚ Hâkka Suresi 25. Ayet ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/09/hakka-suresi-24-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hâkka Suresi 24. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hâkka Suresi 24. Ayetinin Arapçası:كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ Hâkka Suresi 24. Ayetinin Meali (Anl ...