| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَيَوْمَ يُحْشَرُ اَعْدَٓاءُ اللّٰهِ اِلَى النَّارِ فَهُمْ يُوزَعُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Ve yevme yuhşeru a’dâu(A)llâhi ilâ-nnâri fehum yûze’ûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Gün gelecek, Allah’ın düşmanları, baştan sona tutuklanıp bir araya getirilerek, cehenneme doğru sürülecekler. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Allah'ın düşmanları, ateşe sürülmek üzere toplandıkları gün, hepsi bir araya getirilirler. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Allah'ın düşmanları o gün cehenneme sürülürler. Hepsi bir aradadırlar. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Allah’ın düşmanlarının, toplanıp yığın yığın cehenneme sevk edilecekleri günü hatırla! |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | O gün Allah'ın düşmanları cehennem ateşine sürülmek üzere hep bir araya toplanırlar. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Allah düşmanlarının toplanıp ateşe sevkolunacakları gün ise onlar baştan âhire hep tevkıf olunurlar |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | (Hatırlat) o gün (ü ki) Allahın düşmanları, işte onlar, toplu halde ateşe sürüleceklerdir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Artık o gün Allah'ın düşmanları toplu olarak ateşe sevk edilmek üzere bir araya getirilirler. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Allah düşmanlarının toplanıb ateşe götürülecekleri gün (kıyamette) onlar, ilk gelenden itibaren sonuncu gelinceye kadar bekletilirler. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve o gün ki, Allah'ın düşmanları toplanıp ateşe sevkedilirler artık onlar tamamen hapsolunurlar. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | O gün Allah'ın düşmanları inzibat altında ateşe sevk edilmek üzere bir araya getirilirler. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | On the Day that the enemies of Allah will be gathered together to the Fire, they will be marched in ranks. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Fussilet Sûresi 19. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...