Secde Sûresi(32) 17. Ayet


17 / 30


# Meal Ayet
Arapça فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَٓا اُخْفِيَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ اَعْيُنٍۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Türkçe Okunuşu * Felâ ta’lemu nefsun mâ uḣfiye lehum min kurrati a’yunin cezâen bimâ kânû ya’melûn(e)
1. Ömer Çelik Meali Yaptıkları bütün bu güzel işler karşılığında onlar için göz ve gönül aydınlığı olacak hangi sürpriz nimetlerin saklı tutulduğunu hiç kimse hayal bile edemez.
2. Diyanet Vakfı Meali Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.  
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Yaptıklarına karşılık onlar için saklanan müjdeyi kimse bilmez.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Şimdi hiç kimse kendileri için, yaptıklarına karşılık gözler aydınlığı olacak şeylerden neler gizlenmiş olduğunu bilemez.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Şimdi kimse bilemez onlar için gizlenmiş olan gözler sürurunu yaptıkları amellere mükâfat için
7. Hasan Basri Çantay Meali Artık onlar için, yapmakda olduklarına bir mükâfat olarak, gözlerin aydın olacağı (nimetlerden) kendilerine neler gizlenmiş bulunduğunu kimse bilmez.
8. Hayrat Neşriyat Meali Artık, yapmakta olduklarına bir karşılık olarak onlar için göz aydınlığı olacak olan(ni'metler)den nelerin saklandığını kimse bilmez.
9. Ali Fikri Yavuz Meali Artık (dünyada) işledikleri salih amellere mükâfat olarak kendileri için, göz aydınlığından ne hazırlanıb saklandığını kimse bilmez.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Onlara yapar oldukları şeylere mükâfaaten gözlerin aydın olacağı şeylerden neler saklanılmış olduğunu artık hiç bir kimse bilmez.
11. Ümit Şimşek Meali Yaptıklarının karşılığında onlar için göz aydınlığı olacak ne ödüller saklandığını hiç kimse bilemez.
12. Yusuf Ali (English) Meali Now no person knows what delights of the eye are kept hidden (in reserve) for them - as a reward for their (good) deeds.
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir.
Secde Sûresi 17. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/06/tur-suresinin-tefsiri-195668-m.jpg
Tûr Sûresinin Tefsiri

Tûr sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 49 âyettir. İsminin 1. âyette geçip dağ mânasına gelen ve hususiyle Hz. Mûsâ’nın Allah Teâlâ ile konuştuğu dağın a ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/06/araf-suresinin-71-ayeti-ne-anlatiyor-195659-m.jpg
Araf Suresinin 71. Ayeti Ne Anlatıyor?

Kur’an’da buyrulur: قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌۜ اَتُجَادِلُونَن۪ي ف۪ٓي اَسْمَٓاءٍ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/06/araf-suresinin-58-ayeti-ne-anlatiyor-195637-m.jpg
Araf Suresinin 58. Ayeti Ne Anlatıyor?

Kur’an’da buyrulur: وَالْبَلَدُ الطَّيِّبُ يَخْرُجُ نَبَاتُهُ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۚ وَالَّذ۪ي خَبُثَ لَا يَخْرُجُ اِلَّا نَكِدًاۜ كَذٰلِكَ نُصَرِّفُ الْ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/06/araf-suresinin-56-ayeti-ne-anlatiyor-195585-m.jpg
Araf Suresinin 56. Ayeti Ne Anlatıyor?

Kur’an’da buyrulur: وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًاۜ اِنَّ رَحْمَتَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ مِنَ الْمُحْسِن۪ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/06/araf-suresinin-44-ayeti-ne-anlatiyor-195561-m.jpg
Araf Suresinin 44. Ayeti Ne Anlatıyor?

Kur’an’da buyrulur: وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْجَنَّةِ اَصْحَابَ النَّارِ اَنْ قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدْتُمْ مَا وَعَدَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/05/araf-suresinin-40-ayeti-ne-anlatiyor-195548-m.jpg
Araf Suresinin 40. Ayeti Ne Anlatıyor?

Kur’an’da buyrulur: اِنَّ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ اَبْوَابُ السَّمَٓاءِ وَلَا يَدْخُلُونَ الْج ...