| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۜ | |
| Türkçe Okunuşu * | Ve eżinet lirabbihâ ve hukkat | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Kendisine devamlı yaraştığı şekilde Rabbinin emrini dinleyip boyun eğdiği zaman her insan yaptığı ile karşılaşacaktır! |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | 3, 4, 5. Yer dümdüz edildiği, içinde bulunanları atıp boşaldığı ve Rabbini dinleyip O'na hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır). |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 3,4,5. Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Rabbini dinlediği zaman -ki ona yaraşan da budur- (insan yaptıklarını karşısında bulur!) |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Ve Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit, |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | 3,4,5. yer uzatıldığı, içinde ne varsa atıb bomboş kaldığı, bu hususda da) Rabbini dinleyib boyun eğdiği zaman, ki yer zâten buna lâyık olarak yaratılmışdır, (herkes yapdığına kavuşacakdır). |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | 3,4,5. Yer uzatıl(ıp dümdüz yapıl)dığı, içindekileri atıp boşaldığı ve Rabbi(nin emri)ne kulak verip de, (o da bu itâate) lâyık kılındığı zaman! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Ve Rabbinin emrine boyun eğib de (O'na itaat) gerçekleştirildiği zaman, (insan sevabını veya azabını görecektir). |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve Rabbini dinlediği ve layık kılındığı zaman. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Ve Rabbinin emrini dinlediğinde—zaten ona bu yaraşır. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | And hearkens to (the Command of) its Lord,- and it must needs (do so);- (then will come Home the full reality). |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. İnşikak Sûresi 5. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...
Ayet-i kerimede buyrulur: GÖĞÜN KUSURSUZ YARATILIŞI Kâf Suresi 6. Ayet Arapça: اَفَلَمْ يَنْظُرُٓوا اِلَى السَّمَٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاه ...