Toggle navigation
MEAL-TEFSİR BUL
SÛRELER
MEALLER
FİHRİST
DERSLER
KURAN ÖĞRENİYORUM
TEFSİR DERSLERİ
KIRAAT DERSLERİ
HAKKINDA
HAKKIMIZDA
İLETİŞİM
APP
ANDROİD
İOS
KURAN OKU
Beled Sûresi
Ömer Çelik Meali
SÛRE
Sûre Seçiniz
Fâtiha (7)
Bakara (286)
Âl-i İmrân (200)
Nisâ (176)
Mâide (120)
En'âm (165)
A'râf (206)
Enfâl (75)
Tevbe (129)
Yunus (109)
Hûd (123)
Yusuf (111)
Ra'd (43)
İbrahim (52)
Hicr (99)
Nahl (128)
İsrâ (111)
Kehf (110)
Meryem (98)
Tâ-Hâ (135)
Enbiyâ (112)
Hac (78)
Mü'minûn (118)
Nûr (64)
Furkan (77)
Şuarâ (227)
Neml (93)
Kasas (88)
Ankebût (69)
Rûm (60)
Lokman (34)
Secde (30)
Ahzâb (73)
Sebe' (54)
Fâtır (45)
Yâsin (83)
Sâffât (182)
Sâd (88)
Zümer (75)
Mü'min (85)
Fussilet (54)
Şûrâ (53)
Zuhruf (89)
Duhân (59)
Câsiye (37)
Ahkaf (35)
Muhammed (38)
Fetih (29)
Hucurât (18)
Kaf (45)
Zâriyât (60)
Tûr (49)
Necm (62)
Kamer (55)
Rahmân (78)
Vâkıa (96)
Hadid (29)
Mücâdele (22)
Haşr (24)
Mümtehine (13)
Saf (14)
Cum'a (11)
Münâfikûn (11)
Teğabün (18)
Talâk (12)
Tahrim (12)
Mülk (30)
Kalem (52)
Hâkka (52)
Meâric (44)
Nuh (28)
Cin (28)
Müzzemmil (20)
Müddessir (56)
Kıyamet (40)
İnsan (31)
Mürselât (50)
Nebe' (40)
Nâziât (46)
Abese (42)
Tekvir (29)
İnfitâr (19)
Mutaffifin (36)
İnşikak (25)
Bürûc (22)
Târık (17)
A'lâ (19)
Gâşiye (26)
Fecr (30)
Beled (20)
Şems (15)
Leyl (21)
Duhâ (11)
İnşirâh (8)
Tin (8)
Alak (19)
Kadir (5)
Beyyine (8)
Zilzâl (8)
Âdiyât (11)
Kâria (11)
Tekâsür (8)
Asr (3)
Hümeze (9)
Fil (5)
Kureyş (4)
Mâûn (7)
Kevser (3)
Kâfirûn (6)
Nasr (3)
Tebbet (5)
İhlâs (4)
Felâk (5)
Nâs (6)
MEAL LiSTESi
Sûre Seçiniz
Ömer Çelik
Diyanet Vakfı
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Yeni)
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Meali (Orjinal)
Hasan Basri Çantay
Hayrat Neşriyat
Ali Fikri Yavuz
Ömer Nasuhi Bilmen
Ümit Şimşek
Yusuf Ali (English)
Karşılaştır
Beled Sûresi 1:
Yemin ederim bu beldeye.
لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ ﴿١﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 2:
Ki, Rasûlüm sen bu beldede yaşamaktasın.
وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ ﴿٢﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 3:
Yine yemin ederim babaya ve çocuğuna ki:
وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ ﴿٣﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 4:
Biz insanı dünya ve âhirette karşılaşacağı pek çok zorluk içinde yarattık.
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ ﴿٤﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 5:
Yoksa o, kendisine hiç kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
اَيَحْسَبُ اَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ اَحَدٌۢ ﴿٥﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 6:
, İslâm’a düşmanlık yolunda övünerek: “Yığın yığın servet tükettim” diyor.
يَقُولُ اَهْلَكْتُ مَالًا لُبَدًاۜ ﴿٦﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 7:
Yoksa, kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
اَيَحْسَبُ اَنْ لَمْ يَرَهُٓ اَحَدٌۜ ﴿٧﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 8:
Biz ona vermedik mi iki göz?
اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ ﴿٨﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 9:
Bir dil ve iki dudak?
وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِۙ ﴿٩﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 10:
Biz ona hayır ve şer iki yolu da gösterdik.
وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِۚ ﴿١٠﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 11:
Fakat insan, sarp yokuşu aşmak için bir gayrete soyunmadı.
فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَۘ ﴿١١﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 12:
Sen o sarp yokuşun ne olduğunu bilir misin?
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ ﴿١٢﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 13:
Bir köleyi veya esiri hürriyetine kavuşturmaktır.
فَكُّ رَقَبَةٍۙ ﴿١٣﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 14:
Yahut bir salgın açlık gününde yemek yedirmektir;
اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ ﴿١٤﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 15:
Ya bir akraba olan yetîme,
يَت۪يمًا ذَا مَقْرَبَةٍۙ ﴿١٥﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 16:
Veya toprağa uzanıp kalmış, hiçbir şeyi olmayan yoksula.
اَوْ مِسْك۪ينًا ذَا مَتْرَبَةٍۜ ﴿١٦﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 17:
Bir de iman etmek ve birbirlerine sabır ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.
ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِۜ ﴿١٧﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 18:
Böyle yapanlar, amel defterleri sağlarından verilecek olan uğurlu ve mutlu kimselerdir.
اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ ﴿١٨﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 19:
Âyetlerimizi inkâr edenlere gelince, onlar da amel defterleri sollarından verilecek olan uğursuz ve bedbaht kimselerdir.
وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا هُمْ اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ ﴿١٩﴾
Karşılaştır
Beled Sûresi 20:
Onların cezası ise, kapıları üzerlerine sımsıkı kapatılmış olan bir ateşte yanmak olacaktır.
عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ ﴿٢٠﴾
Sûre Seçiniz
Fâtiha
Bakara
Âl-i İmrân
Nisâ
Mâide
En'âm
A'râf
Enfâl
Tevbe
Yunus
Hûd
Yusuf
Ra'd
İbrahim
Hicr
Nahl
İsrâ
Kehf
Meryem
Tâ-Hâ
Enbiyâ
Hac
Mü'minûn
Nûr
Furkan
Şuarâ
Neml
Kasas
Ankebût
Rûm
Lokman
Secde
Ahzâb
Sebe'
Fâtır
Yâsin
Sâffât
Sâd
Zümer
Mü'min
Fussilet
Şûrâ
Zuhruf
Duhân
Câsiye
Ahkaf
Muhammed
Fetih
Hucurât
Kaf
Zâriyât
Tûr
Necm
Kamer
Rahmân
Vâkıa
Hadid
Mücâdele
Haşr
Mümtehine
Saf
Cum'a
Münâfikûn
Teğabün
Talâk
Tahrim
Mülk
Kalem
Hâkka
Meâric
Nuh
Cin
Müzzemmil
Müddessir
Kıyamet
İnsan
Mürselât
Nebe'
Nâziât
Abese
Tekvir
İnfitâr
Mutaffifin
İnşikak
Bürûc
Târık
A'lâ
Gâşiye
Fecr
Beled
Şems
Leyl
Duhâ
İnşirâh
Tin
Alak
Kadir
Beyyine
Zilzâl
Âdiyât
Kâria
Tekâsür
Asr
Hümeze
Fil
Kureyş
Mâûn
Kevser
Kâfirûn
Nasr
Tebbet
İhlâs
Felâk
Nâs
Meal Seçiniz
Ömer Çelik
Diyanet Vakfı
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Yeni)
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Meali (Orjinal)
Hasan Basri Çantay
Hayrat Neşriyat
Ali Fikri Yavuz
Ömer Nasuhi Bilmen
Ümit Şimşek
Yusuf Ali (English)
Meal Bul
Tefsir Bul
Ayet Bul