Fâtır Sûresi 15-17. Ayet Tefsiri


15-17 / 45


Fâtır Sûresi Hakkında

Fâtır sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 45 âyettir. İsmini 1. âyette geçen Cenâb-ı Hakk’ın اَلْفَاطِرُ (Fâtır) sıfatından alır. Buna “Melâike” sûresi de denilir. Resmî tertîbe göre 35, iniş sırasına göre 43. sûredir.

Fâtır Sûresi Konusu

Sûre ağırlıklı olarak Allah’ın varlığı, birliği ve kudretinin kâinatta tecelli eden pek çok delillerinden söz ederek, O’nun kulluğa lâyık tek ilâh olduğu fikrini işler. Yaratan O’dur, rızık veren O’dur, izzet ve şeref veren O’dur. O zengin ve müstağnî, insanlar ise O’na sonsuz derecede muhtaçtır. Bütün izzet ve şeref yalnızca O’na mahsus olduğundan, izzet ve şeref isteyenler için O’na inanmak, O’na teslim olmak, yalnızca O’na kul köle olmak zarûrîdir. Acı ve tatlı deniz, gece ile gündüz, âmâ ile gören, karanlıkla aydınlık, ölü ile diri gibi âlemde birbirinin zıddı olarak tecelli eden varlık ve olaylar, iman ile küfrün hakikatini anlamak için birer misaldir. İman güzelliklerin, küfür ise kötülüklerin temsilcisidir. Bu sebeple sûrede iman ehlinin nâil olacağı ebedi mutlulukla, küfür ehlinin feci halleri canlı birer tablo halinde arz edilir. İnsanların zulmü ve nankörlüğüne rağmen Cenâb-ı Hakk’ın onlara mühlet verdiği, dolayısıyla bu mühletin iyi değerlendirilmesi gereği üzerinde durulur.

Fâtır Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada otuz beşinci, iniş sırasına göre kırk üçüncü sûredir. Furkan sûresinden sonra, Meryem sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اَنْتُمُ الْفُقَرَٓاءُ اِلَى اللّٰهِۚ وَاللّٰهُ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ ﴿١٥﴾
اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَد۪يدٍۚ ﴿١٦﴾
وَمَا ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ بِعَز۪يزٍ ﴿١٧﴾
Karşılaştır 15: Ey insanlar! Hepiniz gerçekten Allah’a muhtaçsınız. Allah ise, sınırsız servet sahibi olup hiçbir şeye muhtaç değildir; her türlü övgüye lâyık olan da O’dur.
Karşılaştır 16: O, dilerse sizi yok eder, yerinize yepyeni bir nesil getirir.
Karşılaştır 17: Bunu yapmak Allah için hiç de zor değildir.

TEFSİR:

İnsan zayıf yaratılışlı ve nazik bir varlıktır. (bk. Nisâ 4/28) Toprak ve nutfe safhasından başlayıp insan sûretine bürünene, oradan dünyaya gelip bebeklik ve çocukluk safhalarını geçirerek aklı başında olgun bir insan haline gelene kadar Allah’a karşı sonsuz bir ihtiyaç içindedir. Aynı şekilde dünyada yaşadığı süre içerisinde de maddeten ve mânen Allah’a muhtaçlığı hiçbir zaman bitmez tükenmez. Cenâb-ı Hak havasını ve suyunu kesse yaşayamaz ölür. Yiyeceğini kesse yine ölür. İnsanın ruhî yönden Allah’a muhtaçlığı belki maddi yönünden daha fazladır. Dünyadaki maddî nimetler onun topraktan gelen bedeninin ihtiyaçlarını karşıladığı gibi, dini tâlimatlar da onun ruhî ihtiyaçlarını karşılamak üzere verilmiştir. Dolayısıyla yalnızca Allah’a kulluk etmenin emredilmiş olması da sadece insanın menfaatinedir. İnsanın dünya âhiret mutluluğu buna bağlıdır. Allah ise ganîdir, zengindir; kimseye muhtaç değildir. Kendisi zengin olup kimseye muhtaç olmadığı halde, yarattığı nimetlerden hep başkalarının faydalanması sebebiyle de Hamîd’dir; övülmeye ve hamd edilmeye layıktır. Hem Allah’ın kudret, kahretme ve intikam alma gibi sıfatları da vardır. Nimetler lütfedip ihtiyaçlarımızı karşıladığı gibi, bu nimetlerin kıymetini bilemediğimiz veya bile bile bunlara nankörlük yaptığımız takdirde ilâhî bir cezaya çarptırılma ihtimali de bulunmaktadır. Yüce Allah öyle bir kudret ve kuvvet sahibidir ki, istese her an bizleri hatta tüm insanlığı yok edebilir, yerimize ya insan cinsinden veya başka türlerden varlıklar yaratabilir. Bu O’nun için hiç de zor değildir. O halde doğru olan, insanlığımızın ve Allah’a sonsuz muhtaçlığımızın farkında olarak ve bu düşüncenin sağladığı nihâyetsiz bir tevazu duygusu içerisinde Allah’a boyun eğmektir.

İşin âhiret boyutuna baktığımızda:
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/kabz-ve-bast-hali-nedir-194476-m.jpg
Kabz ve Bast Hali Nedir?

Kabz ve bast, insan kalbinin daralması ve ferahlamasını ifade eder. Maddî kalbin çalışması büzülme, genişleme şeklinde olduğu gibi, manevî kalbin ça ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/havariler-ile-ilgili-ayetler-194471-m.jpg
Havariler ile İlgili Ayetler

Havâri, “Hz. Îsâ’nın (a.s.), kendisine yardımcı olmak üzere seçtiği on iki kişiden her biri” için kullanılan tabirdir. Havârilerle ilgili olarak Kur’ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2020/01/taha-suresi-171117-m.jpg
Taha Suresinin Okunuşu, Anlamı ve Tefsiri

Taha suresi Kur’an-ı Kerim’in pek çok fazileti barındıran surelerinden biridir. Taha suresi Mekke’de nazil olmuştur. Taha suresi 135 ayettir. Tâ hâ “s ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/maide-suresinin-10-ayeti-ne-anlatiyor-194449-m.jpg
Maide Suresinin 10. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayan ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/tabiiler-doneminde-tefsir-faaliyetleri-194462-m.jpg
Tabiîler Döneminde Tefsîr Faaliyetleri

Tabiîler, sahâbeden öğrenip teslim aldıkları dinî mirâsı devam ettirmişler, Kur’an ve sünneti aynı saflık ve berraklığıyla korumaya çalışmışlardır. Ge ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/savas-esirleri-ile-ilgili-ayetler-194463.jpg
Savaş Esirleri ile İlgili Ayetler

Savaş esirleri; Müslümanların gayrimüslimlerle yaptıkları savaş sırasında ele geçirdikleri gayrimüslim ergin erkek, kadın ve çocuk esirlerdir. SAVAŞ ...