Rûm Sûresi 7. Ayet Tefsiri


7 / 60


Rûm Sûresi Hakkında

Rûm sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 60 âyettir. İsmini, 2. âyetinde yer alan اَلرُّومُ  (Rûm) kelimesinden alır. Mushaf tertibine göre 30, nüzûl sırasına göre 84. sûredir.

Rûm Sûresi Konusu

Rûm sûresi, çok mühim bir gaybî hâdiseyi haber vererek başlar. Bu hâdise, Bizanslılarla İranlılar arasında meydana gelecek savaşta Bizanslıların galip gelmesidir. Kur’ân-ı Kerîm’in haber verdiği şekilde gerçekleşen bu hâdise, Kur’an’ın en büyük mûcizelerinden biri olup Peygamberimiz (s.a.s.)’in getirdiği vahyin doğruluğunu ispat eder. Rûm sûresinde; bir taraftan mü’minleri seven, onlara yardım eden, onları zafere eriştireceğini va‘deden ve onları cennetle müjdeleyen; diğer taraftan da âhirete inanmayıp hayatı sadece dünyadan ibaret sayan kâfirleri cehennemle korkutan Yüce Allah’ın varlığının, birliğinin, nihâyetsiz kudret ve azametinin delilleri peş peşe serdedilir. İnsanlar böyle bir Allah’ın dinine girmeye ve o dinin itikâdî, amelî ve ahlâkî gereklerini yapmaya davet edilir. Bu münâsebetle şirkin tutarsızlığı misallerle izah edilirken, şirke bulaşmış hastalıklı ruhların içler acısı halleri ortaya konur. Bunların tedavisi için açık ve anlaşılır reçeteler sunulur. Yine mecbûri istikâmet olan âhiretin varlığı, tabiatta ve insanlarda durmadan cereyan eden ölme ve yeniden dirilme delilleriyle ispat edilir. Mahşerdekilerin diliyle dünyanın bir gün, hatta bir saat gibi çok kısa olduğuna temas edildikten sonra, gönüller o dehşetli ve sonsuz âhiret âleminin manzalarını ibretle temâşâya, kulaklar da, bütün bu hususlarda en doğru bilgiyi ve misalleri veren Kur’ân-ı Kerîm’i dinlemeye yönlendirilir.

Rûm Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada otuzuncu, iniş sırasına göre seksen dördüncü sûredir. İnşikak sûresinden sonra, Ankebût sûresinden önce Mekke’de inmiştir. 17. âyetinin Medine’de nâzil olduğuna dair bir rivayet de vardır (nüzûl sebebi için bk. 2-6. âyetlerin tefsiri).

يَعْلَمُونَ ظَاهِرًا مِنَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَهُمْ عَنِ الْاٰخِرَةِ هُمْ غَافِلُونَ ﴿٧﴾
Karşılaştır 7: Onlar dünya hayatının sadece görünen yüzünü kısmen bilirler; âhiret konusunda ise büsbütün habersiz ve kayıtsızdırlar.

TEFSİR:

Allah, bir şeyi yapmaya söz verdiği zaman onu mutlaka yerine getirir. Asla sözünden caymaz ve onu yerine getirmede kusur etmez. Fakat insanların çoğu, bu ilâhî hakîkati kavrayabilecek ilimden mahrumdur. Onlar sadece yemek, içmek, giymek, ekip biçmek gibi dünya hayatının dış yönünü bilirler. Olayların perde arkasından ve özellikle âhiret hayatından büyük bir gaflet içindedirler. İşlerin sonunun nereye varacağını hiç düşünmezler. Halbuki Allah’ın dünya hayatıyla ilgili verdiği sözler kesinlikle gerçekleştiği gibi, âhiret hayatıyla ilgili sözleri de elbette gerçekleşecektir.

 Nitekim bu âyetler nâzil olunca Allah Resûlü (s.a.s.): “İranlılar mutlaka mağlûb olacaklardır!” buyurdu. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 276) Bu haberi öğrenen Ebubekir (r.a.) müşriklerden Übey b. Halef ile Rumların İranlıları üç seneye kadar yeneceğine dâir on deve karşılığında bahse girdi. Hz. Ebubekir bu bahsi Allah Resûlü (s.a.s.)’e haber verince Efendimiz: “Âyetteki «bid’» kelimesi üç ile dokuz arasındaki sayıları ifade eder. Sen hemen git, develerin sayısını artır, müddeti de uzat!” buyurdu.

Ebubekir (r.a.) gitti ve müddeti dokuz seneye, develerin sayısını da yüze çıkardı. Rumlar birdenbire gelişerek İranlıları ağır bir hezîmete uğrattılar. Bunu haber alınca Hz. Ebubekir Übey’in veresesinden yüz deveyi alıp Peygamber Efendimiz’e getirdi. Allah Resûlü (s.a.s.):

“Bunları fakirlere dağıt!” buyurdu.  O da fakirlere dağıttı. Kur’ân-ı Kerîm’in bu mûcizesini gören Mekkeli müşriklerden bir kısmı müslüman oldu (Bk. Tirmizî, Tefsir 30/3194; Kurtubî, el-Câmi‘, XIV, 3)

Esasen, Kur’an’ın haber verdiği böyle gaybî mûcizeler yanında, kâinattaki her bir varlığın yaratılışında, yaşayışında ve yok edilişinde kendini gösteren sonsuz ilâhî kudret akışı, Yüce Allah’ın varlığını ve birliğini anlatmada çok daha etkilidir:
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/maide-suresinin-10-ayeti-ne-anlatiyor-194449-m.jpg
Maide Suresinin 10. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayan ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/tabiiler-doneminde-tefsir-faaliyetleri-194462-m.jpg
Tabiîler Döneminde Tefsîr Faaliyetleri

Tabiîler, sahâbeden öğrenip teslim aldıkları dinî mirâsı devam ettirmişler, Kur’an ve sünneti aynı saflık ve berraklığıyla korumaya çalışmışlardır. Ge ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/savas-esirleri-ile-ilgili-ayetler-194463.jpg
Savaş Esirleri ile İlgili Ayetler

Savaş esirleri; Müslümanların gayrimüslimlerle yaptıkları savaş sırasında ele geçirdikleri gayrimüslim ergin erkek, kadın ve çocuk esirlerdir. SAVAŞ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/hucurat-suresi-2-ayette-gecen-butun-amelleri-yok-eden-edepsizlik-194453-m.jpg
Hucurat Suresi 2. Ayette Geçen Bütün Amelleri Yok Eden Edepsizlik!

"Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber’in sesinden fazla yükseltmeyin. Birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla yüksek sesle konuşmayın. ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/haram-yiyecek-ve-icecekler-ile-ilgili-ayetler-194448-m.jpg
Haram Yiyecek ve İçecekler ile İlgili Ayetler

Haram, yapılması din tarafından yasaklanan fiildir. Hangi yiyecek ve içeceklerin haram olduğu şu ayetlerde bildirilir. HARAM YİYECEK VE İÇECEKLER İL ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/sahabe-i-kiramin-kurani-tefsiri-194446.jpg
Sahâbe-i Kirâm’ın Kur’an’ı Tefsîri

Resûlullah (s.a.v.)’in vefatından sonra sahâbe-i kirâm, Kur’ân-ı Kerîm hizmetlerini devraldı. Kur’an’ın cem’i, istinsahı, çoğaltılıp çevre beldelere d ...