| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ | |
| Türkçe Okunuşu * | Lehu mulku-ssemâvâti vel-ard(i)(s) yuhyî ve yumît(u)(s) ve huve ‘alâ kulli şey-in kadîr(un) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Göklerin ve yerin mutlak mülkiyeti ve hâkimiyeti yalnızca O’nundur. O, diriltir ve öldürür. O’nun her şeye gücü yeter. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O, diriltir, öldürür. O, her şeye gücü yetendir. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur; diriltir, öldürür. O, her şeye Kadir'dir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca O’nundur. Diriltir, öldürür. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O, diriltir, öldürür, O, her şeye kadirdir. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Göklerin ve yerin mülkü onun, hem diriltir hem öldürür, hem o her şey'e kadîrdir |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Göklerin ve yerin mülk (-ü tasarruf) u Onundur. Hem diriltir, hem öldürür. O, her şey'e hakkıyle kaadirdir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. (O) hayat verir ve (O) öldürür. Ve O, herşeye hakkıyla gücü yetendir. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; diriltir ve öldürür. O, her şeye kadîrdir. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Göklerin ve yerin mülkü O'nun içindir. Diriltir ve öldürür ve O, her şey üzerine tamamen kâdirdir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Göklerin ve yerin egemenliği Onundur. O diriltir ve öldürür. Onun gücü herşeye yeter. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | To Him belongs the dominion of the heavens and the earth: It is He Who gives Life and Death; and He has Power over all things. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Hadid Sûresi 2. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...