Necm Sûresi 61. Ayet Tefsiri


61 / 62


Necm Sûresi Hakkında

Necm sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 62 âyettir. İsmini 1. âyette geçen ve “yıldız” mânasına gelen اَلنَّجْمُ (necm) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine göre 53, iniş sırasına göre ise 23. sırada yer alır. İçinde secde ayeti bulunan sûrelerden biridir.

Necm Sûresi Konusu

Kur’ân-ı Kerîm, Allah Teâlâ tarafından Cebrâil (a.s.) vasıtasıyla Resûlullah (s.a.s.)’e inzal buyrulmuştur. Dolayısıyla Peygamberimiz (s.a.s.)’in tebliğ ettiği İslâm, onun kendi arzu ve istekleriyle ortaya attığı bir iddia değil, bütünüyle vahye ve kesin bilgiye dayanan en doğru dindir. O, hakîkatin ta kendisidir. Çünkü Peygamber (s.a.s.), bizzat kendi müşâhedelerine dayanan hakikatleri tebliğ etmiştir. O, kendisine vahiy getiren meleği kendi gözleriyle görmüş ve Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın büyük işaretlerini bizzat müşahede etmiştir. Müşriklerin tutundukları yol ise zanna dayanmaktadır. Taptıkları Lât, Menât, Uzza putlarının hiçbir gerçekliği yoktur. Meleklere Allah’ın kızları demeleri de, onların şefaatleriyle kurtulacaklarına inanmaları da bütünüyle zanna dayanan bir iddiadır. Sahip oldukları inançlarının ne naklî ne de aklî hiçbir delili yoktur. Onların kesin bilgiye dayanan İslâm’ı bırakıp sadece zanlarına tabi olmalarının altında yatan gerçek ise âhirete inanmayıp sırf dünyanın peşinden koşmalarıdır. Netice itibariyle Peygamber (s.a.s.)’in davetini kabul edenlerle etmeyenlerin karşılaşacakları sonuçlar farklı olacak; iman edip sâlih amel işleyenler mükafatlandırılırken, kötülük yapanlar da cezalandırılacaklardır. Bu sadece Hz. Muhammed (s.a.s.)’in verdiği bir haber değil, Hz. İbrâhim ve Hz. Mûsâ gibi önceki tüm peygamberlerin tebliğ ettiği kadim ve değişmez bir hakîkattir. Bu gerçeklere inanmayan Nûh, Âd, Semûd ve Lût kavimleri nasıl helak edildilerse, Hz. Muhammed (s.a.s.)’e inanmayanlar da öyle helak edileceklerdir. O halde ölüm ve kıyâmet gelmeden önce intibâha gelip Allah’a kulluğa dönmek gerekir.

Necm Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada elli üçüncü, iniş sırasına göre yirmi üçüncü sûredir. İhlâs sûresinden sonra, Abese sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur. Sadece 32. âyetinin Medine’de indiği rivayet edilmiştir, fakat bu âyetin öncesi ve sonrasıyla olan sıkı anlam bağı ve üslûp birliği bu rivayeti tereddüde açık bırakmaktadır (Derveze, I, 212, 228).

TEFSİR:

Hz. Mûsâ, Hz. İbrâhim, onlara indirilen sayfalar, önceki helak edilen kavimler Allah’ın azabını haber veren birer uyarıcı oldukları gibi Kur’ân-ı Kerîm ve Resûlullah (s.a.s.) de aynı cinsten birer uyarıcıdır. Bunların bildirdiğine göre kıyamet artık iyice yaklaşmıştır. Onun vaktini tayin edip koparacak olan sadece Allah Teâlâ olduğu gibi, onu öne veya arkaya alacak olan da sadece O’dur. O’nun dışında hiçbir gücün kıyâmete müdâhalesi söz konusu değildir. Kıyâmet koptuğu zaman da Allah’tan başka hiçbir güç onu engelleme imkânına sahip değildir. İşte Allah Teâlâ bu kadar kuvvetli bir Rab, kıyâmet de kendinden sakınılması ve hazırlanılması gereken bu kadar büyük bir felâkettir. Buna rağmen Kur’an’ın uyarılarını ciddiye almayan, hala gülüp eğlenen, ağlayıp tazarru ve niyazla Allah’a yönelmesi gerekirken sersem sersem duran, kafa tutan, somurtan gâfiller kınanmakta, tüm insanlık tek olan Allah’a secde ve kulluğa davet edilmektedir.

Rivayete göre “Yoksa şimdi siz ebedî mutluluğa çağıran bu söze, Kur’an’a mı şaşıyorsunuz? Hep gülüyorsunuz da, hiç ağlamıyorsunuz! Büyük bir gaflet içinde kafa tutuyor, oyalanıp duruyorsunuz! Bundan vazgeçin!” (Necm 53/59-61) âyetlerinin inişinden sonra Resûlullah (s.a.s.)’in ölünceye kadar, tebessüm dı­şında, güldüğü görülmemiştir. (Kurtubî, el-Câmi‘, XVII, 124)

Ebu Hureyre der ki: “Yoksa şimdi siz ebedî mutluluğa çağıran bu söze, Kur’an’a mı şaşıyorsunuz?” (Necm 53/59) buyruğu nâzil olunca, Suffe ehli: اِنَّا لِلّٰهِ وَ اِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ (innâ lillâhi ve innâ ileyhi raciûn) diyerek gözyaşları yanakları üzerinden akıncaya kadar ağladılar. Peygamberimiz (s.a.s.) on­ların ağladığını duyunca, o da onlarla birlikte ağladı. O ağladığı için biz de ağladık. Bu sefer Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurdu:

“Allah korkusundan do­layı ağlayan kimse cehenneme girmez.” (Beyhaki, Şuabü’l-İman, I, 489)

        62. âyet okunduğunda secde edilmesi, âlimlerin çoğunluğuna göre vaciptir.

Şimdi Necm sûresinde yer alan bu ilâhî uyarı ve korkutmaları, daha detaylı ve örnekleriyle açıklamak üzere Kamer sûresi geliyor:
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2020/09/kuran-i-kerim-nedir-173844.jpg
Kur’an-ı Kerim Nedir?

Allah tarafından gönderilen ilahi kitapların sonuncusu olan Kur’an’ı Kerim, son peygamber Hz. Muhammed’e sallallahu aleyhi ve sellem indirilmiştir. Sö ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2020/09/allahin-rahmetini-umit-etmek-ile-ilgili-ayet-ve-hadisler-173785.jpg
Allah’ın Rahmetden Ümit Kesmemek İle İlgili Ayet ve Hadisler

Allah'ın (c.c) rahmeti ve mağfireti geniştir. Allah'a (c.c) ve Resulüne (s.a.v) layık bir kul olma adına çaba gösteren her Müslüman Allah'ın (c.c) rah ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2020/09/gosteris-riya-ile-ilgili-ayetler-173758.jpg
Gösteriş (Riya) ile İlgili Ayetler

Gösteriş (Riya) hakkında ayet-i kerimeler. "Onlara sadece şu emredilmişti: Bâtıl dinleri bırakarak  yalnız Allah'a yönelip O'na itaat etsinler, namaz ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2017/10/fatihasuresi-702x336.jpg
Fatiha Suresi

Fatiha Suresi’nin anlamını, Arapça ve Türkçe okunuşunu, tefsirini (tr|fatiha suresi) ve mealine metnimizden ulaşabilirsiniz. Fatiha suresi ile ilgi ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2017/10/fatihasuresi-702x336.jpg
Fatiha Suresi

Fatiha Suresi’nin anlamını, Arapça ve Türkçe okunuşunu, tefsirini (tr|fatiha suresi) ve mealine metnimizden ulaşabilirsiniz. Fatiha suresi ile ilgi ...