| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَتَعْسًا لَهُمْ وَاَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ | |
| Türkçe Okunuşu * | Velleżîne keferû feta’sen lehum ve edalle a’mâlehum | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | İnkâra saplananlara gelince, onların hakkı yıkılıp yok olmaktır. Allah onların yaptıklarını sonuçsuz bırakacaktır. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | İnkâr edenlere gelince, onların hakkı yıkımdır. Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | İnkar edenlere ise, yıkım ve yokluk olsun! Allah onların işlerini boşa çıkarır. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | İnkâr edenlere gelince, yıkım onlara! Allah, onların işlerini boşa çıkarmıştır. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | İnkâr edenlere gelince, artık yıkım onlara. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Küfredenler ise yıkım onlara ne yapacaklarını şaşırtmaktadır |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Küfredenler (e gelince): Onların hakkı yüzü koyun kapanmakdır. (Allah) onların amel (ve hizmet) lerini boşa çıkarmışdır. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | İnkâr edenlere gelince, artık onlar için, yüz üstü yıkılmak vardır! Ve (Allah) onların amellerini boşa çıkarmıştır. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Kâfir olanlara gelince; düşüş onlara!... Allah amellerini boşa çıkarmıştır. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve o kimseler ki, kâfir oldular. Artık helâk onlara! Ve onların amellerini iptâl etmiştir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | İnkâr edenler de yüz üstü sürünsünler! Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | But those who reject (Allah),- for them is destruction, and (Allah) will render their deeds astray (from their mark). |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Muhammed Sûresi 8. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...