Meal | Sure | Ayet | Karşılaştır |
---|---|---|---|
Ömer Çelik | Ahkaf / 3 | Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri gerçek bir maksat ve hikmetle, bir de belirli bir süre için yarattık. Ne var ki kâfirler, uyarıldıkları kıyâmet ve âhiret gerçeğinden ısrarla yüz çeviriyorlar. |
|
Ömer Çelik | Ahkaf / 13 | “Rabbimiz AllAh’tır!” deyip sonra da özde ve sözde dosdoğru olarak inanç, amel ve Ahlâkta sapmadan doğru yolu tâkip edenler var ya, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar asla üzülmeyeceklerdir. |
|
Ömer Çelik | Ahkaf / 20 | O gün, dünyada iken küfre batmış olanlar ateşe sunulacak ve kendilerine şöyle denecek: “Siz bütün zevklerinizi dünya hayatınızda hoyratça harcayıp tükettiniz ve bunlarla safâ sürdünüz. Âhirete eli boş geldiniz. Bu gün ise, hiç hakkınız olmadığı halde yeryüzünde büyüklük taslamanız ve doğru yoldan çıkmanız sebebiyle alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız!” |
|
Ömer Çelik | Ahkaf / 21 | Rasûlüm! Âd kavminin kardeşi Hûd peygamberi de hatırla! Aslında, ondan önce de sonra da nice uyarıcılar gelip geçti. Hani o, Ahkãf bölgesinde oturan kavmini: “AllAh’tan başkasına kulluk etmeyin. Doğrusu ben sizin büyük bir gününün azabına uğramanızdan korkuyorum!” diye uyarmıştı. |
|
Ömer Çelik | Muhammed / 12 | AllAh, iman edip sâlih ameller yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. İnkâr edenlere gelince, onlar dünya zevklerinin peşine düşerler ve hayvanlar gibi yiyip içerler. Oysa onların âhirette varacakları yer, ateştir. |
|
Ömer Çelik | Muhammed / 17 | Doğru yola uyanlara gelince, AllAh onların iman ve hidâyetlerini artırmış, onlara dünyada günAhlardan, âhirette de cehennemden korunmayı nasip etmiştir. |
|
Ömer Çelik | Hucurât / 7 | Şunu da bilin ki, aranızda her meselede kendisine müracaat etmeniz gereken AllAh’ın Rasûlü bulunmaktadır. Eğer o Rasûl, birçok işte size uyacak olsa, başınız derde girer, gerçekten sıkıntıya düşersiniz. Ama AllAh size imanı sevdirdi ve onu kalplerinizde süsleyip güzelleştirdi. Buna karşılık küfürden, her türlü günAhtan ve isyândan sizi iğrendirdi. İşte itikat, amel ve Ahlâk bakımından doğru yolda yürüyenler, bu özellikleri taşıyan mü’minlerdir. |
|
Ömer Çelik | Kaf / 14 | Eyke Ahâlisi ve Tübba‘ kavmi de. Evet, bunların hepsi peygamberleri yalanladı ve kendilerini tehdit ettiğim cezaya müstAhak olup, o cezaya çarptırıldılar. |
|
Ömer Çelik | Tûr / 12 | Onlar ki daldıkları bataklıkta oynayıp duruyor, âhiret hesâbını hiç akıllarına getirmiyorlar. |
|
Ömer Çelik | Tûr / 47 | Zâlimler için âhiret azabından önce dünyada da bir azap vardır; fakat onların çoğu bunu bilmez. |
|
Ömer Çelik | Necm / 25 | Hayır! Gerçek böyle değildir! Âhiretin de dünyanın da mutlak sAhibi ve hâkimi AllAh’tır. Kimse O’nun hükmüne karışamaz ve kime neyi vereceğini yalnız O takdir eder. |
|
Ömer Çelik | Necm / 27 | Âhirete inanmayanlar meleklere dişi isimler takıyorlar. |
|
Ömer Çelik | Rahmân / 7 | Göğe gelince, AllAh onu yükseltti, kâinattaki mükemmel Ahengi sağlayan ölçü ve dengeyi koydu. |
|
Ömer Çelik | Vâkıa / 10 | Üçüncü zümre “sâbikûn”; dünyada hayırlı işlerde öne geçenlerdir ki, onlar âhirette mükâfatda da öne geçeceklerdir. |
|
Ömer Çelik | Vâkıa / 45 | Çünkü onlar, dünyadayken hiçbir Ahlâkî kaygı taşımadan nimet ve sefAhat içinde şımarıyorlardı. |
|
Furkân sûresinin 6. âyetinde Allah Teâla şöyle buyuruyor: Furkân Suresi 6. Ayet Arapça: قُلْ اَنْزَلَهُ الَّذ۪ي يَعْلَمُ السِّرَّ فِي السَّمٰوَاتِ ...
Nûr sûresinin 64. âyetinde Allah Teâla şöyle buyuruyor: Nûr Suresi 64. Ayet Arapça: اَلَٓا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ قَدْ يَع ...
Nûr sûresinin 61. âyetinde Rabbimiz şöyle buyuruyor: Nûr Suresi 61. Ayet Arapça: فَاِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ تَحِيّ ...
Nûr sûresinin 56. âyetinde Allah Teâla şöyle buyurmaktadır: Nûr Suresi 56. Ayet Arapça: وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَط۪يعُوا الرّ ...
Nûr sûresinin 51. âyetinde Rabbimiz şöyle buyuruyor: Nûr Suresi 51. Ayet Arapça: اِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِن۪ينَ اِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ و ...
Nûr sûresinin 41. âyetinde Rabbimiz şöyle buyuruyor: Nûr Suresi 41. Ayet Arapça: اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَا ...