Enfâl Sûresi 25. Ayet Tefsiri


25 / 75


Enfâl Sûresi Hakkında

Enfâl sûresi, Medine’de hicretin ikinci senesinde nâzil olmuştur. 30-36. âyetlerin Mekke’de indiği de söylenmiştir. 75 âyettir. Mushaf tertibine göre 8, iniş sırasına göre tahmînen 88. sûredir. İsmini, birinci âyette geçen ve “ganimetler” mânasına gelen اَلأنْفَالُ (Enfâl) kelimesinden almıştır.

Enfâl Sûresi Konusu

Sûrede ağırlıklı olarak Bedir savaşından bahsedilmektedir. Buna bağlı olarak savaşın hedefi, barış, savaşta elde edilen esirler ve ganimetle alakalı hükümler açıklanmaktadır. Bununla birlikte özetle şu hususlara da yer verilmiştir:

  Allah katında makbul bir mü’minin sahip olması gereken itikat, ahlâk ve ibâdetle ilgili temel vasıflar,

  Allah yolunda her türlü imkânlarını seferber ederek savaşanlara gelen ilâhî yardımlar, bunun sebep ve sonuçları,

  Allah’a ve Resûlüne kayıtsız şartsız itaatin gerekliliği ve itaatsizliğin hazin neticeleri,

  Allah’ın emniyet, mal, evlat gibi nimetlerine şükretmenin ve hakkı bâtıldan en ince ayrıntılarına kadar ayırarak yüksek bir takvâ hayatı yaşamanın tavsiye edilmesi,

  Küfrün psikolojisi ve ondan kurtulmanın çareleri,

  Şeytanın desiseleri ve ona aldananların dünyada, ölüm esnasında ve âhirette karşılaşacakları korkunç manzaralar,

  Allah’ın lutuf, nimet ve cezasının, kulların kendilerini değiştirme ve iyi­leştirme çabalarıyla irtibatı,

  Maddî ve manevî değerleri koruyabilmek ve meşrû savunmayı gerçekleş­tirebilmek için gerekli olan bütün savaş hazırlıklarının yapılması,

  Gerçek imanın müslümana kazandıracağı izzet ve kuvvet, bununla beraber müminler arasındaki birlik, beraberlik ve dayanışmanın oluşması, kuvvetlenmesi ve devam etmesi için gereken şartlar ve bunların hakkiyle îfa edilmesi.

Enfâl Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada sekizinci, iniş sırasına göre seksen sekizinci sûredir. Bakara sûresinden sonra, Âl-i İmrân’dan önce inmiştir. Sûrenin 30-36. âyetleri dışında kalan kısmının Medine’de indiğinde ittifak vardır. Bu yedi âyet ise bazı müfessirlere göre Mekke’de nâzil olmuştur. Sûre Medine’de, Bakara’dan sonra ikinci sırada gelmeye başlamış, fakat araya başka sûrelerin bazı âyetlerinin nüzûlü de girmiştir. Hicretin üzerinden bir buçuk yıl geçip ramazan ayı gelince müslümanlar Medine yakınlarındaki Bedir mevkiinde, Mekkeli müşriklerle ilk önemli savaşlarını yapmışlardı. Savaş müslümanların zaferiyle sonuçlanmış, düşmandan ganimet de elde edilmişti. Ganimetlerin paylaşımı konusunda daha önceden uygulanarak sabit olmuş İslâmî bir kural bulunmadığı için, doğrudan çarpışmaya katılanlarla cephe gerisinde hizmet verenler, gençlerle yaşlılar, teşvik vb. maksatlarla kendilerine ödül vaad edilmiş kimselerle buna razı olmayanlar arasında ihtilâf çıkmıştı. Ayrıca bu savaşta kardeşini şehid vermiş olan Sa‘d b. Ebû Vakkås da müşriklerden Saîd b. Âsî’yi katletmiş, maktulün kılıcını alarak Resûlullah’a gelmiş, bunun kendisine verilmesini istemişti. İşte bu olaylar ve talepler üzerine daha Bedir’den ayrılmadan ve ganimetler paylaştırılmadan sûrenin ilk âyeti nâzil olmuştur. Bazı müfessirlere göre Hz. Peygamber’i ve müminleri savaşa teşvik eden, iman cephesinin bire karşı on kişiyle savaşsalar bile galip geleceklerini bildiren 64-65. âyetler savaştan önce gelmiştir. Şu halde sûrenin Medine’de, Bedir Savaşı sırasında gelmeye başladığı kesinlik kazanmakta, tamamlanmasının ise daha sonraki zamanlarda olduğu anlaşılmaktadır (İbn Kesîr, III, 545; İbn Âşûr, IX, 245-246).

وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُص۪يبَنَّ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَٓاصَّةًۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ ﴿٢٥﴾
Karşılaştır 25: Hem öyle bir fitneden sakının ki, geldiği zaman içinizden sadece zulmedenlere dokunmaz, herkesi kuşatır. Yine bilin ki Allah’ın cezalandırması çok şiddetlidir.

TEFSİR:

Fitne, toplumda dinî inancın zayıflaması; günahların yaygınlaşması; anarşi, kargaşa ve hukuksuzluğun hâkim olması ve Allah’a kulluk yapmanın neredeyse imkânsız hale gelmesidir. Yüce Allah mü’minlere, toplumda günahların işlenmesine ve yaygınlaşmasına engel olmalarını emretmektedir. Değilse onların hepsini kuşatacak bir azap göndereceği ikazında bulunur.

Zeynep bint-i Cahş (r.a.) Resûlullah (s.a.s.)a: “Ey Allah’ın Rasûlü, sâlih kimseler aramızda bulundu­ğu halde helak edilir miyiz?” diye sorunca Efendimiz: “Evet, kötülük yaygınlaşacak olur­sa” diye cevap vermiştir. (Buhârî, Fiten 4, 28; Müslim, Fiten 1-2)

Yine Efendimiz: “İnsanlar, zalimi görüp de onun elini zulüm­den engellemeyecek olurlarsa, aradan fazla zaman geçmeden, Allah onların hepsini kendi tarafından göndereceği bir azaba uğratır” buyurmuştur. (Tirmizî, Fiten 8)

Fitnenin ve ona bağlı olarak vuku bulacak musibetin iyi-kötü herkesi kuşatmasını Resûl-i Ekrem (s.a.s.) bir gemi misaliyle şöyle anlatır:

“Allah’ın çizdiği sınırları aşmayarak orada duranlarla bu sınırları aşıp ihlâl edenler, bir gemiye binmek üzere kur‘a çeken topluluğa benzerler. Onlardan bir kısmı geminin üst katına, bir kısmı da alt katına yerleşmişlerdi. Alt kattakiler su almak istediklerinde üst kattakilerin yanından geçiyorlardı. Alt katta oturanlar:

«–Hissemize düşen yerden bir delik açsak, üst katımızda oturanlara eziyet vermemiş oluruz» dediler.

Şayet üstte oturanlar, bu isteklerini yerine getirmek için alttakileri serbest bırakırlarsa, hepsi birlikte batar, helâk olurlar. Eğer ellerinden tutarak bunu önlerlerse, hem kendileri kurtulur, hem de diğerleri kurtulmuş olur.” (Buhârî, Şirket 6; Şehâdât 30; Tirmizî, Fiten 12)

Bu hadis-i şerif, bazı kimselerin günahları yüzünden herkesin azaba uğrayabileceğini; iyiliği emredip kötülüğü yasaklamanın terk edilmesi durumunda da bir kısım musibetlerin gelebileceğini haber verir. Dolayısıyla bir bakıma gelebilecek musibetlerden korunmak, diğer yönden de geleceğe ümit ve güven içinde bakabilmek için şu ilâhî uyarıya kulak vermek gerekir:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/maide-suresinin-19-ayeti-ne-anlatiyor-194544-m.jpg
Maide Suresinin 19. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: ِ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ عَلٰى فَتْرَةٍ مِنَ الرُّسُلِ اَنْ تَقُولُوا مَا جَٓاء ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/hirsizlik-ile-ilgili-ayetler-194551.jpg
Hırsızlık ile İlgili Ayetler

Hırsızlık, “Başkasına âit olan bir şeyi çalma işi, sirkat” demektir. Kur’an-ı Kerim’de hırsızlığa değinilen ayetler... HIRSIZLIK HAKKINDA AYETLER Hı ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/hizir-as-ile-ilgili-ayetler-194530-m.jpg
Hızır (a.s.) ile İlgili Ayetler

Hızır (a.s.), Hz. Mûsâ (a.s.) döneminde yaşayan, kendisine ilâhî bilgi ve hikmet öğretilen kişidir. Kur’an’da Hızır aleyhisselam hakkında geçen ayetle ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/gasiye-suresi-dinle----hafiz-osman-onal-tilaveti-194539-m.jpg
Gaşiye Suresi Dinle - Hafız Osman Önal Tilaveti

Ğâşiye sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 26 âyettir. İsmini, birinci âyette geçen ve “dehşeti her şeyi saran, her tarafı kuşatan kıyâmet” mânasına gel ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/hristiyanlar-ile-ilgili-ayetler-194490-m.jpg
Hristiyanlar ile İlgili Ayetler

Hristiyanlık, Hz. Îsâ’nın (a.s.) peygamberi olduğu ilâhî dindir. Hristiyan sözlükte, “Hz. Îsâ’nın (a.s.) dînine bağlı olan (kimse), Îsevî, nasrânî” d ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/maide-suresinin-16-ayeti-ne-anlatiyor-194528-m.jpg
Maide Suresinin 16. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: ِ يَهْد۪ي بِهِ اللّٰهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِ ...