Enfâl Sûresi 74-75. Ayet Tefsiri


74-75 / 75


Enfâl Sûresi Hakkında

Enfâl sûresi, Medine’de hicretin ikinci senesinde nâzil olmuştur. 30-36. âyetlerin Mekke’de indiği de söylenmiştir. 75 âyettir. Mushaf tertibine göre 8, iniş sırasına göre tahmînen 88. sûredir. İsmini, birinci âyette geçen ve “ganimetler” mânasına gelen اَلأنْفَالُ (Enfâl) kelimesinden almıştır.

Enfâl Sûresi Konusu

Sûrede ağırlıklı olarak Bedir savaşından bahsedilmektedir. Buna bağlı olarak savaşın hedefi, barış, savaşta elde edilen esirler ve ganimetle alakalı hükümler açıklanmaktadır. Bununla birlikte özetle şu hususlara da yer verilmiştir:

  Allah katında makbul bir mü’minin sahip olması gereken itikat, ahlâk ve ibâdetle ilgili temel vasıflar,

  Allah yolunda her türlü imkânlarını seferber ederek savaşanlara gelen ilâhî yardımlar, bunun sebep ve sonuçları,

  Allah’a ve Resûlüne kayıtsız şartsız itaatin gerekliliği ve itaatsizliğin hazin neticeleri,

  Allah’ın emniyet, mal, evlat gibi nimetlerine şükretmenin ve hakkı bâtıldan en ince ayrıntılarına kadar ayırarak yüksek bir takvâ hayatı yaşamanın tavsiye edilmesi,

  Küfrün psikolojisi ve ondan kurtulmanın çareleri,

  Şeytanın desiseleri ve ona aldananların dünyada, ölüm esnasında ve âhirette karşılaşacakları korkunç manzaralar,

  Allah’ın lutuf, nimet ve cezasının, kulların kendilerini değiştirme ve iyi­leştirme çabalarıyla irtibatı,

  Maddî ve manevî değerleri koruyabilmek ve meşrû savunmayı gerçekleş­tirebilmek için gerekli olan bütün savaş hazırlıklarının yapılması,

  Gerçek imanın müslümana kazandıracağı izzet ve kuvvet, bununla beraber müminler arasındaki birlik, beraberlik ve dayanışmanın oluşması, kuvvetlenmesi ve devam etmesi için gereken şartlar ve bunların hakkiyle îfa edilmesi.

Enfâl Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada sekizinci, iniş sırasına göre seksen sekizinci sûredir. Bakara sûresinden sonra, Âl-i İmrân’dan önce inmiştir. Sûrenin 30-36. âyetleri dışında kalan kısmının Medine’de indiğinde ittifak vardır. Bu yedi âyet ise bazı müfessirlere göre Mekke’de nâzil olmuştur. Sûre Medine’de, Bakara’dan sonra ikinci sırada gelmeye başlamış, fakat araya başka sûrelerin bazı âyetlerinin nüzûlü de girmiştir. Hicretin üzerinden bir buçuk yıl geçip ramazan ayı gelince müslümanlar Medine yakınlarındaki Bedir mevkiinde, Mekkeli müşriklerle ilk önemli savaşlarını yapmışlardı. Savaş müslümanların zaferiyle sonuçlanmış, düşmandan ganimet de elde edilmişti. Ganimetlerin paylaşımı konusunda daha önceden uygulanarak sabit olmuş İslâmî bir kural bulunmadığı için, doğrudan çarpışmaya katılanlarla cephe gerisinde hizmet verenler, gençlerle yaşlılar, teşvik vb. maksatlarla kendilerine ödül vaad edilmiş kimselerle buna razı olmayanlar arasında ihtilâf çıkmıştı. Ayrıca bu savaşta kardeşini şehid vermiş olan Sa‘d b. Ebû Vakkås da müşriklerden Saîd b. Âsî’yi katletmiş, maktulün kılıcını alarak Resûlullah’a gelmiş, bunun kendisine verilmesini istemişti. İşte bu olaylar ve talepler üzerine daha Bedir’den ayrılmadan ve ganimetler paylaştırılmadan sûrenin ilk âyeti nâzil olmuştur. Bazı müfessirlere göre Hz. Peygamber’i ve müminleri savaşa teşvik eden, iman cephesinin bire karşı on kişiyle savaşsalar bile galip geleceklerini bildiren 64-65. âyetler savaştan önce gelmiştir. Şu halde sûrenin Medine’de, Bedir Savaşı sırasında gelmeye başladığı kesinlik kazanmakta, tamamlanmasının ise daha sonraki zamanlarda olduğu anlaşılmaktadır (İbn Kesîr, III, 545; İbn Âşûr, IX, 245-246).

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ ﴿٧٤﴾
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْ بَعْدُ وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا مَعَكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ مِنْكُمْۜ وَاُو۬لُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ ﴿٧٥﴾
Karşılaştır 74: İman edip hicret eden ve mallarıyla canlarıyla Allah yolunda cihâd edenlerle, onlara kucak açıp yardım edenler, işte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve kesintisi olmayan güzel ve bol bir rızık vardır.
Karşılaştır 75: Sonradan iman edip hicret eden ve sizinle beraber cihâd edenler de sizdendirler. Ama aralarında akrabalık bağı bulunanlar, Allah’ın hükmüne göre birbirlerine daha yakındırlar. Şüphesiz ki Allah, her şeyi hakkiyle bilendir.

TEFSİR:

Cenab-ı Hakk’ın hakiki mü’min olduklarını beyân buyurduğu kişilerin şu mühim vasıfları dikkat çekmektedir:

    İman etmek,

    İmanının gereğini yerine getirebilmek için ihtiyaç olduğunda vatanını, malını ve mülkünü bırakarak bir başka ülkeye hicret etmek,

    Orada müslümanların safına katılarak malıyla canıyla cihad etmek,

    Muhacir veya değil, ihtiyaçlı bütün kardeşlerini bağrına basmak, her şeyini onlarla paylaşmak, bütün gücüyle mü’minlere yardımcı olmak.

Sonradan iman şerefine erişip, gerektiğinde hicret eden ve müslümanlarla beraber cihad edenler de bu “hakiki mü’min” kervanına dâhildirler. Gafûr olan Allah Teâlâ hepsinin günahlarını bağışlayacak ve onlara kesintisi olmayan bol rızıklar, ebedî nimetler ihsan edecektir.

75. âyetin “Aralarında akrabalık bağı bulunanlar, Allah’ın hükmüne göre birbirlerine daha yakındırlar” kısmı, müslümanların birbirlerine vâris olmaları için sadece iman bağının yeterli olmadığını; iman bağıyla birlikte bir de akrabalık bağının olması gerektiğini hükme bağlamıştır.

Şimdi Enfâl sûresinde özetle yer verilen savaş, barış ve münafıkların gizli hallerini son derece dikkat çekici misalleriyle derinlemesine açıklamak üzere Tevbe sûresi geliyor:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/hristiyanlar-ile-ilgili-ayetler-194490.jpg
Hristiyanlar ile İlgili Ayetler

Hristiyanlık, Hz. Îsâ’nın (a.s.) peygamberi olduğu ilâhî dindir. Hristiyan sözlükte, “Hz. Îsâ’nın (a.s.) dînine bağlı olan (kimse), Îsevî, nasrânî” d ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/maide-suresinin-16-ayeti-ne-anlatiyor-194528-m.jpg
Maide Suresinin 16. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: ِ يَهْد۪ي بِهِ اللّٰهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/kabz-ve-bast-hali-nedir-194476-m.jpg
Kabz ve Bast Hali Nedir?

Kabz ve bast, insan kalbinin daralması ve ferahlamasını ifade eder. Maddî kalbin çalışması büzülme, genişleme şeklinde olduğu gibi, manevî kalbin ça ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/havariler-ile-ilgili-ayetler-194471-m.jpg
Havariler ile İlgili Ayetler

Havâri, “Hz. Îsâ’nın (a.s.), kendisine yardımcı olmak üzere seçtiği on iki kişiden her biri” için kullanılan tabirdir. Havârilerle ilgili olarak Kur’ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2020/01/taha-suresi-171117-m.jpg
Taha Suresinin Okunuşu, Anlamı ve Tefsiri

Taha suresi Kur’an-ı Kerim’in pek çok fazileti barındıran surelerinden biridir. Taha suresi Mekke’de nazil olmuştur. Taha suresi 135 ayettir. Tâ hâ “s ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/maide-suresinin-10-ayeti-ne-anlatiyor-194449-m.jpg
Maide Suresinin 10. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ İnkâr edenlere ve âyetlerimizi yalanlayan ...