Mürselât Sûresi 1-7. Ayet Tefsiri


1-7 / 50


Mürselât Sûresi Hakkında

Mürselât sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 50 âyettir. İsmini, birinci âyette geçen ve “gönderilenler” mânasına gelen اَلْمُرْسَلَاتُ (mürselât) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine göre 77, iniş sırasına göre ise 33. sûredir.

Mürselât Sûresi Konusu

Allah Teâlâ’nın varlığı, birliği ve kudretine işaret eden delillere dikkat çekilir. Bu yüce kudret sahibinin kıyameti koparmaya, ölüleri diriltmeye ve onları hesaba çekmeye de kadir olduğu beyân edilir. Bir taraftan gönülleri Allah’a saygıyla dopdolu takvâ sahiplerine verilecek nimetler hatırlatılırken, diğer taraftan dini ve âhireti yalanlayanların acı sonlarına tekrar tekrar vurgu yapılır.

Mürselât Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada yetmiş yedinci, iniş sırasına göre otuz üçüncü sûredir. Hümeze sûresinden sonra, Kaf sûresinden önce Mekke’de inmiştir. 48. âyetinin Medine’de indiğine dair rivayet de vardır (Şevkânî, V, 411; İbn Âşûr, XXIX, 418).

وَالْمُرْسَلَاتِ عُرْفًاۙ ﴿١﴾
فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفًاۙ ﴿٢﴾
وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًاۙ ﴿٣﴾
فَالْفَارِقَاتِ فَرْقًاۙ ﴿٤﴾
فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْرًاۙ ﴿٥﴾
عُذْرًا اَوْ نُذْرًاۙ ﴿٦﴾
اِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَاقِعٌۜ ﴿٧﴾
Karşılaştır 1: Yemin olsun ilâhî emirlerle, iyiliklerle birbiri ardından gönderilenlere,
Karşılaştır 2: Şiddetle esip savuranlara,
Karşılaştır 3: Yaydıkça yayanlara,
Karşılaştır 4: Hakla bâtılı birbirinden ayırdıkça ayıranlara,
Karşılaştır 5: Böylece peygamberlere ilâhî vahyi taşıyanlara,
Karşılaştır 6: İnsanların özrünü ortadan kaldırmak veya uyarmak için:
Karşılaştır 7: Size va‘dedilen kıyâmet kesinlikle gerçekleşecektir!

TEFSİR:

Allah Teâlâ, kıyâmetin mutlaka kopacağını haber vermek üzere, sonsuz kudretini gösteren beş şey üzerine yemin eder. Bunlar hakkındaki izahlardan ikisi bizim için önem taşımaktadır:

Birincisi; üzerine yemin edilen varlıklar meleklerdir. Allah meleklerle vahiy ve diğer buyruklarını gönderdiği için onlara اَلْمُرْسَلَاتُ (mürselât) denir. Şiddetle esen rüzgar gibi Allah’ın emirlerini sür’atle yerine getirdikleri için onlara اَلْعَاصِفَاتُ (âsıfât) denir. Gökte kanatlarını açtıkları ve yeryüzünde şeriatleri yaydıkları, yahut mahşerde amel defterlerini yaydıkları için onlara اَلنَّاشِرَاتُ (nâşirât) denir. Hak ile bâtılı birbirinden ayırdıkları için bunlara اَلْفَارِقَاتُ (fârikât) denir. İnsanların özür dilemelerine mâni olmak ve inkârcıları korkutmak üzere Peygamberlere vahyi getirdikleri için de onlara اَلْمُلْقِيَاتُ (mülkıyât) denir. (bk. Sâffât 37/1-3; Zâriyât 51/1-4; Nâziât 79/1-5)

İkincisi; üzerine yemin edilen bu şeyler, rüzgârlardır. Allah onları değişik yönlerden ard arda gönderdiği için bunlara اَلْمُرْسَلَاتُ (mürselât) (bk. Rum 31/48); bazan esişleri şiddetlenip fırtına haline geldikleri için اَلْعَاصِفَاتُ (âsıfât) (bk. Yûnus 10/22); bulutları kaldırıp yaydıkları, bitkilerin, ekinlerin, ağaçların yetişip yayılmasına yardımcı oldukları için اَلنَّاشِرَاتُ (nâşirât) (bk. Rum 31/48; Hicr 15/22); zâlimleri helak ederek Allah’ın dostlarıyla düşmanlarını birbirinden ayırdıkları için اَلْفَارِقَاتُ (fârikât) (bk. Hâkka 69/6); gördükleri hâdiselerden ders ve ibret alan akıllı kimseler rüzgarların şiddetli esişini görünce Allah’ın kudretini hatırlayıp O’na sığındıkları, böylece rüzgarlar onların kalbine Allah’a yönelme, O’na iman ve kulluk bakımından bir öğüt bıraktığı için de اَلْمُلْقِيَاتُ (mülkıyât) denmiştir.

İster melekler isterse rüzgârlar olsun, hepsini yaratan, onlara belli vazifeler yükleyen, onları gönderen, estiren, koşturan, böylece muazzam kâinat nizamını kurup devam ettiren Allah Teâlâ olduğu için, şüphesiz O, kıyâmetle birlikte bu nizamı bozmaya ve âhirete ait yeni bir nizam kurmaya, va‘dettiği şeyleri yerine getirmeye elbette kadirdir. O halde size vaat edilen kıyamet ve ötesindeki her şey mutlaka vuku bulacaktır.

Şimdi seyredin o dehşetli günde neler olacağını:
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kurani-husu-ve-huzur-ile-dinyelenin-mukafati-189779-m.jpg
Kur’ân’ı Huşû ve Huzûr İle Dinleyenlerin Mükafatı

Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Kur’ân okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.” (el-Aʻrâf 7/204) Kur’ân okunduğu zaman, âyetlerin ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kurani-guzel-sesle-okumak-189773.jpg
Kur’ân’ı Güzel Sesle Okumak

Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır: “Allah, güzel sesli bir peygamberin, Kur’ân’ı tegannî ile yüksek sesle okumasından râzı olduğu kad ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/buyuklere-ve-alimlere-saygi-gostermek-ile-ilgili-ayet-189775.jpeg
Büyüklere ve Alimlere Saygı Göstermek ile İlgili Ayet

“De ki, bilenlerle bilmeyenler hiç bir olur mu? Bunu ancak akıl sahipleri anlar.” (Zümer sûresi (39),9) İnsanları birbirinden ayıran ve farklı kıla ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kurani-tecvid-ve-tertil-uzere-okumanin-onemi-189774-m.jpg
Kur’ân’ı Tecvîd ve Tertîl Üzere Okumanın Önemi

Kur’ân okumanın bir takım usul ve kâideleri vardır. Onu, harflerinin mahreç ve sıfatlarına riâyet edip vakıf, vasıl, sekte vb. tilâvet kâidelerine uya ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kurana-temiz-olarak-dokunmak-189767.jpg
Kur’ân’a Temiz Olarak Dokunmak

Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “Ona tam bir sûrette temizlenmiş (yani tertemiz) olanlardan başkası dokunamaz.” (el-Vâkıa 56/79) Rasûlullah (s.a.v) Efend ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kuran-i-kerimden-hakkiyla-istifade-edebilmenin-sirri-189766-m.jpg
Kur’ân-ı Kerîm’den Hakkıyla İstifâde Edebilmenin Sırrı

Kur’ân-ı Kerîm’den hakkıyla istifâde edebilmek, onu kalben ve huşû ile okuyabildiğimiz nisbette gerçekleşir. Kelâmullah’ı okuyan insan Allah Teâlâ’nın ...