Sebe' Sûresi 40-42. Ayet Tefsiri


40-42 / 54


Sebe' Sûresi Hakkında

Sebe’ sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 54 âyettir. İsmini, 15. âyette geçen ve Yemen’de bir kavmin ismi olan Sebe’ kelimesinden almıştır. Resmi tertibe göre 34, iniş sırasına göre 58. sûredir.

Sebe' Sûresi Konusu

Sûrede, diğer Mekkî sûrelerde olduğu gibi esasen tevhid, nübüvvet ve âhiret mevzuları işlenir. Bir taraftan Hz. Dâvûd ve Hz. Süleyman’ın dünya saltanatı misal verilip dünya nimetlerinin ancak şükürle devam edeceği belirtilir. Bir taraftan da, aynı dönemde yaşayan Sebe’ halkının maddî zenginlik ve refahları misal verilip nankörlük edilince nimetlerin nasıl geri alındığı dersi verilir. Kendileri inanmadıkları gibi zayıf insanları da dinden döndüren müstekbirlerle onlara kanan mustaz’aflar arasında mahşerde vuku bulacak bir cedelleşme manzarası arz edilerek, mal ve evlatlarının çokluğuna güvenip müslümanların fakirliği ile alay eden kibirli müşriklere hazin âkibetleri seyrettirilir. Çünkü iman ve sâlih amel olmadığı sürece mal da evlat da insana bir fayda sağlamayacaktır. Hepsinin âkıbeti hüsrândır. Ancak Allah yolunda harcanan küçük büyük ne olursa, Allah onun dünyada da âhirette de karşılığını verecektir. Sûrenin sonunda inkârcılar tek tek Allah’ı birlemeye davet edilerek, bâtılın yok olup gideceği, hakkın ise bütün yücelik ve haşmetiyle gâlip geleceği müjdesi verilir.

Sebe' Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada otuz dördüncü, iniş sırasına göre elli sekizinci sûredir. Lokman sûresinden sonra, Zümer sûresinden önce Mekke’de inmiştir. 6. âyetinin Medine’de nâzil olduğuna dair bir rivayet de vardır.

وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ يَقُولُ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِيَّاكُمْ كَانُوا يَعْبُدُونَ ﴿٤٠﴾
قَالُوا سُبْحَانَكَ اَنْتَ وَلِيُّنَا مِنْ دُونِهِمْۚ بَلْ كَانُوا يَعْبُدُونَ الْجِنَّۚ اَكْثَرُهُمْ بِهِمْ مُؤْمِنُونَ ﴿٤١﴾
فَالْيَوْمَ لَا يَمْلِكُ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ نَفْعًا وَلَا ضَرًّاۜ وَنَقُولُ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ النَّارِ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ ﴿٤٢﴾
Karşılaştır 40: Kıyâmet günü Allah herkesi huzurunda toplayacak, sonra da meleklere: “Şunlar size mi tapıyordu” diye soracak.
Karşılaştır 41: Melekler ise: “Seni noksan sıfatlardan ve herhangi bir ortağının bulunmasından pak ve uzak tutarız. Bizim dostumuz, sahibimiz ve koruyucumuz ancak sensin! Bizim onlarla bu mânada hiçbir münâsebetimiz olmamıştır, olamaz da! Hayır, onlar, bize değil cinlere tapıyordu ve çoğu onlara inanıyordu” diye cevap verecekler.
Karşılaştır 42: O gün artık birbirinize ne bir yararınız dokunacak, ne de bir zararınız. Zulmedenlere ise: “Yalanlayıp durduğunuz ateş azabını tadın da, yalan mıymış gerçek miymiş görün!” diyeceğiz.

TEFSİR:

Müşrikler, melekleri sembolize eden putlar yapıp onlara da tapıyorlardı. Bu neviden onların yağmur tanrısı, şimşek tanrısı, rüzgar tanrısı, zenginlik tanrısı, hayat tanrısı ve ölüm tanrısı vardı. Bunun kıyâmet günü meleklere sorulması, onların bunu tasvip edip etmediklerini ortaya çıkarmak, böylece müşriklerin hatalarını kendilerine fark ettirip bundan vazgeçmelerini sağlamaktır. Nitekim bu sorunun sadece meleklere değil, dünyada iken ilâh olarak kendilerine tapılan herkese sorulacağı haber verilir:

“O gün Rabbin müşrikler ile onların Allah’tan başka taptıklarını huzurunda toplayacak, sonra da o tapılanlara: «Şu kullarımı siz mi sapıklığa düşürdünüz, yoksa onlar kendi kendilerine mi yoldan çıktılar?» diye soracak.” (Furkan 25/17)

Yine Allah Teâlâ Hz. İsa’ya:

“Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara: «Allah’ın yanı sıra beni ve annemi de iki tanrı kabul edin» diye sen mi söyledin?” buyuracak, o da şöyle diyecek: «Hâşâ! Sen, ortağı bulunmaktan ve her türlü  noksan sıfatlardan pak ve uzaksın Allahım! Hakkım olmayan bir şeyi söylemek bana düşmez. Eğer böyle bir şey söylemişsem sen onu elbette bilirsin. Çünkü sen benimle ilgili her şeyi, içimden geçenleri dahî bilirsin; fakat ben sende olanı, senin gizleyip de bana öğretmediğini bilemem. Şüphesiz bütün gizlilikleri hakkiyle bilen ancak sensin.»” (Mâide 5/116)

Melekler de, aynen Hz. İsa gibi, insanlara böyle bir şeyi söylemiş olmaktan Allah’a sığınarak, onların cinlere taptıklarını ifade ederler. Çünkü melekler nurdan yaratılmış günahsız ruhânî varlıklar olup kimseye bir kötülük telkininde bulunmazlar. Bu onların tabiatlarında yoktur. Âyetteki “cin” ile de cinlerden olan şeytanlar kastedilir. Çünkü sadece şeytanlar onlara, Allah’tan başkalarına tapmalarını telkin ediyorlardı.

Müşrikler ister melek, ister cin, isterse başka varlıklardan olsun taptıkları putların kendilerine yardımcı olacaklarını ve kendilerine şefaat edeceklerini sanıyorlardı. Oysa kıyâmet günü, Allah’ın izni olmadığı sürece ne meleklerin ne de başkalarının bir başkasına fayda veya zarar vermeye yahut bir zararı defetmeye güçleri yetmeyecektir. Dini yalanlayanların o yakıcı cehennem azabını tatmalarına kimse mâni olamayacaktır. Dolayısıyla Allah’tan başkasına tapmanın hiçbir yararı olmadığına göre, şirki terk etmekten başka yol kalmamaktadır.

Oysa:
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/tabiiler-doneminde-tefsir-faaliyetleri-194462-m.jpg
Tabiîler Döneminde Tefsîr Faaliyetleri

Tabiîler, sahâbeden öğrenip teslim aldıkları dinî mirâsı devam ettirmişler, Kur’an ve sünneti aynı saflık ve berraklığıyla korumaya çalışmışlardır. Ge ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/savas-esirleri-ile-ilgili-ayetler-194463.jpg
Savaş Esirleri ile İlgili Ayetler

Savaş esirleri; Müslümanların gayrimüslimlerle yaptıkları savaş sırasında ele geçirdikleri gayrimüslim ergin erkek, kadın ve çocuk esirlerdir. SAVAŞ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/hucurat-suresi-2-ayette-gecen-butun-amelleri-yok-eden-edepsizlik-194453-m.jpg
Hucurat Suresi 2. Ayette Geçen Bütün Amelleri Yok Eden Edepsizlik!

"Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber’in sesinden fazla yükseltmeyin. Birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla yüksek sesle konuşmayın. ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/haram-yiyecek-ve-icecekler-ile-ilgili-ayetler-194448-m.jpg
Haram Yiyecek ve İçecekler ile İlgili Ayetler

Haram, yapılması din tarafından yasaklanan fiildir. Hangi yiyecek ve içeceklerin haram olduğu şu ayetlerde bildirilir. HARAM YİYECEK VE İÇECEKLER İL ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/sahabe-i-kiramin-kurani-tefsiri-194446.jpg
Sahâbe-i Kirâm’ın Kur’an’ı Tefsîri

Resûlullah (s.a.v.)’in vefatından sonra sahâbe-i kirâm, Kur’ân-ı Kerîm hizmetlerini devraldı. Kur’an’ın cem’i, istinsahı, çoğaltılıp çevre beldelere d ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/02/hucurat-suresi-hakkinda-kisaca-bilgiler-194433-m.jpg
Hucurat Suresi Hakkında Kısaca Bilgiler

Hucurât sûresi Medine’de nâzil olmuştur. 18 âyettir. İsmini, 4. âyette geçen ve “odalar” mânasına gelen اَلْحُجُرَاتُ (hucurât) kelimesinden alır. B ...