Hümeze Sûresi 1-3. Ayet Tefsiri


1-3 / 9


Hümeze Sûresi Hakkında

Hümeze sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 9 âyettir. İsmini birinci ayetteki اَلْهُمَزَةُ (hümeze) kelimesinden alır. Hümeze, birilerini arkasından çekiştirmeyi, kaş göz işaretiyle kötülemeyi, alay etmeyi alışkanlık haline getirmiş kimse demektir. Mushaf tertîbinde 104, iniş sırasına göre ise 32. sûredir.

Hümeze Sûresi Konusu

İnsanları ayıplamanın, onları alaya alıp kınamanın, gıybetlerini yapmanın, hâsılı ona zarar verecek sözlü veya fiili, açıktan veya gizliden zarar vermenin kötülüğü haber verilir. Böyle davranan bedbahtların varacağı cehennemin tasviri yapılır. 

Hümeze Sûresi Nuzül Sebebi

Mushaftaki sıralamada yüz dördüncü, iniş sırasına göre otuz ikinci sûredir. Kıyâmet sûresinden sonra, Mürselât sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۙ ﴿١﴾
اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۙ ﴿٢﴾
يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ ﴿٣﴾
Karşılaştır 1: İnsanları arkadan çekiştirmeyi, yüzlerine karşı da el, kaş, göz işaretleriyle alay etmeyi âdet hâline getiren her bir kişinin vay hâline!
Karşılaştır 2: Böylesi malı biriktirip yığar ve onu tek tek sayar durur.
Karşılaştır 3: Malının kendisini sonsuza dek yaşatacağını zanneder.

TEFSİR:

Burada Cenâb-ı Hakk’ın “veyl olsun, yazıklar olsun” tehdidine müstahak bir insan tipi dikkatlere sunulur. Onun, Allah’ın kahır, gazap ve azabını celbedici son derece çirkin vasıfları gözler önüne serilir:

O, هُمَزَةٌ (hümeze) ve لُمَزَةٌ (lümeze)dir. Hümeze, “hemz” kelimesinden gelir. Hemz; kırmak, dürtmek, yere çalmak demektir. Buna göre “hümeze”, insanların namus, nesep ve haysiyetiyle oynamayı, onları incitmeyi, kötüleyip kınamayı, gıybet etmeyi, şeref ve onurlarını yaralamayı âdet edinmiş koğucu kimselerdir. Lümeze ise “lemz” kelimesinden gelir. Lemz; mızrak saplar gibi yaralamak, ayıplamak, kaş göz kırparak eğlenmek niyetiyle birini diğerine göstermek gibi mânalara gelir. “Lümeze” de herkesi ayıplamayı, şuna buna ayıp ve kusur isnat ederek eğlenmeyi, kaş göz işaretleriyle birini başkalarına göstererek aşağılamayı âdet haline getiren kimselerdir.

Hâsılı “hümeze” ve “lümeze”, ister arkasından ister yüzüne karşı olsun; gerek bedeni, gerek namusu, gerek nesebi, soyu sopuyla alakalı olsun; gerek sözle gerekse el, kaş, göz işaretleriyle olsun, duyduğunda veya gördüğünde bir insanı üzecek, gönlünü incitecek her türlü çirkin söz, fiil ve davranışları içine almakta ve bunların hepsini yasaklamaktadır. Bu beyân, Cenâb-ı Hakk’ın kullarını ne kadar çok sevdiğini, onlara ne kadar çok değer verdiğini ve onların haklarını, şeref ve haysiyetlerini korumaya ne kadar ehemmiyet verdiğini gösteren apaçık işaretlerdir. Nitekim şu âyet-i kerîmeler, burada “hemz ve lemz” olarak hülâsa edilen mezmûm hal ve hareketleri daha açık bir şekilde açıklayıp yasaklamaktadır:

“Ey iman edenler! Bir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin; belki de o alaya aldıkları kendilerinden daha hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler; belki o alaya aldıkları kendilerinden daha hayırlıdır. Birbirinizi ayıplamayın; birbirinizi incitici, aşağılayıcı kötü lakaplarla çağırmayın. Bir insan iman ettikten sonra onu fâsıklığı çağrıştıran bir isimle çağırmak ne kötü bir davranıştır ve böyle yapıp imandan sonra fâsıklık damgası yemek de ne kötüdür. Bu tür davranışların ardından kim tevbe edip Allah’a yönelmezse, işte onlar zâlimlerin tâ kendileridir. Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini ve kusurlarını araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a gönülden saygı besleyip O’na karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri çokça kabul edendir, engin merhamet sahibidir.” (Hucurât 49/11-12)

İnsanı böyle günahlara sevk eden sebep, mânayı değil maddeyi sevmek, âhireti bırakıp dünyaya sarılmak, malın mülkün çokluğu ile şımarmak, geçerli değer ölçüsü olarak sadece maddeyi kabul edip başkalarını küçük görmektir. Bu yüzdendir ki, o hümeze ve lümeze’nin helâl haram demeden mal biriktirdiği; cimriliğinin ve maddeye tapan bir kişi olduğunun bir işareti olarak da onu tek tek saydığı belirtilir. Malına öyle tapmaktadır ki, Allah’ı ve ölümü unutmakta; malının gerçekte kendinin değil, kendisine imtihan için geçici bir süreliğine emâneten verildiğini, bir süre sonra onları dünyada bırakıp gideceğini aklına getirmemekte; dolayısıyla onda Allah’ın ve muhtaçların hakları olduğunu unutmakta; durmadan “benim malım, benim mülküm” diyerek bunun kendini ebedi yaşatacağı gafletine düşmektedir. Halbuki gerçek, onun sandığı gibi değildir. Ölümle bütün dünya malı dünyada bırakılacak ve insan âhirette sadece yaptıklarıyla baş başa kalacaktır:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Hümeze Sûresi Ayetler:

1 - 3 4 - 9

https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/11/namazlara-ve-orta-namaza-devam-edin-ayeti-189675.jpg
“Namazlara ve Orta Namaza Devam Edin” Ayeti

Kur’an’da namazı eksiksiz kılmak ve ara vermeksizin kılmak ile ilgili şöyle buyrulur: “Namazlara ve özellikle orta namaza devam ediniz. Allah'a saygı ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/11/kuran-i-kerim-gaybdan-haber-vermistir-189673.jpg
Kur’ân-ı Kerîm Gaybdan Haber Vermiştir

Kur’ân-ı Kerîm’in, insanın ilk yaratılış sahnesini, burada cereyan eden hâdiseleri, önceki toplumları, onların hayat hikâyelerini, kendilerine gönderi ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/11/bakara-suresi-1-5-elif-lam-mim-ezberle-10-tekrar---bakara-suresi-1-5-elif-lam-mim-tekrarli-189660-m.jpg
Bakara Suresi 1-5. (Elif Lâm Mîm) Ezberle 10 Tekrar - Bakara Suresi 1-5. (Elif Lâm Mîm) Tekrarlı

ELİF LAM MİM (BAKARA SURESİ 1-5. AYETLER) TÜRKÇE OKUNUŞU* (*Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe ola ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/11/kurani-kerim-fesahat-ve-belagatta-mucizedir-189655.jpg
Kuran'ı Kerim Fesâhat ve Belâğatta Mûcizedir

Kur’ân-ı Kerîm’in indiği toplum, edebiyatın zirvesinde bir toplumdu. Yediden yetmişe herkes güzel söz ve şiirle meşgul olurdu. Buna rağmen bütün edebi ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/11/butun-ilimlerin-kaynagi-ve-hazinesi-189652.jpg
Bütün İlimlerin Kaynağı ve Hazinesi

Fahr-i Kâinât -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kur’ân-ı Kerîm, öyle bir kelâm-ı ilâhîdir ki o, vukû bulacak her türlü fitn ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/11/duha-suresi-ezberle-10-tekrar---duha-suresi-tekrarli-189644.jpg
Duha Suresi Ezberle 10 Tekrar - Duha Suresi Tekrarlı

DUHA SURESİ TÜRKÇE OKUNUŞU* (*Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için aramalarda ...