| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | مَثَلُ الَّذ۪ينَ حُمِّلُوا التَّوْرٰيةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ اَسْفَارًاۜ بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Meśelu-lleżîne hummilû-ttevrâte śümme lem yahmilûhâ kemeśeli-lhimâri yahmilu esfârâ(an)(c) bi/se meśelu-lkavmi-lleżîne keżżebû bi-âyâti(A)llâh(i)(t) va(A)llâhu lâ yehdî-lkavme-zzâlimîn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Tevrat’ın hükümlerini uygulamakla yükümlü tutulan, fakat bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlerin hâli, ciltlerle kitap taşıyan eşeğe benzer. Allah’ın âyetlerini yalanlayan topluluğun hâli ne kötüdür! Allah zâlimler topluluğunu doğru yola erdirmez. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerce kitap taşıyan merkebin durumu gibidir. Allah'ın âyetlerini yalanlamış olan kavmin durumu ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Kendilerine Tevrat öğretildiği halde, onun gereğini yapmayanların durumu, sırtına kitap yüklenmiş merkebin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan kimselerin durumu ne kötüdür! Allah zalimleri doğru yola eriştirmez. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr eden topluluğun hâli ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayanların durumu, kitaplar taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın âyetlerini yalanlayanların durumu ne kötüdür. Allah zalim toplumu doğru yola iletmez. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Kendilerine Tevrat yükletilen sonra onu hâmil olmıyan kişilerin meselî, cildlerle kitab taşıyan eşeğin haline benzer, Allahın âyetlerini tekzib eden kavmın meselî ne çirkin! Allah zalimler güruhunu doğru yola çıkarmaz |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Kendilerine Tevrat yükletilib de sonra onu taşımayanların haali koca koca kitablar taşıyan eşeğin haali gibidir. Allahın âyetlerini yalan sayan kavmin vasfı ne kötüdür! Allah zaalimler güruhunu muvaffak etmez. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | (Kendilerine) Tevrât yükletilip de sonra onu taşımayan (içindeki hükümlerle amel etmeyen) kimselerin misâli, (sırtında) kitablar taşıyan eşeğin misâli gibidir! Allah'ın âyetlerini yalanlayan kavmin misâli, ne kötüdür! Hâlbuki Allah, o zâlimler topluluğunu (küfürlerindekiısrarları yüzünden) hidâyete erdirmez. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Kendilerine Tevrat'la amel teklif edildikten sonra, onunla amel etmiyenlerin hali, cildlerle kitab taşıyan eşeğin haline benzer. Allah'ın ayetlerini inkâr eden kavmin hali ne çirkin!... Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Kendilerine Tevrat yükletilmiş, sonra onu yüklenmemiş olanların meseli, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin meseli gibidir. Allah'ın âyetlerini tekzîp eden kavmin meseli ne kadar fenadır ve Allah, zalimler olan kavmi doğru yola iletmez. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Kendilerine Tevrat verildiği halde onun yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap yüklenmiş eşeğe benzer. Allah'ın âyetlerini yalanlayan topluluğun hali ne kötüdür! Allah o zalimlere elbette yol göstermez. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | The similitude of those who were charged with the (obligations of the) Mosaic Law, but who subsequently failed in those (obligations), is that of a donkey which carries huge tomes (but understands them not). Evil is the similitude of people who falsify the Signs of Allah. and Allah guides not people who do wrong. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Cum'a Sûresi 5. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Tîn sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 8 âyettir. İsmini birinci âyetteki “incir” mânasına gelen اَلتّ۪ينُ (tîn) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine gör ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSANA ANCAK ÇALIŞTIĞI VARDIR Necm Suresi 39-41. Ayetler Arapça: وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ ...
Tîn sûresi, Mekke döneminde Burûc sûresinden sonra nâzil olmuştur. Adını ilk âyette geçen “tîn” (incir) kelimesinden alır. Sekiz âyettir. TÎN SÛRESİ’ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSAN HER İSTEDİĞİNE KAVUŞABİLİR Mİ? KUR’ÂN NE DİYOR? Necm Suresi 24-25. Ayetler Arapça: اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: ONLAR BİR YARATICI OLMADAN MI YARATILDILAR? Tûr Suresi 35-36. Ayetler Arapça: اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET NİMETLERİ Tûr Suresi 17-18. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَ ...