| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَلَا يَتَمَنَّوْنَهُٓ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Velâ yetemennevnehu ebeden bimâ kaddemet eydîhim(t) va(A)llâhu ‘alîmun bi-zzâlimîn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Oysa onlar işledikleri günahlar yüzünden ölümü asla istemezler. Allah ise, o zâlimleri çok iyi bilmektedir. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Ama onlar, önceden yaptıklarından dolayı ölümü asla temenni etmezler. Allah, zalimleri çok iyi bilir. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Yaptıklarından ötürü, ölümü asla dileyemezler. Allah, zalimleri bilendir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah, zalimleri hakkıyla bilir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Ama onlar, ellerinin (yapıp) öne sürdüğü (işler) yüzünden ölümü asla temenni etmezler. Allah zalimleri bilir. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Halbu ki ellerinin takdim ettiği günahlar yüzünden onu ebeden temenni edemezler, Allah zalimleri bilir |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Onlar, ellerinin öne sürdüğü (irtikâb etdikleri küfür ve meaasî) yüzünden bunu ebedî ve kat'î olarak arzuu etmezler. Allah o zaalimleri çok iyi bilendir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Hâlbuki ellerinin takdîm ettiği (işlediği günahlar) yüzünden onu ebediyen temennî edemezler. Allah ise, o zâlimleri hakkıyla bilendir. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Halbuki onlar, ellerinin öne sürdüğü günahlar yüzünden, ölümü hiç bir zaman isteyemezler. Allah zalimleri pek iyi bilir, (ona göre cezalarını verir). |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Halbuki, onu ebedîyen temenni etmezler, ellerinin takdim ettiği (günah) sebebiyle. Allah ise zalimleri hakkıyla bilicidir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Fakat onlar, elleriyle işledikleri yüzünden, ölümü asla istemezler. Allah ise o zalimleri bilir. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | But never will they express their desire (for Death), because of the (deeds) their hands have sent on before them! and Allah knows well those that do wrong! |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Cum'a Sûresi 7. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Zilzâl sûresi Medine’de nâzil olmuştur. Ancak üslûp bakımından Mekkî sûrelere benzer. Zira bu sûrede de, diğer Mekkî sûreler gibi, kıyâmet günü meydan ...
Rahmân Sûresi 77-78. ayetlerde ilâhî kudret ve sayısız nimetler şöyle hatırlatılır: ALLAH’IN NİMETLERİNDEN HANGİSİNİ İNKÂR EDEBİLİRSİNİZ? Rahman Sur ...
İnsan için vaad olunan dünya ve âhiret saâdeti, ancak Kur’ân’a râm olabilmek mukâbilindedir. CANLI BİR KUR'ÂN OLABİLMEK: İLÂHÎ HİKMET VE SAÂDETİN SIR ...
Rahmân Sûresi 46. âyette şöyle buyrulur: İKİ CENNET SAHİPLERİ Rahman Suresi 46. Ayet Arapça: وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ Rahman S ...
Hadîd sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in elli yedinci sûresidir. Medine’de nazil olmuştur. 29 ayettir. Adını 25. âyette geçen ve “demir” anlamına gelen hadîd k ...
İnsanı en mükemmel bir sûrette halketmiş bulunan Cenâb-ı Hak, onu akıl, idrâk ve iz’an gibi müstesnâ meziyetlerle donatmıştır. KUR’ÂN-I KERÎM’E MUHAT ...