Secde Sûresi 1-3. Ayet Tefsiri


1-3 / 30


Secde Sûresi Hakkında

Secde sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 30 âyettir. 15. âyetinde yer alan tilâvet secdesi emri sebebiyle bu sûreye, “Secde” ismi verilmiştir. Resmî tertîbe göre 32, iniş sırasına göre 75. sırada yer alır.

Secde Sûresi Konusu

Sûre, Kur’ân-ı Kerîm’in Allah Teâlâ’dan gelen ilâhî bir kelâm olduğunda şüphe bulunmadığını ikrâr ile başlar. Cenâb-ı Hakk’ın “yaratma” sıfatının tecellîlerine, kâinatı idâre tarzına ve O’nun kudret, azamet ve cemâl tezâhürlerine temas eder. Şirki reddedip tevhîdi ispat eder. İnsanın değersiz bir sudan başlatılıp mükemmel bir şekle büründürülmesini hatırlatarak onu şükre ve mesuliyetini idrâke davet eder. Zira ölüm gerçeği ile birlikte dünya safhası kapanmış, âhiret sayfası açılmış olacak ve orada herkes yaptıklarına göre iyi ya da kötü bir muameleye tâbi olacaktır. Nitekim daha önce Hz. Mûsâ’nın daveti de bu istikâmette olmuştur. Sûre, önceden gelip geçen toplumların hallerinden ibret almayı ve yağmurun yağıp bitkilerin bitmesi gibi Allah’ın varlık delilleri üzerinde tefekkür ederek hak bâtıl mücâdelesinde mü’minlerin gâlip gelip kâfirlerin hezîmete uğrayacağı müjdesiyle nihâyete erer.

Secde Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada otuz ikinci, iniş sırasına göre yetmiş beşinci sûredir. Mü’minûn sûresinden sonra, Tûr sûresinden önce Mekke’de inmiştir. 16-20 veya 18-20. âyetlerinin Medine’de nâzil olduğuna dair rivayetler de vardır.

Secde Sûresi Fazileti

Resûlullah (s.a.s.), Cuma günleri sabah namazında bazan Secde ve İnsan sûrelerini okurdu. (Müslim, Cuma 64)

Yine gelen rivayetlere göre Efendimiz (s.a.s.) Secde ve Mülk sûrelerini okumadan uyumazdı. (Dârimî, Fezâilü’l-Kur’an 19)

الٓمٓ۠ ﴿١﴾
تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ ﴿٢﴾
اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۚ بَلْ هُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ ﴿٣﴾
Karşılaştır 1: Elif. Lâm. Mîm.
Karşılaştır 2: İçinde hiçbir şüphe bulunmayan bu kitap, âlemlerin Rabbinden parça parça indirilmektedir.
Karşılaştır 3: Yoksa, “Onu Muhammed kendisi uyduruyor!” mu diyorlar? Hayır, asla! Tam aksine bu, Rabbin tarafından gönderilen gerçeğin tâ kendisidir; senden önce kendilerine herhangi bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu Allah’ın azâbıyla uyarman için indirilmiştir. Umulur ki, bu sâyede doğru yolu bulurlar.

TEFSİR:

İnsanlığa doğru yolu gösteren bir rehber olan Kur’ân-ı Kerîm, kesinlikle Allah kelâmıdır. O’nun verdiği bilgilerin doğruluğunda hiçbir şüphe bulunmadığı gibi, yine onun âlemlerin Rabbi olan Allah katından geldiğinde de asla şüphe yoktur. Nazmı, üslûbu, ihtivâ ettiği ilimler, verdiği gaybî haberler onun ilâhî bir kelâm olduğunu açıkça göstermektedir. O, belâgat, fesâhat, şiir ve edebiyatta zirveye çıkmış olan Araplara, kendine benzer bir söz getirmeleri için meydan okuduğu halde, çok istemelerine rağmen onlar bunu başaramadılar. Böyle olunca Kur’an’ın tesirini kırmak ve davetini engelleyebilmek için başka çareler denemek zorunda kaldılar. İşte “O, Muhammed’in uydurduğu bir sözdür” tarzındaki itirazları da bu nevidendir. Halbuki Kur’an Allah’tan gelen gerçeğin tâ kendisidir. Öncelikle, uzun zamandır ilâhî bir uyarıcıdan mahrum kalmış Arapları uyarması ve böylece doğru yolu bulmalarına vesile olması için Peygamberimiz (s.a.s.)’in kalbine indirilmiştir. Fakat bu ifadeden, Kur’an’ın hitâbının Araplarla sınırlı olduğu anlaşılmamalıdır. Çünkü daha sonra nâzil olan onlarca âyet-i kerîme onun mesajının cihânşümûl olduğunu haber verir. (bk. En‘âm 6/92; A‘râf  7/158; Sebe’ 34/28)

Bununla birlikte, Kur’ân-ı Kerîm’in kaynağının ne olduğunu ve nasıl yüce bir zattan geldiğini öğrenmek isterseniz şu ilâhî beyânlara kulak verin:
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/zumer-suresinin-fazileti-189749-m.jpg
Zümer Suresinin Fazileti

Zümer sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 75 âyettir. İsmini 71 ve 73. âyetlerde geçen “zümreler, gruplar, bölükler” mânasına gelen اَلزُّمَرُ (zümer) kel ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/atalar-ile-ilgili-ayetler-189750-m.jpg
Atalar ile İlgili Ayetler

Ata, “baba, dede ve büyükbabalardan her biri” demektir. Ata kelimesi sözlükte, “cet, dede, büyük baba ve aynı soydan daha önce yaşamış olan kimse” an ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/quotkendi-ellerinizle-kendinizi-tehlikeye-atmayinquot-ne-demek-bakara-suresi-195-ayet-189746-m.jpg
"Kendi Ellerinizle Kendinizi Tehlikeye Atmayın" Ne Demek? (Bakara Suresi 195 Ayet

Bakara suresi 195. ayet: "Mallarınızı Allah yolunda harcayın ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. Bir de iyilik edin ve yaptığınızı güz ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/yuzlerin-kararmasi-nedir-ahirette-yuzler-nasil-kararacak-zumer-suresi-60-ayet-189744-m.jpg
Yüzlerin Kararması Nedir? Ahirette Yüzler Nasıl Kararacak? (Zümer Suresi 60. Ayet)

"Sen, Allah adına yalan uyduranların kıyâmet günü yüzlerinin kapkara kesildiğini görürsün. Büyüklük taslayanlar için cehennemde yer mi yok!" (Zümer ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kuran-i-kerime-tazim-ve-hurmet-189739.jpg
Kur’ân-ı Kerîm’e Tâzim ve Hürmet

Kur’ân-ı Kerîm, en son ve en yüce ilâhî kitaptır. Cenâb-ı Hakk’ın Kelâm sıfatının bir tecellîsidir. Pek çok âyet-i kerîmede Kur’ân-ı Kerîm’in, ulvî sı ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/peygamber-efendimizin-ehli-beytine-saygi-ve-onlarin-ustunlukleri-ile-ilgili-ayetler-189735.jpeg
Peygamber Efendimiz'in Ehli Beytine Saygı ve Onların Üstünlükleri ile İlgili Ayetler

“Ey Ehl-i beyt! Allah Teâlâ sizden günâhı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.” (Ahzâb sûresi (33), 33) Allah Teâlâ Peygamber’inin hanıml ...