Muhammed Sûresi 11-12. Ayet Tefsiri


11-12 / 38


Muhammed Sûresi Hakkında

Hz. Muhammed (s.a.s.) sûresi Medine’de nâzil olmuştur. 38 âyettir. İsmini, 2. âyette geçen Peygamberimiz (s.a.s.)’in مُحَمَّدٌ (Muhammed) adından alır. Ele aldığı esas mevzuun savaş olması, mü’minleri savaşa teşvik etmesi ve 20. âyetinde de savaş mânasındaki اَلْقِتَالُ (kıtâl) kelimesinin geçmesi sebebiyle bu sûreye “kıtâl” ismi de verilmiştir. Mushaf tertibine göre 47, nüzûl sırasına göre 95. sûredir.

Muhammed Sûresi Konusu

Sûrede üç grup insandan bahsedilir: Mü’minler, kâfirler ve kalplerinde hastalık bulunan münafıklar. Medine’ye hicretin ilk günlerinde indiği anlaşılan bu sûrede mü’minler, kâfirlere karşı cihada ve savaşa hazırlanmaktadır. Yakında aralarında çok ciddi bir savaşın olacağı, dolayısıyla kâfirlerle karşılaşır karşılaşmaz boyunlarını vurup hemen işlerinin bitirilmesi, kalanların da derhal kuvvetlice bağlanıp esir edilmesi, savaş müslümanların galibiyeti ile sonuçlanıncaya kadar bu konuda asla en küçük bir gevşeklik gösterilmemesi gerektiği öğretiliyor. Alınan esirlere ise duruma göre muamele edilecektir. Bundan itibaren Allah’a inanan, O’nun yolunda cihad eden, hatta canını veren mü’minlere Cenâb-ı Hakk’ın dünya ve âhirette ihsan edeceği lutuflar; Allah’ın indirdiğine inanmayan, bunlardan hoşlanmayan,  bunlara düşman olanları da dünya ve âhirette bekleyen felaketler ve cezalar hatırlatılır. Özellikle savaş söz konusu olduğunda münafıkların iç dünyalarında kopan fırtınalar ve bunun dışa yansıyan akisleri tablolar halinde takdim edilir. Son olarak mü’minler, küfür karşısında sağlam ve sarsılmaz sıra dağlar gibi durmaya, küfürle mücâdelede en küçük bir gevşeklik göstermemeye, geçici dünyaya aldanmayıp âhiret sermayesine talip olmaya ve mallarıyla canlarıyla din emânetine sahip çıkmaya davet edilir. Bu yolda lazım gelen fedakârlık gösterilmediği takdirde bu yüce emanetin ellerinden alınabileceği ve bir başka millete verilebileceği ikazıyla mü’min gönüller infak, tebliğ ve cihada teşvik edilir.

Muhammed Sûresi Nuzül Sebebi

         Sûre Medine’de, Bedir Savaşı’ndan sonra ve muhtemelen Uhud Savaşı esnasında, Hadîd sûresinin peşinden nâzil olmuştur. Mekke’de indiğini söyleyenler, İbn Abbas’ın, 13. âyeti kastederek “Mekke’de, Hz. Peygamber oradan keder içinde ayrılırken gelmiştir” sözünü genelleştirerek yanılmışlardır (Kurtubî, XVI, 216; İbn Âşûr, XXVI, 71). Bu ayrılıştan maksat hicret ise, yalnızca 13. âyet Mekke’de inmiş demektir, Vedâ haccındaki ayrılış kastediliyorsa, o da Medine’de inenlere dahildir.

ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ مَوْلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاَنَّ الْكَافِر۪ينَ لَا مَوْلٰى لَهُمْ۟ ﴿١١﴾
اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ ﴿١٢﴾
Karşılaştır 11: Bu böyledir. Çünkü Allah, iman edenlerin yardımcısı ve koruyucusudur. Kâfirlerin ise hiçbir yardımcısı yoktur.
Karşılaştır 12: Allah, iman edip sâlih ameller yapanları altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. İnkâr edenlere gelince, onlar dünya zevklerinin peşine düşerler ve hayvanlar gibi yiyip içerler. Oysa onların âhirette varacakları yer, ateştir.

TEFSİR:

Allah, mü’minlerin dostu olduğu için onları dünyada yardımcısız bırakmayacak, âhirette de onları altlarından ırmaklar akan cennetlere girdirecektir. Mü’min cennetteki evini, eşini, hizmetçilerini dünyadaki evinden, eşinden ve hizmetçilerinden daha iyi tanıyacaktır. Cuma günü camiden dönen müslüman evini nasıl tanırsa, mü’min cennetteki yerini ondan daha güzel tanıyacaktır. Kâfirlerin ise hiçbir dostu ve yardımcısı bulunmadığından, dünyada, rızkı kimin verdiğini ve bunun karşısında kendilerinden ne istediğini hiç hesaba katmadan, hayvanlar gibi bir müddet yiyip içseler de öte dünyada cehennemi boylayacaklardır.

Ebû Muhammed Tüsterî (r.h.) der ki:

“Hayatın tadı dört şekilde alınır:

  İbâdet ve taat: Bu meleklere mahsustur.

  İlim ve vahyi beklemek: Bu peygamberlere mahsustur.

  Uymak, ittiba etmek: Allah’ın emrine uymak ve Peygamberimiz (s.a.s.)’in izinde yürümek. Bu da sıddîklar zümresinin hâlidir.

  Yemek, içmek: Bu da yukarıda sayılan üç zümrenin dışındakiler içindir. O üç zümreye dâhil olmadıktan sonra ister âlim, ister câhil, ister âbid, ister zâhid olsun hep işleri yemek ve içmektir. Bunlar için hayat başka türlü değildir. Peygamberler yemek, içmek işini zarûrî olarak yerine getirirler. Sıddîklar zümresi sırf ibâdeti ayakta yapabilmek için yer ve içerler. Diğer mü’minler sadece normal gıdalarını almak için yer ve içerler. Bundan ötesi ise hayvanlara mahsus gıda alma şeklidir.” (Velîler Ansiklopedisi, I, 255)

Bütün bu gerçekler dikkate alındığında ey Rasûlüm ve ey mü’minler! Üzülmenize hiç gerek olmadığı gibi, sizi bekleyen tarifi imkânsız nimetlere erişmek için de elinizden gelen gayreti göstermelisiniz:
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/06/tur-suresinin-tefsiri-195668-m.jpg
Tûr Sûresinin Tefsiri

Tûr sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 49 âyettir. İsminin 1. âyette geçip dağ mânasına gelen ve hususiyle Hz. Mûsâ’nın Allah Teâlâ ile konuştuğu dağın a ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/06/araf-suresinin-71-ayeti-ne-anlatiyor-195659-m.jpg
Araf Suresinin 71. Ayeti Ne Anlatıyor?

Kur’an’da buyrulur: قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌۜ اَتُجَادِلُونَن۪ي ف۪ٓي اَسْمَٓاءٍ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/06/araf-suresinin-58-ayeti-ne-anlatiyor-195637-m.jpg
Araf Suresinin 58. Ayeti Ne Anlatıyor?

Kur’an’da buyrulur: وَالْبَلَدُ الطَّيِّبُ يَخْرُجُ نَبَاتُهُ بِاِذْنِ رَبِّه۪ۚ وَالَّذ۪ي خَبُثَ لَا يَخْرُجُ اِلَّا نَكِدًاۜ كَذٰلِكَ نُصَرِّفُ الْ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/06/araf-suresinin-56-ayeti-ne-anlatiyor-195585-m.jpg
Araf Suresinin 56. Ayeti Ne Anlatıyor?

Kur’an’da buyrulur: وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًاۜ اِنَّ رَحْمَتَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ مِنَ الْمُحْسِن۪ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/06/araf-suresinin-44-ayeti-ne-anlatiyor-195561-m.jpg
Araf Suresinin 44. Ayeti Ne Anlatıyor?

Kur’an’da buyrulur: وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْجَنَّةِ اَصْحَابَ النَّارِ اَنْ قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدْتُمْ مَا وَعَدَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/05/araf-suresinin-40-ayeti-ne-anlatiyor-195548-m.jpg
Araf Suresinin 40. Ayeti Ne Anlatıyor?

Kur’an’da buyrulur: اِنَّ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ اَبْوَابُ السَّمَٓاءِ وَلَا يَدْخُلُونَ الْج ...