Fussilet Sûresi 5. Ayet Tefsiri


5 / 54


Fussilet Sûresi Hakkında

Fussılet sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 54 âyettir. İsmini 3. ayette geçen ve “bir şeyi açıklamak, iki şeyi birbirinden ayırmak, iyice detaylandırmak” mânalarına gelen فُصِّلَتْ (fussilet) kelimesinden alır. Burada kelime Kur’ân-ı Kerîm’in âyetlerinin iyice açıklandığını beyân etmek üzere kullanılır. Sûrenin ayrıca اَلسَّجْدَةُ “Secde”, “Hâ. Mîm” ve اَلْمَصَاب۪يحُ “Mesâbih” gibi isimleri de vardır. Resmî tertîbe göre 41, iniş sırasına göre ise 61. suredir.

Fussilet Sûresi Konusu

Sûrede Kur’ân-ı Kerîm’in Allah kelâmı olduğu bildirilerek söze başlanır. Gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunan varlıkları altı günde yaratan, Âd ve Semûd gibi azgın kavimleri dehşetli azaplarla helak eden Allah Teâlâ öldükten sonra insanları diriltmeye ve insanın kulak, göz ve deri gibi azalarını konuşturup şâhit kılmaya muktedirdir. Ayrıca geceyle gündüz, güneşle ay, kurumuş toprağın Allah’ın indirdiği yağmurla dirilmesi, yine hem Allah’ın kudretine, hem de ölüleri dirilteceğine dair açık delillerdir. Bunun sonucu olarak inkârcılar mahşerde devâsız horluk, rezillik ve pişmanlık manzaraları oluştururken, iman ve istikâmet üzere hayat süren bahtiyarlar, hem ölürken hem de dirilirken meleklerin selamlamaları ve müjdelemeleri arasında gönül hoşluğu içinde cennete girerler. Bu hayırlı sonuca ulaşmanın şartı, itikat, ibâdet ve ahlâkî güzellikleriyle İslâm’ı bilen, yaşayan ve tebliğ eden, “ben müslümanım” diyerek İslâm’ı hayatının her alanına aksettiren kâmil bir mü’min olabilmektir. Esasen İslâm da, ancak böyle ahlâkî kemâl sahibi mü’minler vesilesiyle yayılma, neşv ü nemâ bulma imkânına sahip olacaktır. Netice itibariyle Kur’ân-ı Kerîm, bâtılın hiçbir taraftan kendine yanaşamadığı gerçek bir Allah kelâmıdır. Dünya ihtiyarladıkça Kur’an gençleşmektedir. Gerek dış âlem gerek insanın iç âlemiyle alakalı meydana gelen ilmî gelişmeler, Kur’an’ın ilâhî bir gerçek olduğunu gün be gün, an be ân ortaya koymaktadır.

Fussilet Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada kırk birinci, iniş sırasına göre altmış birinci sûredir. Mü’min (Gâfir) sûresinden sonra, Şûrâ sûresinden önce Mekke’de inmiştir. “Hâ-mîm” harfleriyle başlayan ve arka arkaya gelen yedi sûrenin ikincisidir.

Fussilet Sûresi Fazileti

         İbn Âşûr’un Beyhak’den naklettiğine göre (XXIV, 227) Hz. Peygamber’in Tebâreke (Mülk) ve Hâ-mîm es-secde (Fussılet) sûrelerini okumadan uykuya yatmadığı rivayet edilmiştir.

وَقَالُوا قُلُوبُنَا ف۪ٓي اَكِنَّةٍ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ وَف۪ٓي اٰذَانِنَا وَقْرٌ وَمِنْ بَيْنِنَا وَبَيْنِكَ حِجَابٌ فَاعْمَلْ اِنَّنَا عَامِلُونَ ﴿٥﴾
Karşılaştır 5: Şöyle diyorlar: “Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kapalıdır. Kulaklarımızda ağırlık, seninle aramızda da perde vardır. Artık ne yapacaksan yap; biz de bildiğimizi yapacağız.”

TEFSİR:

Burada onların, hakikati arayan samimi niyetli bir insan edâsıyla Kur’an’a kulak verip dinlemeye, mânaları üzerinde düşünüp zihin yormaya gerek duymadıkları anlaşılmaktadır. İşte Kur’an böyle bir zihniyeti tenkit etmekte ve bunun çok tehlikeli bir yaklaşım olduğunu haber vermektedir. Buna göre; “Artık ne yapacaksan yap; biz de bildiğimizi yapacağız” (Fussılet 41/5) sözü iki mânaya gelebilir:

  Sen kendi dîninin gerektirdiğini yap, biz de kendi dînimize göre yaşayacağız.

  Sen bize karşı elinden geleni yap, biz de seni başarısız kılmak için elimizden ne gelirse yapacağız.

Onların bu inkarcı ve isyancı duruşlarına karşı:
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-170-ayeti-ne-anlatiyor-195878-m.jpg
Araf Suresinin 170. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: وَالَّذ۪ينَ يُمَسِّكُونَ بِالْكِتَابِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَۜ اِنَّا لَا نُض۪يعُ اَجْرَ الْمُصْلِح۪ينَ Kitaba sımsıkı sarı ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-162-ayeti-ne-anlatiyor-195860-m.jpg
Araf Suresinin 162. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاء ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-158-ayeti-ne-anlatiyor-195826-m.jpg
Araf Suresinin 158. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنّ۪ي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَم۪يعًاۨ الَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ لَٓا ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-151-ayeti-ne-anlatiyor-195812-m.jpg
Araf Suresinin 151. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede buyrulur: قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِاَخ۪ي وَاَدْخِلْنَا ف۪ي رَحْمَتِكَۘ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ۟ Mûsâ, “Ey rabbim! Beni ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/hz-omerin-ra-hafizlara-verdigi-ogutler-195805-m.jpg
Hz. Ömer’in (ra.) Hâfızlara Verdiği Öğütler

Ashâb-ı kirâm, her hususta olduğu gibi Kur’ân’a bağlılık ve onun muhtevâsını gönül âlemlerinde hazmederek canlı bir Kur’ân hayâtı yaşama husûsunda da ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2024/07/araf-suresinin-147-ayeti-ne-anlatiyor-195797-m.jpg
Araf Suresinin 147. Ayeti Ne Anlatıyor?

Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْۜ هَلْ يُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كَانُوا ...