| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | (A)llâhu lâ ilâhe illâ hu(ve)(c) ve ’ala(A)llâhi felyetevekkeli-lmu/minûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur. Mü’minler de ancak Allah’a dayanıp güvensinler! |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Allah; O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Allah vardır, O'ndan başka tanrı yoktur. İnananlar yalnız Allah 'a güvensinler. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. Mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Allah ki O'ndan başka tanrı yoktur. Müminler Allah'a dayansınlar. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Allahdan başka Tanrı yoktur, onun için mü'minler hep Allaha dayansınlar |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Allah odur ki kendisinden başka hiçbir tanrı yokdur. Onun için, îman edenler ancak Allaha güvenib dayansın (lar). |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Allah ki, O'ndan başka ilâh yoktur! O hâlde mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsin! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Allah var, O'ndan başka hiç bir ilâh yok; onun için Allah'a tevekkül etsin müminler... |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Allah O'dur ki, O'ndan başka tanrı yoktur. Artık mü'minler, Allah'a tevekkülde bulunsunlar. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Allah'tan başka tanrı yoktur; mü'minler de yalnız Allah'a tevekkül etsinler. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Allah. There is no god but He: and on Allah, therefore, let the Believers put their trust. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Teğabün Sûresi 13. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...