Gâşiye Sûresi 19. Ayet Tefsiri


19 / 26


Gâşiye Sûresi Hakkında

Ğâşiye sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 26 âyettir. İsmini, birinci âyette geçen ve “dehşeti her şeyi saran, her tarafı kuşatan kıyâmet” mânasına gelen اَلْغَاشِيَةُ (ğâşiye) kelimesinden alır. هَلْ اَتٰيكَ (Hel etâke) adıyla da anılır. Mushaf tertîbine göre 88, iniş sırasına göre 68. sûredir. 

Gâşiye Sûresi Konusu

Fânî olan dünya hayatı, her tarafı kuşatan büyük bir kıyamet olayıyla acı bir şekilde son bulacak, gerçek ebedî hayat bundan sonra başlayacaktır. O gün insanlar iki grup olur. Hesabını veremeyen grup şiddetli cehennem azabına çarptırılırken, hesaptan yüzünün akıyla çıkabilenlerin sonsuz bir mutluluk ve saadete ereceği bildirilir. Kâinattaki ilâhî kudret ve azamet tecellilerinin, böyle bir günün gerçekliğine delâlet ettiğine dikkat çekilir.

Gâşiye Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada seksen sekizinci, iniş sırasına göre altmış sekizinci sûredir. Zâriyât sûresinden sonra, Kehf sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠ ﴿١٩﴾
Karşılaştır 19: Dağlara bakmazlar mı, nasıl çakılıp dikilmiş?

TEFSİR:

Onlar da büyük bir kudret nişânesi, ilâhî azamet tecellisidir. Eğer dağlar olmasa, yerin istikrarlı durması ve üzerin canlıların yaşaması mümkün olamaz. Dağlar, yeryüzünün olduğu kadar, akarsuları, ormanları ve madenleriyle aynı zamanda insan ve canlı hayatının da direkleridir. (bk. Lokmân 31/10; Nebe’ 78/7)

 Dördüncü delil yeryüzünün yayılıp döşenmesidir:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri