| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | كَلَّاۜ لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ ۩ | |
| Türkçe Okunuşu * | Kellâ lâ tuti’hu vescud vakterib | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Hayır! Sen sakın ona boyun eğme! Rabbine secde et ve O’na yaklaş! |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | 15, 16, 17, 18, 19. Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş! |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Sakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Sakın onu dinleme de (Rabbine) secde et ve yaklaş. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Sakın onu dinleme de secde et ve yaklaş |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Sakın (Habîbim) ona boyun eğme. Secde et. Yaklaş. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Hayır! Ona itâat etme! Böylece secde (ve namazına devâm) et ve (Rabbine)yaklaş! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Hayır, (Ebu Cehilin yolu sapıktır). Sakın onu dinleme, secdene (namazına) devam et de (Rabbinin rahmetine) yaklaş; (Ey Rasûlüm!) |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Hayır hayır. Ona itaat etme. Ve secde et ve Yaklaş. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Sakın, sen ona aldırma; secde et ve yaklaş. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Day, heed him not: But bow down in adoration, and bring thyself the closer (to Allah)! |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Alak Sûresi 19. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...