| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ | |
| Türkçe Okunuşu * | İnne şâni-eke huve-l-ebter(u) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Gerçek şu ki, “soyu kesik” diyerek seni ayıplamaya kalkışan var ya, işte soyu kesik olan zürriyetsizin tâ kendisi işte odur! |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | 1, 2, 3. (Resûlüm!) Kuşkusuz biz sana Kevser'i verdik. Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes. Asıl sonu kesik olan, şüphesiz sana hınç besleyendir. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Muhakkak ki sonu kesik olan, sana buğzedendir. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | doğrusu sana bugz edendir ebter |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Sana buğzeden (yok mu? İşte asıl) zürriyetsiz olan şübhesiz Odur. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Doğrusu asıl ebter (nesli kesik) olan, sana kin besleyendir. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Doğrusu, sana (evlâdsız, nesli kesik deyip) dil uzatandır; hayırsız nesli kesik... |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Muhakkak ki o sana buğz edendir, (asıl) ebter (olan). |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Asıl soyu kesik olan, sana kin besleyendir. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | For he who hateth thee, he will be cut off (from Future Hope). |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Kevser Sûresi 3. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Kur’ân-ı Kerîm’in mûcizevî yönlerinden biri de şudur: KUR’ÂN-I KERÎM’DE KELİME SAYILARINDAKİ MUCİZEVÎ UYUM Kur’ân’da birçok ıstılah eşit sayıda tekr ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: RABBİMİZİN DUA ÇAĞRISI: “BANA DUA EDİN, DUANIZI KABUL EDEYİM” Mümin Suresi 60. Ayet Arapça: وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْع ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖZÜR DİLEMENİN FAYDA VERMEYECEĞİ GÜN Mümin Suresi 52. Ayet Arapça: يَوْمَ لَا يَنْفَعُ الظَّالِم۪ينَ مَعْذِرَتُهُم ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: HESAP GÜNÜNDE ZAYIFLARIN VE KİBİRLENENLERİN ÇEKİŞMESİ Mümin Suresi 47. Ayet Arapça: وَاِذْ يَتَحَٓاجُّونَ فِي النّ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİĞİN KARŞILIĞI: KAT KAT MÜKÂFAT VE İLÂHÎ ADALET Mümin Suresi 40. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: AHİRETTE FERYAT EDECEK OLANLAR! Mümin Suresi 32. Ayet Arapça: وَيَا قَوْمِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ يَوْمَ التَّ ...