Kâria Sûresi 1-5. Ayet Tefsiri


1-5 / 11


Kâria Sûresi Hakkında

Kâria sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 11 âyettir. İsmini ilk âyette geçen ve “kapıyı çalan, dehşetten yürekleri hoplatan” mânasındaki اَلْقَارِعَةُ (kāria) kelimesinden alır. Kâria, kıyâmetin isimlerinden biridir. Mushaf tertîbine göre 101, iniş sırasına göre ise 30. sûredir.

Kâria Sûresi Konusu

Kıyâmetin dehşetli manzaraları tasvir edilir. İyilerle kötülerin âkıbeti haber verilerek, terazinin sevap kefesinin ağır basması için insan, daha çok iyilik yapmaya teşvik edilir. 

Kâria Sûresi Nuzül Sebebi

Mushaftaki sıralamada yüz birinci, iniş sırasına göre otuzuncu sûredir. Kureyş sûresinden sonra, Kıyâmet sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

اَلْقَارِعَةُۙ ﴿١﴾
مَا الْقَارِعَةُۚ ﴿٢﴾
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْقَارِعَةُۜ ﴿٣﴾
يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ ﴿٤﴾
وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِۜ ﴿٥﴾
Karşılaştır 1: Dehşetiyle kulakları ve kalpleri çarpacak ve sarsacak o felâket!
Karşılaştır 2: Çarpacak ve sarsacak o felâket nedir?
Karşılaştır 3: Rasûlüm! Çarpacak ve sarsacak o felâketin ne olduğunu bilir misin?
Karşılaştır 4: O gün insanlar, ateş etrafında çırpınarak düşen, etrafa saçılan kelebekler gibi olur.
Karşılaştır 5: Dağlar da atılmış rengârenk yünlere döner.

TEFSİR:

Kıyâmetin bir ismi اَلْقَارِعَةُ (Kāria)dır. Kâria, şiddetle çarpan, çarpmasıyla kulakları patlatan, kalpleri sarsan dehşetli bir hâdise demektir. Âniden gelip başlara çarpan büyük belâ ve felâketlere de kâria denilir. (bk. Ra‘d 13/31) Kıyâmet dehşet verici halleriyle kulakları çatlattığı, kalplere müthiş bir korku saldığı ve o gün suçlular cezalandırıldığı için bu isimle anılmıştır.

اَلْفَرَاشُ (ferâş), geceleri ışık veya ateşin çevresinde toplanan, kendilerini ateşe atıp yanan kelebekler demektir. İşte o gün öyle dehşetli bir gündür ki, insanlar korkudan etrafa yayılmış kelebekler gibi olurlar. Bu, o günün korkusundan duyulan şaşkınlık ve ıstıraba işarettir. İnsanlar mahşere çağırıldıkları sıra, çağıran davetçiye doğru uçuşmakta, düzensiz gelip gidişteki perişanlıkta, zayıflık ve düşkünlükte, çokluk ve yayılmada uçuşup çırpınan çeşitli kelebeklere benzetilmişlerdir. Nitekim bir başka âyette o gün insanların halleri yayılmış çekirgelere benzetilir: “O gün onlar, gözleri zillet ve dehşet içinde öne düşmüş olarak kabirlerinden çıkacak; yayılmış çekirgeler gibi dalga dalga her tarafı kaplayacaklar.” (Kamer 54/7) Dağlar da atılmış rengârenk yünler gibi olurlar. Yerlerinden sökülür, birbirine çarparak toz toprak olur, ağırlıklarını kaybeder, atılan yün gibi hafifleyip uçuşurlar. (bk. Müzzemmil 73/14; Fecr 89/21) Dağlar görünüş itibariyle siyah, beyaz, kırmızı gibi rengârenk oldukları için, parçalanıp uçuşurken de çeşitli renklerdeki yünlere benzerler.

Buraya kadar kıyametin birinci safhasından bahsedilmiştir. Sonraki âyetlerde ise yeniden dirilişle başlayan ikinci safha gelir:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Kâria Sûresi Ayetler:

1 - 5 6 - 11

https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-100-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 100. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 100. Ayetinin Arapçası:ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْقُرٰى نَقُصُّهُ عَلَيْكَ مِنْهَا قَٓائِمٌ وَحَص۪يدٌ Hûd Suresi 100. Ayetinin Meali (Anlamı ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-99-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 99. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 99. Ayetinin Arapçası:وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِه۪ لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ بِئْسَ الرِّفْدُ الْمَرْفُودُ Hûd Suresi 99. Ayetinin Meali (A ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-98-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 98. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 98. Ayetinin Arapçası:يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَۜ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ Hûd Suresi 98. Ayetinin ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-97-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 97. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 97. Ayetinin Arapçası:اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاتَّبَعُٓوا اَمْرَ فِرْعَوْنَۚ وَمَٓا اَمْرُ فِرْعَوْنَ بِرَش۪يدٍ Hûd Suresi 97. Ayet ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-96-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 96. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 96. Ayetinin Arapçası:وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ Hûd Suresi 96. Ayetinin Meali (Anlamı):Elbette biz Mûsâ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-95-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 95. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 95. Ayetinin Arapçası:كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَا بُعْدًا لِمَدْيَنَ كَمَا بَعِدَتْ ثَمُودُ۟ Hûd Suresi 95. Ayetinin Meali (Anlamı) ...