İnfitâr sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 19 âyettir. İsmini, birinci âyette geçen انْفَطَرَتْ (infetarat) fiilinin masdarından alır. اَلإنْفِطَارُ (infitâr), “göğün yarılıp parçalanması” mânasına gelir. Sûre,انْفَطَرَتْ (infetarat) ve اَلْمُنْفَطِرَةُ (Münfetira) isimleriyle de anılır. Hem Mushaf tertîbine hem de iniş sırasına göre 82. sûredir.
Sûrede kıyâmet ve âhiret ahvâli anlatılır. İyiler cennete girerken, Allah’ın nimetlerine nankörlük edenlerin, bir gün yaptıklarının hesabını verip cehenneme atılacakları bildirilir.
Hem mushaftaki sıralamada hem de iniş sırasına göre seksen ikinci sûredir. Nâziât sûresinden sonra, İnşikak sûresinden önce Mekke’de inmiştir.
Sûre kıyâmetin dehşetli hâdiselerine dikkat çeker. Buna göre:
❂ O gün gök yarılıp parçalanır. Nitekim bir başka âyet-i kerîmelerde:
“O gün gökyüzü beyaz bulutlar hâlinde yarılacak ve her taraftan melekler birbiri ardınca yeryüzüne indirilecektir.” (Furkân 25/25)
“Gök yarılıp parçalanır; artık o gün pek zayıf ve çürük hale gelir.” (Hâkka 69/16)
“Gökyüzü açılır, kapı kapı olur.” (Nebe’ 78/19) buyrulur.
❂ اَلإنْتِثَارُ (intisâr), bir şeyin dağılıp etrafa saçılması demektir. Anlaşılan o gün, gök cisimleri arasındaki çekim kanunu bozulacak, bu ilâhî kanun ile birbirine bağlı olan yıldızlar yörüngelerinden çıkıp uzaya dağılacak, birbirlerine çarpıp parçalanacaktır.
❂ اَلتَّفْج۪يرُ (tefcîr), fışkırtmak, püskürtmek demektir. O gün, Tekvîr sûresi 6. âyetten anlaşıldığına göre denizler ateşlenip kaynatılacak, kuvvetli sıcaktan kaynayan sular fışkırıp taşacaktır. Yahut denizler arasındaki engeller, dağlar kaldırılarak denizlerin suları birbirine karışacak, bir tek deniz halini alacaktır.
❂ Kabirler deşilip, içlerindekiler dışarı çıkarılacak. Bu ifade, ölülerin diriltilip kabirlerinden kalkmasını bildirir.
İşte bu korkunç hâdiselerin cereyan ettiği o günde insan, dünyada ne yapıp âhirete gönderdiğini, neyi ihmal edip geride bıraktığını, hâsılı hata ve sevaplarını, iyilik ve kötülüklerini kesinlikle bilir, anlar. Fakat fayda verecek olan gerçeği orada anlamak değil, Kur’an’ın ikazlarına kulak vererek bunu dünyada iken anlamaktır. Bu vesileyle insanı uyandırmak için buyruluyor ki:
Vâkıa Suresi 68-69. ayetler su üzerine tefekküre davet ediyor: İÇTİĞİNİZ SUYU DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ? Vâkıa Suresi 68-69. Ayetler Arapça: اَفَرَاَيْتُمُ ال ...
Vâkıa Sûresi 49-50. ayetlerde mahşer günü şöyle haber verilir: İLÂHÎ ADALETİN TECELLÎ ETTİĞİ GÜN: MAHŞER MEYDANI Vâkıa Suresi 49-50. Ayetler Arapça: ...
Zilzâl sûresi Medine’de nâzil olmuştur. Ancak üslûp bakımından Mekkî sûrelere benzer. Zira bu sûrede de, diğer Mekkî sûreler gibi, kıyâmet günü meydan ...
Rahmân Sûresi 77-78. ayetlerde ilâhî kudret ve sayısız nimetler şöyle hatırlatılır: ALLAH’IN NİMETLERİNDEN HANGİSİNİ İNKÂR EDEBİLİRSİNİZ? Rahman Sur ...
İnsan için vaad olunan dünya ve âhiret saâdeti, ancak Kur’ân’a râm olabilmek mukâbilindedir. CANLI BİR KUR'ÂN OLABİLMEK: İLÂHÎ HİKMET VE SAÂDETİN SIR ...
Rahmân Sûresi 46. âyette şöyle buyrulur: İKİ CENNET SAHİPLERİ Rahman Suresi 46. Ayet Arapça: وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ Rahman S ...