İnfitâr Sûresi 3. Ayet Tefsiri


3 / 19


İnfitâr Sûresi Hakkında

İnfitâr sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 19 âyettir. İsmini, birinci âyette geçen انْفَطَرَتْ (infetarat) fiilinin masdarından alır. اَلإنْفِطَارُ (infitâr), “göğün yarılıp parçalanması” mânasına gelir. Sûre,انْفَطَرَتْ  (infetarat) ve اَلْمُنْفَطِرَةُ (Münfetira) isimleriyle de anılır. Hem Mushaf tertîbine hem de iniş sırasına göre 82. sûredir.

İnfitâr Sûresi Konusu

Sûrede kıyâmet ve âhiret ahvâli anlatılır. İyiler cennete girerken, Allah’ın nimetlerine nankörlük edenlerin, bir gün yaptıklarının hesabını verip cehenneme atılacakları bildirilir.

İnfitâr Sûresi Nuzül Sebebi

         Hem mushaftaki sıralamada hem de iniş sırasına göre seksen ikinci sûredir. Nâziât sûresinden sonra, İnşikak sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

TEFSİR:

Sûre kıyâmetin dehşetli hâdiselerine dikkat çeker. Buna göre:

    O gün gök yarılıp parçalanır. Nitekim bir başka âyet-i kerîmelerde:

“O gün gökyüzü beyaz bulutlar hâlinde yarılacak ve her taraftan melekler birbiri ardınca yeryüzüne indirilecektir.” (Furkân 25/25)

“Gök yarılıp parçalanır; artık o gün pek zayıf ve çürük hale gelir.” (Hâkka 69/16)

“Gökyüzü açılır, kapı kapı olur.” (Nebe’ 78/19) buyrulur.

    اَلإنْتِثَارُ (intisâr), bir şeyin dağılıp etrafa saçılması demektir. Anlaşılan o gün, gök cisimleri arasındaki çekim kanunu bozulacak, bu ilâhî kanun ile birbirine bağlı olan yıldızlar yörüngelerinden çıkıp uzaya dağılacak, birbirlerine çarpıp parçalanacaktır.

    اَلتَّفْج۪يرُ (tefcîr), fışkırtmak, püskürtmek demektir. O gün, Tekvîr sûresi 6. âyetten anlaşıldığına göre denizler ateşlenip kaynatılacak, kuvvetli sıcaktan kaynayan sular fışkırıp taşacaktır. Yahut denizler arasındaki engeller, dağlar kaldırılarak denizlerin suları birbirine karışacak, bir tek deniz halini alacaktır.

    Kabirler deşilip, içlerindekiler dışarı çıkarılacak. Bu ifade, ölülerin diriltilip kabirlerinden kalkmasını bildirir.

İşte bu korkunç hâdiselerin cereyan ettiği o günde insan, dünyada ne yapıp âhirete gönderdiğini, neyi ihmal edip geride bıraktığını, hâsılı hata ve sevaplarını, iyilik ve kötülüklerini kesinlikle bilir, anlar. Fakat fayda verecek olan gerçeği orada anlamak değil, Kur’an’ın ikazlarına kulak vererek bunu dünyada iken anlamaktır. Bu vesileyle insanı uyandırmak için buyruluyor ki:
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri