---
title: "Zâriyât Sûresi 38-40. Ayet Tefsiri"
sure: "Zâriyât"
sure_no: 51
ayet_no: 40
url: https://www.kuranvemeali.com/zariyat-suresi/40-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Zâriyât Sûresi 40. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Zâriyât Sûresi (51. sûre), 40. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/zariyat-suresi/40-ayeti-tefsiri)

### 38. Ayet

## Arapça

وَف۪ي مُوسٰٓى اِذْ اَرْسَلْنَاهُ اِلٰى فِرْعَوْنَ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ

## Okunuşu

Vefî mûsâ iż ersenâhu ilâ fir’avne bisultânin mubîn(in)

### 39. Ayet

## Arapça

فَتَوَلّٰى بِرُكْنِه۪ وَقَالَ سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ

## Okunuşu

Fetevellâ biruknihi ve kâle sâhirun ev mecnûn(un)

### 40. Ayet

## Arapça

فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُل۪يمٌۜ

## Okunuşu

Fe-eḣażnâhu ve cunûdehu fenebeżnâhum fî-lyemmi ve huve mulîm(un)

## Mealler

### 38. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Mûsâ’nın kıssasında da alınacak ibretler vardır. Biz onu apaçık bir delille Firavun’a göndermiştik.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Musa'da da (ibretler vardır). Onu apaçık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Musa'nın başından geçenlerde de ibret vardır: Onu apaçık delille Firavun'a gönderdik.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Mûsâ kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun’a göndermiştik.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Musa'nın kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu apaçık bir delille Firavun'a göndermiştik.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Bir de Musada: ki onu bir sultanı mübîn ile Fir'avne gönderdikde
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Musa (nin kıssasın) da da (ibret vardır). Hani onu apaçık bir hüccetle Fir'avne göndermişdik de,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Mûsâ'da da (ibretler vardır); hani onu apaçık bir delîl ile Fir'avun'a göndermiştik.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Mûsa'da da ibret vardır: Hani onu açık bir mucize ile Firavun'a gönderdik de;
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Mûsa'da da (onun kıssasında da ibret vardır). O vakit ki, O'nu Fir'avun'a apaçık bir bürhan ile gönderdik.
- **Ümit Şimşek Meali:** Musa'nın kıssasında da ibretler vardır. Biz onu apaçık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And in Moses (was another Sign): Behold, We sent him to Pharaoh, with authority manifest.

### 39. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Firavun ise var gücüyle ve bütün ordusuyla gerçeğe sırtını dönmüş ve: “Bu Mûsâ ya bir sihirbaz veya delinin biri!” demişti.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Firavun ordusuyla birlikte yüz çevirmiş: «O, bir büyücüdür veya bir delidir» demişti.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Firavun, erkaniyle birlikte hakdan yüz çevirdi; "sihirbazdır veya delidir" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve “Bu bir büyücü veya delidir” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Firavun ise ordusuyla birlikte yüz çevirmiş, onun hakkında: "Bu bir sihirbazdır, ya da bir delidir." demişti.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** O bütün kuvvetiyle tersine gitti: sâhir veya mecnun, dedi
- **Hasan Basri Çantay Meali:** O, ordusiyle birlikde (îmandan) yüz çevimiş, (onun hakkında) «Ya bir sihirbazdır, yahud bir mecnundur» demişdi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Hâlbuki (Fir'avun) bütün kuvveti (ordusu) ile (îmandan) yüz çevirdi ve (Mûsâ için): “(O) bir sihirbazdır veya bir delidir!” dedi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** O, bütün ordusu ile (imandan) yüz çevirdi ve şöyle dedi: “- Bu, bir sihirbaz, yahud bir mecnundur.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** (Fir'avun) Hemen bütün kuvvetiyle yüz çevirdi ve dedi ki: «Bir sihir edici veya bir delidir.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Firavun ise ordusuyla birlikte yüz çevirdi ve “Bu ya büyücü, ya da delinin biri” dedi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** But (Pharaoh) turned back with his Chiefs, and said, "A sorcerer, or one possessed!"

### 40. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Bunun üzerine biz de hem onu hem de ordularını kıskıvrak yakalayıp denizin dibine geçiriverdik. Firavun boğulurken yaptıklarına bin pişman kendini kınıyordu!
- **Diyanet Vakfı Meali:** Nihayet onu da ordularını da yakalayıp denize attık, bu sırada kendini kınayıp duruyordu.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Nihayet biz onu ve ordularını yakalayıp hepsini denize attık. Firavun ise o sırada (inadından dolayı pişmanlık duyarak) kendi kendini kınıyordu.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Onun üzerine biz de tuttuk kendisini ve ordularını deryaya fırlatıverdik: namerdlik ederken o leîm
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Nihayet onu da, ordularını da yakalayıb denize atdık ki o, (bu sırada kendi kendini) kınayıcı idi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Bunun üzerine (biz de) onu ve ordusunu, kendisi kınanacak bir kimse olarak yakalayıp hepsini denize atıverdik.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Bunun üzerine tuttuk kendisini ve ordularını denize attık. Öyle ki, küfür ve inad üzere bulunuyordu.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Artık O'nu da, ordularını da yakaladık, hemen onları denize atıverdik. Ve o, levm edilecek şeyleri yaparken (öyle bir felakete uğramış oldu).
- **Ümit Şimşek Meali:** Biz de hem onu, hem ordusunu yakalayıp denize attık ki, o sırada o kendi kendisini suçluyordu.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** So We took him and his forces, and threw them into the sea; and his was the blame.

## Tefsir (38-40. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Hz.
Mûsâ’nın getirdiği “apaçık delil”, asâ ve yed-i beyzâ başta olmak üzere
Firavun’a gösterdiği mûcizelerdir. Firavun bu delillerin hiçbirine itibar
etmediği, gücüne güvenerek hakikate sırt çevirdiği, üstelik onları getiren
peygamberi “sihirbazlık” ve “delilik”le suçladığı için ordusuyla birlikte çok acı
bir şekilde denizin dibine geçirilmiştir. Boğulurken de: **“İsrâiloğulları’nın
inandığından başka ilâh bulunmadığına kesinlikle inandım; artık ben de
müslümanlardanım”** (Yûnus 10/90) diyerek, Hz. Mûsâ’ya yaptığı düşmanlıklara
pişman olmuş, kendini kınayarak büyük bir nedamet içinde helak olmuştur.
Arkasından ona matem tutan, iyiliklerini överek ağıtlar yakan, ya da en
azından, “Yazık oldu, böyle bir felaketin kurbanı olanlar ne iyi insanlardı”
diyecek kimse bulunmadığı gibi, aksine onun ibret veren akıbetine bakarak
herkes rahat bir nefes almış, huzur duymuş, her dil ona lanetler yağdırmıştı.
Bu hadiseyi duyan herkes, “O zalim böyle bir âkıbete layıktı” diye sevinç
çığlığı atmıştı. Bu hal Duhân suresinde **“Onlara ne gök ağladı, ne de yer”**
(Duhan 44/29) ifadeleriyle haber verilmiştir. Şâirin:



*“Baktım
ki yalan saltanatım, satvetim, ordum,*



*Feryâd
edip enkâzının üstünde oturdum” *(Nihat Cemâl Bey) beyti, tam da Firavun ve onun gibilerin hazin
âkibetlerini terennüm eder. İşte Hz. Muhammed (s.a.s.)’i inkâr eden, maddi gücüne
güvenip ona düşmanlık yapan, ona sihirbaz ve deli diyen kâfirlerin âkıbeti de
böyle olacaktır. (bk. A‘râf 7/103 vd;
Yûnus 10/75-93; Kasas 28/31-42)



Bir başka ibret manzarası da şu:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/zariyat-suresi/40-ayeti-tefsiri)
- [40. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/zariyat-suresi/40-ayeti-meali.md)
- [38-40. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/zariyat-suresi/38-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (39)](https://www.kuranvemeali.com/zariyat-suresi/39-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (41)](https://www.kuranvemeali.com/zariyat-suresi/41-ayeti-tefsiri.md)
- [Zâriyât Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/zariyat-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
