---
title: "Yunus Sûresi 75-78. Ayet Tefsiri"
sure: "Yunus"
sure_no: 10
ayet_no: 76
url: https://www.kuranvemeali.com/yunus-suresi/76-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Yunus Sûresi 76. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Yunus Sûresi (10. sûre), 76. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/yunus-suresi/76-ayeti-tefsiri)

### 75. Ayet

## Arapça

ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى وَهٰرُونَ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ بِاٰيَاتِنَا فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ

## Okunuşu

Śumme be’aśnâ min ba’dihim mûsâ vehârûne ilâ fir’avne vemele-ihi bi-âyâtinâ festekberû vekânû kavmen mucrimîn(e)

### 76. Ayet

## Arapça

فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُٓوا اِنَّ هٰذَا لَسِحْرٌ مُب۪ينٌ

## Okunuşu

Felemmâ câehumu-lhakku min ‘indinâ kâlû inne hâżâ lesihrun mubîn(un)

### 77. Ayet

## Arapça

قَالَ مُوسٰٓى اَتَقُولُونَ لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَكُمْۜ اَسِحْرٌ هٰذَاۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُونَ

## Okunuşu

Kâle mûsâ etekûlûne lilhakki lemmâ câekum(s) esihrun hâżâ velâ yuflihu-ssâhirûn(e)

### 78. Ayet

## Arapça

قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَلْفِتَنَا عَمَّا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَا وَتَكُونَ لَكُمَا الْكِبْرِيَٓاءُ فِي الْاَرْضِۜ وَمَا نَحْنُ لَكُمَا بِمُؤْمِن۪ينَ

## Okunuşu

Kâlû eci/tenâ litelfitenâ ‘ammâ vecednâ ‘aleyhi âbâenâ vetekûne lekumâ-lkibriyâu fî-l-ardi vemâ nahnu lekumâ bimu/minîn(e)

## Mealler

### 75. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** O peygamberlerden sonra Mûsâ ve Hârûn’u apaçık delil ve mûcizelerimizle Firavun’a ve O’nun ileri gelen yetkililerine gönderdik. Fakat onlar da büyüklenip iman etmeyi kibirlerine yediremediler ve günahlara dalmış inkârcı bir toplum oldular.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Sonra onların ardından da Firavun ve toplumuna Musa ile Harun’u mucizelerimizle gönderdik, fakat onlar kibirlendiler ve günahkâr bir toplum oldular.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Onların ardından da Firavun ve erkanına ayetlerimizle Musa ve Harun'u gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir millet oldular.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Mûsâ ve Hârûn’u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum oldular.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Sonra bunların arkasından Musa ile Harun'u âyetlerimizle Firavun'a ve cemaatine gönderdik. İman etmeyi kibirlerine yediremediler ve günahkâr bir kavim oldular.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Sonra bunların arkasından Musâ ile Harunu Fir'avn ve cemaatine âyetlerimizle gönderdik, iymanı kibirlerine yediremediler ve mücrim bir kavm idiler
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Sonra bunların (o peygamberlerin) ardından da Musâyı ve Hârunu âyetlerimizle Fir'avne ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Fakat (îmanı) kibirlerine yediremediler. Onlar böyle günahkâr bir kavm idiler.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Sonra onların ardından Mûsâ ve Hârûn'u, mu'cizelerimizle Fir'avun'a ve(kavminin) ileri gelenlerine gönderdik; fakat (onlar) büyüklük tasladılar ve bir günahkârlar topluluğu oldular.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Bu Peygamberlerden sonra, Mûsa ile Harûn'u, Firavun ve cemaatine mûcizelerimizle gönderdik. Kibirlenerek iman etmediler ve günahkâr bir kavim oldular.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Sonra onların ardından Mûsa'yı ve Harun'u, Fir'avun'a ve onun cemaatine âyetlerimiz ile gönderdik. Fakat böbürlendiler ve günahkârlar olan bir kavim oldular.
- **Ümit Şimşek Meali:** Onlardan sonra Musa ve Harun'u âyetlerimizle Firavun'a ve kavminin ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar büyüklük tasladılar ve bir mücrimler güruhu olup çıktılar.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Then after them sent We Moses and Aaron to Pharaoh and his chiefs with Our Signs. But they were arrogant: they were a people in sin.

### 76. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Kendilerine tarafımızdan gerçek ulaşınca: “Bu, elbette düpedüz bir sihir!” dediler.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Katımızdan onlara hak (mucize) gelince: «Bu elbette apaçık bir sihirdir» dediler.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Gerçek, katımızdan onlara gelince: "Doğrusu bu apaçık bir büyüdür" dediler.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Katımızdan kendilerine hak (mucize) gelince, “Şüphesiz bu, apaçık bir sihirdir” dediler.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Kendilerine tarafımızdan hak gelince, "Muhakkak ki bu, apaçık bir sihirdir." dediler.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Tarafımızdan kendilerine hak geldiği vakıt her halde bu açık bir sihir dediler
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Tarafımızdan kendilerine hak (mu'cize) geldiği vakit: «Her halde bu, apaçık bir sihirdir» dediler.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Nihâyet onlara tarafımızdan hak gelince: “Doğrusu bu apaçık bir sihirdir” dediler.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Tarafımızdan kendilerine mûcize geldiği vakit, “ - Muhakkak bu açık bir sihirdir.” dediler.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Vaktâ ki onlara Bizim tarafımızdan hak geldi, «Şüphe yok ki bu elbette apaçık bir sahirdir,» dediler.
- **Ümit Şimşek Meali:** Tarafımızdan onlara hak geldiğinde, “Bu düpedüz bir büyü” dediler.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** When the Truth did come to them from Us, they said: "This is indeed evident sorcery!"

### 77. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Mûsâ şöyle dedi: “Size gelmiş bulunan gerçek hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar asla başarıya eremezler.”
- **Diyanet Vakfı Meali:** Musa: «Size hak geldiğinde onun için (hep böyle) mi dersiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar iflâh olmazlar» dedi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Musa: "Size gelen gerçeğe dil mi uzatırsınız? Bu sihir midir? Sihirbazlar zaten başarı kazanamazlar" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Mûsâ: “Size hak gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Musa dedi ki, "Size hak gelince, ona böyle mi diyorsunuz? Bu sihir midir?" Halbuki sihirbazlar iflah olmazlar.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Musâ, ya! dedi: size hak gelince böyle mi diyorsunuz? Bu sihir mi? Halbuki sihirbazlar felâh bulmazlar
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Musa: «Siz, hak için, o size gelince (böyle) mi söylersiniz? Bu, bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar umduklarına eremezler» dedi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Mûsâ: “Size hak gelince, onun için böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Hâlbuki sihirbazlar kurtuluşa ermez!” dedi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Mûsa, onlara şöyle dedi: “- Size mûcize gelince böyle mi diyorsunuz? Bu sihir mi? Sihirbazlar dünya ve âhirette felâh bulamazlar.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Mûsa dedi ki: «Size geldiği zaman hak için bu sihirdir, der misiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki, sahirler felâh bulamazlar.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Musa “Size hak geldiğinde böyle mi söylüyorsunuz?” dedi. “Bu mu büyü dediğiniz? Oysa büyücüler asla iflâh olmazlar.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Said Moses: "Say ye (this) about the truth when it hath (actually) reached you? Is sorcery (like) this? But sorcerers will not prosper."

### 78. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Onlar da: “Sen bize, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan bizi döndüresin de, bu ülkede üstünlük ve hâkimiyet yalnızca ikinizin olsun diye mi geldin? Hayır, hayır, biz ikinize de inanacak değiliz” dediler.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Onlar dediler ki: Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden) bizi döndüresin ve yeryüzünde ululuk sizin ikinizin olsun diye mi bize geldin? Halbuki biz size inanacak değiliz.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Siz ikiniz, bizi babalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çevirmek ve yeryüzünün büyükleri olasınız diye mi geldiniz? Biz size inanmıyoruz" dediler.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Dediler ki: “Bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan döndüresin de yeryüzünde hâkimiyet (devlet) ikinizin eline geçsin diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanmıyoruz.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Dediler ki: "Sen bizi, atalarımızdan kalan yoldan çeviresin de yeryüzünde saltanat ikinizin olsun diye mi geldin? Biz ikinize de inanmayız".
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Sen, dediler: bizi, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çeviresin de bu yerde Devlet ikinizin olsun diye mi geldin? Biz ikinize de inanamayız
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Dediler: «Sen atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yoldan) bizi döndüresin de bu yerde devlet ikinizin (elinde) olsun diye mi bize geldiniz? Biz ikinize de inanıcılar değiliz».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Onlar) dediler ki: “(Sen) bize, atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi döndüresin de yeryüzünde saltanat sâdece ikinizin (kardeşin Hârûn ile senin) olsun diye mi geldin? Biz, ikinize de inanacak kimseler değiliz.”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Onlar, Mûsa ile Harûn'a! “Sen, bizi babalarımızdan bulduğumuz yol üzerinden çevirmek için mi geldin? Yeryüzünde saltanat ikinize ait mi olacak? Biz, ikinize de iman etmeyiz” dediler.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Dediler ki: «Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeyden bizi çeviresin de yerde ululuk ikinize olsun diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanıcılar değiliz.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Onlar dediler ki: “Atalarımızdan gördüğümüz şeyden bizi çeviresin de ülkede iktidar ikinizin elinde kalsın diye bize geldin, değil mi? Biz ikinize de inanmıyoruz.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** They said: "Hast thou come to us to turn us away from the ways we found our fathers following,- in order that thou and thy brother may have greatness in the land? But not we shall believe in you!"

## Tefsir (75-78. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Hz.
Mûsâ ve Firavun kıssası da yine Allah Resûlü (s.a.s.)’e, Firavun’un Mûsâ’ya
davrandığı gibi davranan müşriklere bir ders olması için zikredilir.

Hz.
Mûsâ’ya verilen mûcizeler, asâ ve yed-i beyzâ başta olmak üzere dokuz tanedir.
(bk. A‘râf 7/133) Hz. Mûsâ’nın getirdiği
açık deliller ve gösterdiği mûcizelere rağmen Firavun ve kavmi kibre kapılıp
gerçeği kabule yanaşmadılar. Arınmayı değil günahlara dalmayı tercih ettiler.
Hz. Mûsâ’ya sihirbaz, gösterdiği mûcizelere sihir dediler. Mûsâ (a.s.)’ın
“gerçek ile sihir” arasında yaptığı ayırıma kulak vermediler. Hatta Hz.
Mûsâ’nın, Allah adına tebliğ yapan bir peygamber değil de, kendi dünyevi
menfaatlerini kollayan bir sahtekâr olduğunu söyleyecek kadar ileri gittiler ve
asla inanmayacaklarını söylediler.





Firavun ise apayrı bir planın peşine düştü:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/yunus-suresi/76-ayeti-tefsiri)
- [76. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/yunus-suresi/76-ayeti-meali.md)
- [75-78. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/yunus-suresi/75-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (75)](https://www.kuranvemeali.com/yunus-suresi/75-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (79)](https://www.kuranvemeali.com/yunus-suresi/79-ayeti-tefsiri.md)
- [Yunus Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/yunus-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
