---
title: "Yâsin Sûresi 33-35. Ayet Tefsiri"
sure: "Yâsin"
sure_no: 36
ayet_no: 35
url: https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/35-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Yâsin Sûresi 35. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Yâsin Sûresi (36. sûre), 35. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/35-ayeti-tefsiri)

### 33. Ayet

## Arapça

وَاٰيَةٌ لَهُمُ الْاَرْضُ الْمَيْتَةُۚ اَحْيَيْنَاهَا وَاَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ

## Okunuşu

Veâyetun lehumu-l-ardu-lmeytetu ahyeynâhâ veaḣracnâ minhâ habben feminhu ye/kulûn(e)

### 34. Ayet

## Arapça

وَجَعَلْنَا ف۪يهَا جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا ف۪يهَا مِنَ الْعُيُونِۙ

## Okunuşu

Vece’alnâ fîhâ cennâtin min naḣîlin vea’nâbin vefeccernâ fîhâ mine-l’uyûn(i)

### 35. Ayet

## Arapça

لِيَأْكُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ۙ وَمَا عَمِلَتْهُ اَيْد۪يهِمْۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ

## Okunuşu

Liye/kulû min śemerihi vemâ ‘amilet-hu eydîhim(s) efelâ yeşkurûn(e)

## Mealler

### 33. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Ölü toprak, onlara Allah’ın sonsuz kudretini ve yeniden dirilişi ispatlayan muhteşem bir delildir. Şöyle ki, her bahar biz o toprağa hayat veriyor ve oradan canlıların yiyip beslendikleri çeşit çeşit ekinler, ürünler çıkarıyoruz.
- **Diyanet Vakfı Meali:** (Bu hususta) ölü toprak onlar için mühim bir delildir. Biz ona yağmurla hayat verdik ve ondan dane çıkardık. İşte onlar bundan yerler.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** İşte onlara bir delil: Ölü yeri diriltir ve oradan taneler çıkarırız da ondan yerler.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Hem bir delildir onlara ölü toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Hem bir âyettir onlara ölü Arz: biz ona hayat verdik ve ondan habbeler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Ölü toprak — ki biz onu canlandırdık. İçinden dâne (ler) çıkardık da ondan yeyip duruyorlar — onlar için bir ibret (bir delîl) dir.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Hâlbuki o ölü yeryüzü de (öldükten sonra dirilme husûsunda) kendileri için bir delildir. (Biz) onu dirilttik ve ondan dâneler çıkardık da bundan yiyorlar.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Hem ölü (kurumuş) arz, (kudretimize ve ölüleri dirilttiğimize delâlet eden) bir alâmettir onlara: Biz ona (yağmur sebebiyle) hayat verdik; ondan daneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve onlar için ölmüş yer bir ibrettir. Onu hayata kavuşturduk ve ondan daneler (meydana) çıkardık da ondan yiyiverirler.
- **Ümit Şimşek Meali:** Ölmüş yeryüzü de onlar için bir âyettir. Biz onu dirilttik ve ondan taneler çıkardık ki, yiyip duruyorlar.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** A Sign for them is the earth that is dead: We do give it life, and produce grain therefrom, of which ye do eat.

### 34. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Yine o yerde hurma bahçeleri, üzüm bağları var ediyor; oradan pınarlar, gözeler fışkırtıyoruz.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 34,35. Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve onda Cennetler yaptık, hurma bağçeleri, üzüm bağları, neler! içlerinde kaynaklar akıttık
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından nice bostanlar yapdık. İçlerinde pınarlardan (nicesini) fışkırtdık,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Hem orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bahçeler yaptık ve orada gözelerden (pınarlar) akıttık.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Biz o arzda hurmalıklardan, üzüm bağlarından çeşitli bahçeler yaptık; içlerinde gözeler kaynattık (nehirler akıttık).
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından nice bostanlar vücuda getirdik ve orada su menbalarından suları akıtıverdik.
- **Ümit Şimşek Meali:** Biz orada hurmalıklar ve üzüm bağları vücuda getirdik; orada pınarlar fışkırttık:
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And We produce therein orchard with date palms and vines, and We cause springs to gush forth therein:

### 35. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Tâ ki, var ettiğimiz bütün bu ürünlerin meyvelerinden ve bunlardan bizzat kendi elleriyle imal ettikleri şeylerden yesinler. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
- **Diyanet Vakfı Meali:** Ta ki, onların meyvelerinden ve elleriyle bunlardan imal ettiklerinden yesinler. Hâla şükretmeyecekler mi?
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Onun ve elleriyle yaptıklarının ürünlerini yesinler; şükretmezler mi?
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 34,35. Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** (Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Yesinler diye mahsulünden ve kendi ellerinin ma'mulâtından, halâ şükretmiyecekler mi?
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (Allahın yaratdığı) mahsulden ve kendi ellerinin yapdıklarından yemeleri için. Haalâ şükretmeyecekler mi?
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Tâ ki onun mahsûlünden yesinler! Hâlbuki onu (o mahsulü) elleri yapmamıştır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** (Bu sayılanlardan her birinin) mahsûlünden ve kendi ellerinin yetiştirdiklerinden yesinler diye... Hâlâ şükretmiyecekler mi?
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Tâ ki, onun mahsulünden ve kendi ellerinin mamülatından yiyiversinler. Hâlâ şükretmeyecekler midir?
- **Ümit Şimşek Meali:** Hem onun ürününden, hem de elleriyle yaptıklarından yesinler diye. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
- **Yusuf Ali (English) Meali:** That they may enjoy the fruits of this (artistry): It was not their hands that made this: will they not then give thanks?

## Tefsir (33-35. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Rasûlüllâh
(s.a.s.) insanları Allah’ın birliğini ve âhiretin varlığını kabule davet
ediyor, inkârcılar ise buna karşı çıkıyorlardı. Şimdi bu hususta arka arkaya
deliller sıralanmak suretiyle insanlar akıllarını çalıştırmaya ve tefekküre
teşvik edilir. Cenâb-ı Hakk’ın kâinattaki kudret akışları ve azamet
tecellilerinin bu hakikati haykırdığı haber verilir. Bu delillerden biri, ölü
topraktır. Onu suyla dirilten, oradan ekinler, tahıllar, hurma ve üzüm bağları
çıkaran, orada pınarlar, çeşmeler, dereler ve nehirler çağlatan şüphesiz ki
Yüce Allah’tır.



Hz.
Mevlânâ (k.s.) der ki:



“Bu
ağaçlar toprak altındaki insanlara benzerler. Ellerini topraktan dı­şarıya
çıkararak, halka yüzlerce işaretler ederler. Kulağı olana, anlayana sözler
söyler­ler, nasihatler ederler. Yemyeşil dilleri ile, up uzun elleri ile
toprağın gönlünden sırlar açar­lar. Ağaçlar, kış gelince başlarını kazlar gibi
su içine çekerler. Onlar so­ğuklarda çirkinleşmiş, kargalaşmışken, ilkbahar
gelince çiçeklerle, yap­rak ve meyvelerle süslenir, güzelleşir, tavus haline
gelirler. Allah, onları kış mevsiminde hapseylemişti; hapiste sıkılmışlar,
kargaya dönmüşlerdi. Allah acıdı da bahar gelince onları tavus haline getirdi. Kış
onları öldürdü ama, bahar gelince hepsini de diriltti. Yapraklarla süsledi.”
(Mevlânâ, *Mesnevî,* 2014-2019. beyitler)



Eşsiz
bir nizam içinde bunları yapabilecek bir kudrete sahip olan Allah (c.c),
elbette ki birdir ve ölüleri diriltmeye de kadirdir. Hem bu nimetleri Allah
Teâlâ, iş olsun diye yaratmamış, bilakis kâinatın güzîde misâfiri insana ikram
ve ihsan olsun diye lütfetmiştir. Bir fânînin ikram ettiği bir bardak suya bile
minnet ve teşekkürü kendine vazife addeden insan, hiç olmazsa, bu sayısız ilâhî
lutuflara asgari bir teşekkür sadedinde, bunları ihsan edeni tanımalı, O’na
inanmalı ve O’na şükretmeye gayret göstermelidir.



İkinci delil olarak bildiğimiz ve bilmediğimiz
alanlardaki çift yaratılış gerçeği üzerine dikkat çekiliyor:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/35-ayeti-tefsiri)
- [35. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/35-ayeti-meali.md)
- [33-35. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/33-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (34)](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/34-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (36)](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/36-ayeti-tefsiri.md)
- [Yâsin Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
