---
title: "Yâsin Sûresi 26-29. Ayet Tefsiri"
sure: "Yâsin"
sure_no: 36
ayet_no: 28
url: https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/28-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Yâsin Sûresi 28. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Yâsin Sûresi (36. sûre), 28. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/28-ayeti-tefsiri)

### 26. Ayet

## Arapça

ق۪يلَ ادْخُلِ الْجَنَّةَۜ قَالَ يَا لَيْتَ قَوْم۪ي يَعْلَمُونَۙ

## Okunuşu

Kîle-dḣuli-lcenne(te)(s) kâle yâ leyte kavmî ya’lemûn(e)

### 27. Ayet

## Arapça

بِمَا غَفَرَ ل۪ي رَبّ۪ي وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُكْرَم۪ينَ

## Okunuşu

Bimâ ġafera lî rabbî vece’alenî mine-lmukramîn(e)

### 28. Ayet

## Arapça

وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى قَوْمِه۪ مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ جُنْدٍ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا كُنَّا مُنْزِل۪ينَ

## Okunuşu

Vemâ enzelnâ ‘alâ kavmihi min ba’dihi min cundin mine-ssemâ-i vemâ kunnâ munzilîn(e)

### 29. Ayet

## Arapça

اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ خَامِدُونَ

## Okunuşu

İn kânet illâ sayhaten vâhideten fe-iżâ hum ḣâmidûn(e)

## Mealler

### 26. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Öldürülmek üzereyken ona: “Buyur cennete!” denildi. O ise: “Keşke” dedi, “keşke kavmim bilseydi”;
- **Diyanet Vakfı Meali:** 26, 27. Gir cennete! denildi. «Keşke, dedi, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını kavmim bilseydi!»
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 26,27. Ona "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 26,27. (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): “Cennete gir!” denildi. O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** (Sonra ona) "haydi gir cennete!" denildi. O da dedi ki: "Ne olurdu kavmim bilseydi!"
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Denildi ki: haydi gir Cennete! ay, dedi, nolurdu kavmın bilselerdi? Rabbım bana ne mağrifet buyurdu
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (Ona): «gir cennete denildi. (O da) «Nolurdu, dedi, kavmim bilselerdi»,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** 26,27. (Kavmi ise onu taşa tuttular ve öldürdüler de kendisine:) “Cennete gir!” denildi. (O da:) “Keşke Rabbimin bana mağfiret ettiğini ve beni ikrâm edilenlerden kıldığını kavmim bilselerdi!” dedi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** (Onun nasihatlarına rağmen, kavmi onu öldürdüler. Ruhuna hitaben şöyle) denildi; “- Haydi, gir cennete!” (Cevap olarak ruhu şöyle) dedi: “- Ne olurdu, kavmim bilselerdi, tasdik etselerdi?
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** (O'na) Denildi ki: «Cennete giriver.» Dedi ki: «Keşke kavmim bilselerdi!»
- **Ümit Şimşek Meali:** Ona “Cennete gir” dendi. O ise “Keşke,” diyordu. “Kavmim bilseydi,
- **Yusuf Ali (English) Meali:** It was said: "Enter thou the Garden." He said: "Ah me! Would that my People knew (what I know)!-

### 27. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** “Rabbimin beni bağışladığını ve beni husûsî ikrâmına mazhar olan kullarından kıldığını!”
- **Diyanet Vakfı Meali:** 26, 27. Gir cennete! denildi. «Keşke, dedi, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını kavmim bilseydi!»
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 26,27. Ona "Cennete gir" denince, "Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!" demişti.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 26,27. (Kavmi onu öldürdüğünde kendisine): “Cennete gir!” denildi. O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** "Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Beni ikram olunan kullarından kıldı
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Rabbimin beni yarlığadığını, beni (cennetle) ikram edilenlerden kıldığını».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** 26,27. (Kavmi ise onu taşa tuttular ve öldürdüler de kendisine:) “Cennete gir!” denildi. (O da:) “Keşke Rabbimin bana mağfiret ettiğini ve beni ikrâm edilenlerden kıldığını kavmim bilselerdi!” dedi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Rabbimin beni bağışladığını, beni cennetle ikram edilenlerden kıldığını...”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Rabbimin beni mağfirete nâil buyurduğunu ve beni ikram edilmişlerden kıldığını.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Rabbimin beni bağışladığını ve ikramlarıyla ağırladığını.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** "For that my Lord has granted me Forgiveness and has enrolled me among those held in honour!"

### 28. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Onun şehâdetinin ardından kavmini helâk için gökten bir ordu indirmedik, indirmeye gerek de duymadık.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Biz ondan sonra, onun milletini helâk etmek için üzerlerine gökten herhangi bir ordu indirmedik ve indirecek de değildik.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 28,29. Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Arkasından ise kavmının üzerine Semâdan bir ordu indirmedik indirecek de değildik
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Ondan sonra kavminin üzerine gökden hiçbir ordu indirmedik, indiriciler de değildik.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ondan sonra (Habîbü'n-Neccar'ın öldürülmesinin ardından) onun kavminin üzerine gökten hiçbir ordu indirmedik; indirici kimseler de değildik.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** (Habîbü'n-Neccar'ın, kavmi tarafından) öldürülmesinden sonra kavminin üzerine (azab olarak) gökten bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve onun kavmi üzerine ondan sonra gökten hiçbir ordu indirmedik ve Biz indirecekler de olmadık.
- **Ümit Şimşek Meali:** Ondan sonra Biz Onun kavmine gökten ordu indirmedik; indirecek de değildik.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And We sent not down against his People, after him, any hosts from heaven, nor was it needful for Us so to do.

### 29. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Yalnız korkunç bir çığlık onlara yetti; hepsi bir anda cansız yere düşüp, söndü gittiler.
- **Diyanet Vakfı Meali:** (Onları helâk eden) korkunç sesten başka bir şey değildi. Birdenbire sönüverdiler.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 28,29. Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** O yalnız bir sayha oldu derhal sönüverdiler:
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (Onların yakalanması, yahud ukuubeti) birtek sayhadan başka (bir şeyle) değildi. Artık hemen sönü (b gidi) verenler (oldular).
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Onların cezâsı) sâdece (korkunç) bir ses oldu; öyleki onlar (hayat cihetiyle) o anda sönüveren kimseler kesildiler!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** O (helâk edilişlerine sebep) yalnız bir sayha (Cebraîl'in sesi) oldu; hemen sönüverdiler (öldü gittiler).
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** O bir sayhadan başka olmadı. O anda onlar hemen sönüvermiş kimseler oldular.
- **Ümit Şimşek Meali:** Korkunç bir ses onlara yetti; sönüp gittiler.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** It was no more than a single mighty Blast, and behold! they were (like ashes) quenched and silent.

## Tefsir (26-29. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Nakledildiğine
göre onu dövdüler, bağırsakları çıkıncaya kadar çiğnediler, taşladılar ve şehîd
ettiler. O sırada bile: “Ya Rabbi, kavmimi hidâyete erdir. Ya Rabbi, kavmimi
hidâyete erdir” diye dua ediyordu. (Taberî, *Câmi‘u’l-beyân,* XXII,
192-193) Ruhunu teslim eder etmez Allah Teâlâ onu cennete yerleştirdi. Bu
cennet, kıyametten önce berzah âleminde şehitlerin kaldığı, müstesnâ bir hayat
yaşadığı ve rızıklandığı bir cennettir. O kadar merhametli bir insan ki,
kendini öldürenlere bile kızmadı, öfkelenip beddua etmedi. Bilakis onlara olan
şefkat ve merhamet hislerini devam ettirdi: “Keşke kavmim, Allah’ın beni
bağışladığını, imanım sebebiyle beni böyle güzel bir cennete yerleştirdiğini,
burada bana sayısız nimetler ihsan ettiğini bilselerdi de, onlar da bu
nimetlerden mahrum kalmasalardı” diye temenni etti. Bu, gerçekten yüksek bir
ahlâk numûnesidir. İnsanlara tamamen gizli bu gaybî hâdiseyi, her şeyi bilen
Rabbimiz, Habib-i Neccar’dan naklen bize haber vermekte, kalbimize mânevî âlemi
seyredebileceğimiz bir pencere açmaktadır.



Habîb-i
Neccâr’ı şehit etmeleri üzerine Cenâb-ı Hak o kavmin helakini çabuklaştırdı.
Cibrîl (a.s.), gelen ilâhî tâlimat istikâmetinde bir çığlık attı. Bir tek kişi
sağ kalmamak üzere hepsi öldüler. Hak Teâlâ, onları helak etmek için ne bir
ordu ne de bir asker göndermeye gerek duydu. Buna ihtiyaç da yoktu. Çünkü bir
tek çığlık, bir patlama onları helake yetti, arttı bile.



O halde:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/28-ayeti-tefsiri)
- [28. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/28-ayeti-meali.md)
- [26-29. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/26-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (27)](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/27-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (30)](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/30-ayeti-tefsiri.md)
- [Yâsin Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
