---
title: "Yâsin Sûresi 20-25. Ayet Tefsiri"
sure: "Yâsin"
sure_no: 36
ayet_no: 21
url: https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/21-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Yâsin Sûresi 21. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Yâsin Sûresi (36. sûre), 21. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/21-ayeti-tefsiri)

### 20. Ayet

## Arapça

وَجَٓاءَ مِنْ اَقْصَا الْمَد۪ينَةِ رَجُلٌ يَسْعٰى قَالَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُوا الْمُرْسَل۪ينَۙ

## Okunuşu

Vecâe min aksâ-lmedîneti raculun yes’â kâle yâ kavmi-ttebi’û-lmurselîn(e)

### 21. Ayet

## Arapça

اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْـَٔلُكُمْ اَجْرًا وَهُمْ مُهْتَدُونَ

## Okunuşu

İttebi’û men lâ yes-elukum ecran vehum muhtedûn(e)

### 22. Ayet

## Arapça

وَمَا لِيَ لَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

## Okunuşu

Vemâ liye lâ a’budu-lleżî fetaranî ve-ileyhi turce’ûn(e)

### 23. Ayet

## Arapça

ءَاَتَّخِذُ مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةً اِنْ يُرِدْنِ الرَّحْمٰنُ بِضُرٍّ لَا تُغْنِ عَنّ۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا يُنْقِذُونِۚ

## Okunuşu

Eetteḣiżu min dûnihi âliheten in yuridni-rrahmânu bidurrin lâtuġni ‘annî şefâ’atuhum şey-en velâ yunkiżûn(i)

### 24. Ayet

## Arapça

اِنّ۪ٓي اِذًا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

## Okunuşu

İnnî iżen lefî dalâlin mubîn(in)

### 25. Ayet

## Arapça

اِنّ۪ٓي اٰمَنْتُ بِرَبِّكُمْ فَاسْمَعُونِۜ

## Okunuşu

İnnî âmentu birabbikum fesme’ûn(i)

## Mealler

### 20. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Derken, şehrin tâ öbür ucundan bir adam koşarak geldi. Ayağının tozuyla şunu söyledi: “Ey kavmim! Gelin, bu elçilere uyun!”
- **Diyanet Vakfı Meali:** Derken şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi. «Ey kavmim! dedi, bu elçilere uyunuz!»
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam gelmiş ve şöyle demişti: "Ey Milletim! Gönderilen elçilere uyun."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elçilere!"
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** O esnada şehrin tâ ucundan bir er koşarak geldi, ey hemşerilerim: dedi: uyun o gönderilen Resullere
- **Hasan Basri Çantay Meali:** O şehrin en uc (kenar) ından koşarak bir adam geldi. «Ey kavmim, dedi, uyun o gönderilmiş olanlara».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Derken şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi; dedi ki: “Ey kavmim! (Bu)elçilere uyun!”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** (O esnada, elçilerin geldiğini haber alan ve Allah'a ibadet etmekte olan) bir adam (Habîbü'n-Neccar), şehrin tâ ucundan koşarak geldi (ve şöyle) dedi: “- Ey kavmim, uyun bu gönderilen elçilere;
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** O şehrin en uzak bir tarafından bir er, koşar bir halde geldi. Dedi ki: «Ey kavmim! O gönderilmiş olanlara tâbi olun.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Derken şehrin uzak tarafından bir adam koşarak geldi. “Ey kavmim,” dedi. “Elçilere uyun.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Then there came running, from the farthest part of the City, a man, saying, "O my people! Obey the messengers:

### 21. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** “Uyun, yaptıklarına karşılık sizden hiçbir ücret istemeyen ve bizzat kendileri de doğru yolda olan bu güzel insanlara!”
- **Diyanet Vakfı Meali:** «Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbi olun, çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.»
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** “Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** "Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Uyun sizden bir ecir istemiyen o zatlara ki onlar hidayete irmişlerdir
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o kimselere. Onlar hidâyete ermiş (zâtler) dir».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** “Sizden (tebliğlerine karşılık hiç)bir ücret istemeyen (bu) kimselere tâbi' olun; çünki onlar hidâyete ermiş kimselerdir.”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Uyun sizden bir ücret istemiyen kimselere ki, onlar hidayet üzeredirler...
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «O Zâta tâbi olunuz ki, sizden bir ücret istemiyor. Onlar doğru yola ermiş kimselerdir.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Kendileri doğru yolda olan ve sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** "Obey those who ask no reward of you (for themselves), and who have themselves received Guidance.

### 22. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** “Hem ben, niçin beni kendime has özelliklerle yoktan yaratana kulluk etmeyeyim? Sonunda siz de O’nun huzuruna çıkarılacaksınız.”
- **Diyanet Vakfı Meali:** «Bana ne olmuş ki, beni yaratana ibadet etmeyecekmişim! Halbuki, hepiniz O'na döndürüleceksiniz.»
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Beni yaratana ne diye kulluk etmeyeyim? Siz de O'na döneceksiniz."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** “Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O’na döndürüleceksiniz.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** "Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Hem neyime kulluk etmiyeyim ben, o beni yaradana? Hep de döndürülüp ona götürüleceksiniz
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Ben, beni yaratana neden kulluk etmeyecekmişim? Siz (hepiniz) ancak Ona döndürü (lüb götürü) leceksiniz».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** “Hem ben neden, beni yaratana ibâdet etmeyeyim? Hâlbuki (hepiniz) ancak O'na döndürüleceksiniz.”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Hem bana ne oldu ki, beni yaradana ibadet etmiyeyim? Hepiniz de döndürülüp O'na götürüleceksiniz.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Ve bana ne (mani) var ki, beni yaratmış olana ibadette bulunmayayım? Ve halbuki, O'na döndürüleceksiniz.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Bana ne oluyor ki, beni yoktan yaratana kulluk etmeyeyim? Sonunda siz de Ona döneceksiniz.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** "It would not be reasonable in me if I did not serve Him Who created me, and to Whom ye shall (all) be brought back.

### 23. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** “Ben hiç O’ndan başka ilâhlar edinebilir miyim? Çünkü Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve hiçbiri beni kurtaramaz.”
- **Diyanet Vakfı Meali:** «O'ndan başka tanrılar mı edineyim? O çok esirgeyici Allah, eğer bana bir zarar dilerse onların (putların) şefâati bana hiçbir fayda vermez, beni kurtaramazlar.»
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "O'nu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer Rahman olan Allah bana bir zarar vermek isterse, o tanrıların şefaati bana fayda vermez, beni kurtaramazlar."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** “O’nu bırakıp da başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** "Hiç ben O'ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Hiç, ben ondan başka ma'budlar mı tutarım? Eğer o Rahman bana bir keder irâde buyurursa onların şefaati benden yana hiç bir şeye yaramaz ve beni kurtaramazlar
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Ben Ondan başka Tanrılar edinir miyim? Eğer O çok esirgeyici (Allah) bana bir zarar (yapmak) dilerse onların (iddia etdiğiniz) şefaati bana hiçbir şeyle fâide vermez. Onlar beni asla kurtaramazlar».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** “Hiç (ben), O'ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer Rahmân (olan Allah), bana bir zarar (vermek) istese, onların şefâati bana bir fayda vermez ve beni kurtaramazlar.”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Hiç ben O'ndan başka tanrılar edinir miyim? Eğer O Rahmân (Allah) bana bir keder murad ederse, o tanrıların şefaatı bana hiç bir fayda vermez; ve onlar beni kurtaramazlar.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Ben hiç O'ndan başka tanrılar ittihaz eder miyim ki, eğer o Rahmân benim için bir fenalık irâde buyursa onların şefaatleri benim için bir fâidebahş olamaz ve onlar beni asla (O fenalıktan) kurtaramazlar.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Ben Ondan başka tanrı edinir miyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermeyi murad etse, onların aracılığı bana hiçbir yarar sağlamaz; hiçbiri beni kurtaramaz.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** "Shall I take (other) gods besides Him? If ((Allah)) Most Gracious should intend some adversity for me, of no use whatever will be their intercession for me, nor can they deliver me.

### 24. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** “Kaldı ki, başka ilâhlar edinecek olursam, o zaman ben apaçık bir sapıklığın içine yuvarlanmış olurum.”
- **Diyanet Vakfı Meali:** «İşte o zaman ben apaçık bir sapıklığın içine gömülmüş olurum.»
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Doğrusu o takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** “O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** "Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Şübhesiz ben o vakıt açık bir dalâl içindeyim
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Şübhesiz ben o takdîrde mutlak apaçık bir sapıklık içindeyim (demek) dir».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** “Şübhesiz ki o zaman ben, elbette apaçık bir dalâlet içinde olurum.”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Şüphe yok ki, o takdirde ben, apaçık bir sapıklık içindeyim.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Muhakkak ki, ben o vakit apaçık bir sapıklıkta bulunmuş olurum.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “O zaman ben apaçık bir aldanış içinde olurum.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** "I would indeed, if I were to do so, be in manifest Error.

### 25. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** “Doğrusu ben, sizi de yaratan ve yaşatan Rabbinize iman ettim; öyleyse gelin beni dinleyin!”
- **Diyanet Vakfı Meali:** «Şüphesiz ben, Rabbinize inandım, beni dinleyin.»
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Şüphesiz ben Rabbinize inandım, beni dinleyin."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** “Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** "Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Haberiniz olsun ki ben rabbınıza iyman getirdim, gelin dinleyin beni
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Gerçek, ben Rabbinize îman etdim. İşte bunu benden duyun».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** “Doğrusu ben, sizin Rabbinize îmân ettim; artık beni dinleyin!”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Haberiniz olsun ki ben, Rabbinize iman getirdim; gelin beni dinleyin.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Şüphe yok ki, ben sizin Rabbinize imân ettim. Artık bunu benden işitiniz.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Ben sizin Rabbinize iman ettim; gelin beni dinleyin.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** "For me, I have faith in the Lord of you (all): listen, then, to me!"

## Tefsir (20-25. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Şehrin
en uzak ucundan koşarak gelen o talihli adam, Habîb-i Neccâr’dır. Gelip
ayağının tozuyla elçilere arka çıktı. Halka nasihat edip, onlardan elçilere
tâbi olmalarını istedi. Çünkü kalbine iman dürbünü takmış o Allah adamı,
elçilerin nasıl bir şahsiyet ve hususiyette seçkin insanlar olduğunu derhal
anlamıştı. Bunlar sıradan insanlar değildi. Allah’ın dinini tebliğ ediyorlar,
tebliğlerine karşılık hiçbir ücret talep etmiyorlardı. Doğru yol üzere
bulunuyor, insanları da o yola çağırıyorlardı. Bunun akabinde Habib-i Neccâr
sözü tevhide getirip kendisinden misal vererek nasihatlerine şöyle devam etti:
“Bu elçilerin davet ettiği esas, şirki terk edip Allah’ın birliğini kabuldür.
Ben de bir olan Allah’a inanıyor ve O’na kulluk yapıyorum. Çünkü beni yoktan
var edip ruhumla bedenimle bana en güzel insan kıvâmı veren O’dur. Siz de O’na
kulluk etmelisiniz; çünkü sizin dönüşünüz de O’na olacaktır. O’nun dışında
taptığınız putların bize bir fayda ya da zararı yoktur. Meselâ Allah Teâlâ bize
bir zarar vermek istese, onlar bu zararı engelleyemezler. Bizi helak etmek
istese, onlar bizi Allah’ın azabından kurtaramazlar. O halde Allah’ı bırakıp
putlara tapmak apaçık bir sapıklıktır. İşte bu sebepledir ki ben, putları terk
edip benim de sizin de Rabbimiz olan Allah’a iman ettim. Eğer sözümü dinleyip
gereğini yaparsanız bu sizin için faydalı olacaktır.”



Fakat o zalim halk, Habib-i Neccar’ı dinlemediler:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/21-ayeti-tefsiri)
- [21. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/21-ayeti-meali.md)
- [20-25. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/20-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (20)](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/20-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (26)](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi/26-ayeti-tefsiri.md)
- [Yâsin Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/yasin-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
