---
title: "Tekvir Sûresi 1-6. Ayet Tefsiri"
sure: "Tekvir"
sure_no: 81
ayet_no: 1
url: https://www.kuranvemeali.com/tekvir-suresi/1-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Tekvir Sûresi 1. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Tekvir Sûresi (81. sûre), 1. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/tekvir-suresi/1-ayeti-tefsiri)

### 1. Ayet

## Arapça

اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْۙۖ

## Okunuşu

İżâ-şşemsu kuvvirat

### 2. Ayet

## Arapça

وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْۙۖ

## Okunuşu

Ve-iżâ-nnucûmu-nkederat

### 3. Ayet

## Arapça

وَاِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْۙۖ

## Okunuşu

Ve-iżâ-lcibâlu suyyirat

### 4. Ayet

## Arapça

وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْۙۖ

## Okunuşu

Ve-iżâ-l’işâru ‘uttilet

### 5. Ayet

## Arapça

وَاِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْۙۖ

## Okunuşu

Ve-iżâ-lvuhûşu huşirat

### 6. Ayet

## Arapça

وَاِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْۙۖ

## Okunuşu

Ve-iżâ-lbihâru succirat

## Mealler

### 1. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Güneş dürülüp ışığı söndüğü zaman,
- **Diyanet Vakfı Meali:** Güneş katlanıp dürüldüğünde,
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Güneş dürülüp ışığı kalmadığı zaman;
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Güneş, dürüldüğü zaman,
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Güneş katlanıp dürüldüğünde,
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** O Güneş dürüldüğü vakıt
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Güneş dürül (üb söndürül) düğü zaman,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Güneş, tekvîr edildiği (dürüldüğü, nûru nârından ayrıldığı, ışığı giderildiği) zaman!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Güneş dürüldüğü (ve ziyası söndürüldüğü) zaman,
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Güneş, dürüldüğü zaman.
- **Ümit Şimşek Meali:** Güneş dürüldüğünde,
- **Yusuf Ali (English) Meali:** When the sun (with its spacious light) is folded up;

### 2. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Yıldızlar kararıp döküldüğü zaman,
- **Diyanet Vakfı Meali:** Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Yıldızlar düşüp, söndüğü zaman;
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Yıldızlar bulandığında,
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve yıldızlar bulandığı vakıt
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Yıldızlar (kararıb) düşdüğü zaman,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve yıldızlar, (karartılarak) döküldüğü zaman!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Yıldızlar bulanıb düştüğü zaman.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve yıldızlar döküldüğü zaman.
- **Ümit Şimşek Meali:** Yıldızlar saçıldığında,
- **Yusuf Ali (English) Meali:** When the stars fall, losing their lustre;

### 3. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Dağlar yerlerinden sökülüp yürütüldüğü zaman,
- **Diyanet Vakfı Meali:** Dağlar (sallanıp) yürütüldüğünde,
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 3,4. Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman;
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Dağlar, yürütüldüğü zaman,
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Dağlar yürütüldüğünde,
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve dağlar yürütüldüğü vakıt
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Dağlar (yer yüzünden koparılıb) yürütüldüğü zaman,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve dağlar, yürütüldüğü zaman!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Dağlar yürütüldüğü (toz duman olduğu) zaman,
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve dağlar yürütüldüğü zaman.
- **Ümit Şimşek Meali:** Dağlar yürütüldüğünde,
- **Yusuf Ali (English) Meali:** When the mountains vanish (like a mirage);

### 4. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Doğurması yaklaşmış gebe develer başıboş bırakıldığı zaman,
- **Diyanet Vakfı Meali:** Gebe develer salıverildiğinde,
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 3,4. Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman;
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Gebe develer salıverildiği zaman.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Kıyılmaz mallar bırakıldığında,
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve kıyılmaz mallar bırakıldığı vakıt
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Gebe develer (başı boş) salıverildiği zaman,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve yüklü develer, başıboş bırakıldığı zaman!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Kıyılmaz (canım) mallar terkedildiği zaman,
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve yüklü develer salıverildiği zaman.
- **Ümit Şimşek Meali:** Gebe develer başıboş kaldığında,
- **Yusuf Ali (English) Meali:** When the she-camels, ten months with young, are left untended;

### 5. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Vahşi hayvanlar bir araya getirildiği zaman,
- **Diyanet Vakfı Meali:** Vahşî hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde,
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Yabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman;
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman,
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Vahşi hayvanlar bir araya toplandığında,
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve vuhuş toplandığı vakıt
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Vahşî hayvanlar bir araya toplandığı zaman,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Vahşi hayvanlar, bir araya toplandığı zaman!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Bütün hayvanlar (kısas için) toplandığı zaman,
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Vahşi hayvanlar toplanıldığı zaman.
- **Ümit Şimşek Meali:** Vahşî hayvanlar toplandığında,
- **Yusuf Ali (English) Meali:** When the wild beasts are herded together (in the human habitations);

### 6. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Denizler ateşlenip kaynatıldığı zaman,
- **Diyanet Vakfı Meali:** Denizler kaynatıldığında,
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Denizler kaynaştırıldığı zaman;
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Denizler kaynatıldığı zaman,
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Denizler ateşlendiğinde (suları çekilip, volkanlar halinde ateş püskürdüğünde),
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve denizler ateşlendiği vakıt
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Denizler ateşlendiği zaman,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Denizler, tutuşturulduğu zaman!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Bütün denizler kaynayıb birbirine karıştığı zaman,
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve denizler ateş ile dolduğu zaman.
- **Ümit Şimşek Meali:** Denizler tutuştuğunda,
- **Yusuf Ali (English) Meali:** When the oceans boil over with a swell;

## Tefsir (1-6. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

İnsanları
imana ve Allah’a kulluğa sevk etmek için kıyâmetin dehşetli manzaraları ard
arda sunulur. İlk altı âyette kıyâmetin başlamasından hesap zamanına kadar
meydana gelecek korkunç hadiseler arz edilir. Verilen bilgilere göre:



**›** Güneş dürülüp
ışığı söndürülecek ve görünmez hale gelecek. Zira اَلتَّكْو۪يرُ
(tekvîr) kelimesinde, “sarık sarar gibi sarmak, dolamak, yuvarlatmak, dürmek,
katlamak, büzmek, ışığını giderip köreltmek” mânaları vardır. Genellikle
sarılan, katlanan, dürülen şey gözden uzak kaldığı için, “güneşin dürülmesi”,
ışığının söndürülerek görünmez hale gelmesi veya kütlesinin tamamen dağılıp
kaybolması anlamını taşımaktadır.



**›** Yıldızlar
kararacak, dökülüp sönecek. Çünkü اَلإنْكِدَارُ
(inkidâr) kelimesinde “bulanmak, dağılmak, düşmek” mânaları vardır. Kıyâmetle
birlikte kâinatın nizamı bozulacağı için anlaşılan o ki yıldızların da mevcut
düzenleri bozulacak, yörüngelerinden kayacak, birbirlerine çarparak uzay
boşluğunda dağılıp gideceklerdir. (bk. Mürselât 77/8)



**›** Dağlar
yerlerinde sökülüp yürütülecek. (bk. Kehf 18/47; Nebe 78/20)



**›** Doğumu
yaklaşmış gebe develer başıboş bırakılacak. اَلْعِشَارُ
(‘ışâr), اَلْعُشْرَةُ (‘uşra) kelimesinin
çoğuludur. “Uşra” on aylık gebe olup henüz doğurmamış deve demektir. Araplarca
böyle develer çok makbuldür. Sahibi, doğumu yaklaşmış olan böyle deveye sahip
çıkar ve onu gözü gibi korur. Demek ki, o günün dehşetiyle ne kadar kıymetli
olursa olsun her türlü dünya malının değeri insanın gözünden düşecek, onu
düşünecek mecâli kalmayacaktır. (bk. Hac 22/1-2)



**›** Vahşi
hayvanlar toplanıp bir araya getirilecek. Kıyametin dehşetiyle bulundukları
deliklerden, inlerden, yuvalardan fırlayıp öteden beri korktukları şeyleri
unutarak, birbirinden ve insanlardan çekinmeden meydanlara toplanacaktır. Yahut
tehlikeli yerlerden kaçıp daha güvenli yerlere koşacaklardır. Ya da kıyâmetin
şiddetiyle hepsi birden ölüp, cesetleri üst üste yığılacaktır.



**›** Denizler
ateşlenip kaynatılacak. اَلتَّسْج۪يرُ
(tescîr), “ateşlemek, ateşi tutuşturmak, yakmak, kaynatmak, ateşle doldurmak,
püskürtmek”, buna ilaveten “suyunu boşaltmak, kurutmak” mânalarına gelir. Birinci
mânaya göre denizler ateşlenecek, fokur fokur kaynatılıp suları birbirlerine
karıştırılacaktır. Oradaki sular ateş kesilecektir. Zaten su, yanıcı hidrojen
ile yakıcı oksijen gazlarının birleşmesinden oluştuğu için, bu terkip ayrışınca
hidrojen hemen alev alacak, oksijen de yanmayı hızlandıracaktır. İkinci mânaya
göre ise denizlerin suyu boşaltılıp kurutulacaktır.



Gelen âyetlerde ise hesap başlamasından itibaren
meydana gelecek hâdiseler peş peşe sıralanır:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/tekvir-suresi/1-ayeti-tefsiri)
- [1. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/tekvir-suresi/1-ayeti-meali.md)
- [1-6. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/tekvir-suresi/1-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (7)](https://www.kuranvemeali.com/tekvir-suresi/7-ayeti-tefsiri.md)
- [Tekvir Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/tekvir-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
