---
title: "Tâ-Hâ Sûresi 92-94. Ayet Tefsiri"
sure: "Tâ-Hâ"
sure_no: 20
ayet_no: 94
url: https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/94-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Tâ-Hâ Sûresi 94. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Tâ-Hâ Sûresi (20. sûre), 94. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/94-ayeti-tefsiri)

### 92. Ayet

## Arapça

قَالَ يَا هٰرُونُ مَا مَنَعَكَ اِذْ رَاَيْتَهُمْ ضَلُّواۙ

## Okunuşu

Kâle yâ hârûnu mâ mene’ake iż raeytehum dallû

### 93. Ayet

## Arapça

اَلَّا تَتَّبِعَنِۜ اَفَعَصَيْتَ اَمْر۪ي

## Okunuşu

Ellâ tettebi’an(i)(s) efe’asayte emrî

### 94. Ayet

## Arapça

قَالَ يَبْنَؤُ۬مَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَت۪ي وَلَا بِرَأْس۪يۚ اِنّ۪ي خَش۪يتُ اَنْ تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْل۪ي

## Okunuşu

Kâle yebne umme lâ te/ḣuż bilihyetî velâ bira/sî(s) innî ḣaşîtu en tekûle ferrakte beyne benî isrâ-île velem terkub kavlî

## Mealler

### 92. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Mûsâ döndüğünde olan bitenden habersiz kardeşine çıkıştı: “Ey Hârûn! Bunların sapıklığa düştüklerini gördüğünde sana ne engel oldu da,”
- **Diyanet Vakfı Meali:** 92, 93. (Musa, döndüğünde:) Ey Harun! dedi, sana ne engel oldu da, bunların dalâlete düştüklerini gördüğün vakit peşimden gelmedin? Emrime âsi mi oldun?
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 92,93. Musa gelince: "Harun! Onların sapıttığını görünce seni benim yolumdan gitmekten alıkoyan nedir? Benim emrime karşı mı geldin?" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 92,93. Mûsâ, (Tûr’dan dönünce) şöyle dedi: “Ey Hârûn! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** (Musa gelince kardeşine şöyle) dedi: "Ey Harun! bunların sapıklığa düştüğünü gördüğün vakit, seni engelleyen ne oldu?"
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ey Hârun, dedi, sana ne mani' oldu da bunların dalâlete düştüklerini gödüğün vakıt
- **Hasan Basri Çantay Meali:** 92,93. Musa (avdetinde) dedi ki: «Ey Harun, bunların sapdıklarını gördüğün zaman bana tâbi olmandan seni men eden ne idi? Sen benim emrime isyan mı etdin»?
- **Hayrat Neşriyat Meali:** 92,93. (Mûsâ dönünce:) “Ey Hârûn! Onları dalâlete düşmüş gördüğün zaman, seni benim yolumda gitmekten ne alıkoydu? Yoksa benim emrime karşı mı geldin?” dedi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** 92,93. Mûsa dönüşünde kardeşine) dedi ki: “- Harûn! Seni engelliyen ne oldu ki, bunların sapıklığa düştüğünü gördüğün vakit benim ardımca yürümedin (tavsiyemi tutub onlarla mücadele etmedin), emrime isyan mı ettin?”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Dedi ki: «Ey Harun! Onların dalâlete düştüklerini gördüğün zaman seni ne menetti?»
- **Ümit Şimşek Meali:** Musa “Ey Harun,” dedi. “Onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu?
- **Yusuf Ali (English) Meali:** (Moses) said: "O Aaron! what kept thee back, when thou sawest them going wrong,

### 93. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** “Söylediklerime uymadın, benim yolumdan gitmedin? Yoksa bilerek emrime karşı mı geldin?”
- **Diyanet Vakfı Meali:** 92, 93. (Musa, döndüğünde:) Ey Harun! dedi, sana ne engel oldu da, bunların dalâlete düştüklerini gördüğün vakit peşimden gelmedin? Emrime âsi mi oldun?
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 92,93. Musa gelince: "Harun! Onların sapıttığını görünce seni benim yolumdan gitmekten alıkoyan nedir? Benim emrime karşı mı geldin?" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 92,93. Mûsâ, (Tûr’dan dönünce) şöyle dedi: “Ey Hârûn! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** "(Neden) benim yolumu takip etmedin, benim emrime karşı mı geldin?"
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** benim ardımca gelmedin, emrime ısyan mı ettin
- **Hasan Basri Çantay Meali:** 92,93. Musa (avdetinde) dedi ki: «Ey Harun, bunların sapdıklarını gördüğün zaman bana tâbi olmandan seni men eden ne idi? Sen benim emrime isyan mı etdin»?
- **Hayrat Neşriyat Meali:** 92,93. (Mûsâ dönünce:) “Ey Hârûn! Onları dalâlete düşmüş gördüğün zaman, seni benim yolumda gitmekten ne alıkoydu? Yoksa benim emrime karşı mı geldin?” dedi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** 92,93. Mûsa dönüşünde kardeşine) dedi ki: “- Harûn! Seni engelliyen ne oldu ki, bunların sapıklığa düştüğünü gördüğün vakit benim ardımca yürümedin (tavsiyemi tutub onlarla mücadele etmedin), emrime isyan mı ettin?”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Ki, benim ardımca gelmedin? Emrime isyan mı ettin?»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Niçin bana uymadın? Yoksa emrime karşı mı geliyorsun?”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** "From following me? Didst thou then disobey my order?"

### 94. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Hârûn: “Ey anamın oğlu!” dedi, “sakalımı, başımı çekme! Doğrusu ben senin: «Sözümü dinlemedin de İsrâiloğulları arasına ayrılık soktun!» demenden korktum.”
- **Diyanet Vakfı Meali:** (Harun:) Ey annemin oğlu! dedi, saçımı sakalımı, yolma! Ben, senin: «İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün; sözümü tutmadın!» demenden korktum.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Harun: "Ey Annemoğlu! Saçımdan sakalımdan tutma; doğrusu İsrailoğulları arasına ayrılık koydun, sözüme bakmadın demenden korktum" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Hârûn: “Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Harun: "Ey anamın oğlu! Sakalımı ve başımı (saçımı) tutma. Ben senin 'İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözüme bakmadın' diyeceğinden korktum." dedi.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ey anamın oğlu dedi, sakalımı başımı tutma, emîn ol ki dediğime bakmadın da Benî İsraîl arasına tefrika düşürdün dersin diye korktum
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (Harun) dedi: «Ey anamın oğlu, sakalımı, başımı tutma. Hakikat, ben senin: — Isrâîl oğulları arasında ayrılık çıkardın, sözüme bakmadın, diyeceğinden korkdum».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Hârûn:) “Ey anamın oğlu! Sakalımı, başımı tutma! Doğrusu ben (onlara şiddet gösterseydim): 'İsrâiloğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü tutmadın!' diyeceğinden korktum!” dedi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** (Harûn şöyle) dedi: “- Ey anamın oğlu, sakalımı ve başımı (saçımı) yakalama. Ben, senin; “- İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın, sözüme bakmadın.” diyeceğinden korktum.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Dedi ki: «Ey anamın oğlu! Ne sakalımı ve ne de başımı tutma. Ben muhakkak senin, 'İsrailoğullarının aralarını dağıttın ve benim sözümü gözetir olmadın' diyeceğinden korktum.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Harun “Ey anamın oğlu, saçımı, sakalımı bırak,” dedi. “Ben senin 'Sözümü dinlemedin de İsrailoğullarının arasına ikilik soktun' demenden korktum.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** (Aaron) replied: "O son of my mother! Seize (me) not by my beard nor by (the hair of) my head! Truly I feared lest thou shouldst say, ´Thou has caused a division among the children of Israel, and thou didst not respect my word!´"

## Tefsir (92-94. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Hz.
Mûsâ dönüp kavminin içine düştükleri rezâleti görünce öfkesi daha da arttı.
Kardeşi Hârûn’u görür görmez sağ eliyle başından, sol eliyle de sakalından
yakaladı. Bu rezâletin, Hârûn’un ihmalinden kaynaklandığını düşünerek öncelikle
onu hesaba çekmek istedi. Vazifesini niçin düzgün yapmadığını, verdiği
tâlimatlara niçin uymadığını sordu. Çünkü Hz. Mûsâ Tûra giderken yerine Hârûn’u
vazifelendirmiş ve: **“Kavmim içinde benim yerime geç, onların hatalarını
düzelt; sakın ha bozguncuların yoluna uyma!”** demişti. (A‘râf 7/142) Bu tâlimata göre Hârûn, onların
saptığını görünce ya onlarla savaşmalıydı veya onları terk edip oradan
ayrılmalıydı. O, öğüt vermeyi tercih ettiğinden dolayı Hz. Mûsâ’nın bu azarına
muhatap olmuştur.

Hz.
Hârûn, Mûsâ (a.s.)’ın öfkesini yatıştırıp kendisine karşı merhametle
davranmasını sağlamak üzere ona: “Ey anamın oğlu!” diye hitap etmiştir. Çünkü
ana, şefkat ve merhametin timsâlidir. Ayrıca öz kardeş olduklarını hatırlatarak
kardeşlik hukukuna da dikkat etmesini istemiştir.

Hz.
Hârûn’un **“Sözümü dinlemedin de İsrâiloğulları arasına ayrılık soktun!”**
denmesi endişesine gelince: Hz. Mûsâ ona kavmiyle birlikte kalmasını emret­mişti.
Onları bırakıp çıkacak olsaydı, bir takım kimselerin arkasından gelecekleri,
bir takım kimselerin de buzağı ile birlik­te kalacakları korkusu vardı. Belki
de iş birbirlerinin kanlarını dökecek raddeye gelebilirdi. Ayrıca “bu işten
vazgeçin” diye onları alıkoymaya kalkışsaydı, aralarında bir çarpışma çıkabilir
ve daha tehlikeli bir durum sözkonusu olabilirdi. İşte Hz. Hârûn’un Mûsâ
(a.s.)’ın “Yoksa em­rime bilerek karşı mı geldin?” sözlerine cevabı budur.
A‘râf sûresinde ise bu durum karşısında
Hz. Hârûn’un:

**“Anamın
oğlu! İnan ki bu topluluk beni bir hiç yerine koydu. Az kalsın beni
öldürüyorlardı. Şimdi kalkıp bana düşmanları sevindirecek bir şey yapma ve beni
bu zalimler güruhuyla bir tutma” **(A‘râf 7/150) dediği haber
verilir.










Hârûn’dan
sonra hesap verme sırası Sâmirî’de:****

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/94-ayeti-tefsiri)
- [94. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/94-ayeti-meali.md)
- [92-94. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/92-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (93)](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/93-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (95)](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/95-ayeti-tefsiri.md)
- [Tâ-Hâ Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
