---
title: "Tâ-Hâ Sûresi 18-21. Ayet Tefsiri"
sure: "Tâ-Hâ"
sure_no: 20
ayet_no: 21
url: https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/21-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Tâ-Hâ Sûresi 21. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Tâ-Hâ Sûresi (20. sûre), 21. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/21-ayeti-tefsiri)

### 18. Ayet

## Arapça

قَالَ هِيَ عَصَايَۚ اَتَوَكَّؤُ۬ا عَلَيْهَا وَاَهُشُّ بِهَا عَلٰى غَنَم۪ي وَلِيَ ف۪يهَا مَاٰرِبُ اُخْرٰى

## Okunuşu

Kâle hiye ‘asâye etevekkeu ‘aleyhâ ve ehuşşu bihâ ‘alâ ġanemî veliye fîhâ meâribu uḣrâ

### 19. Ayet

## Arapça

قَالَ اَلْقِهَا يَا مُوسٰى

## Okunuşu

Kâle elkihâ yâ mûsâ

### 20. Ayet

## Arapça

فَاَلْقٰيهَا فَاِذَا هِيَ حَيَّةٌ تَسْعٰى

## Okunuşu

Feelkâhâ fe-iżâ hiye hayyetun tes’â

### 21. Ayet

## Arapça

قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ۠ سَنُع۪يدُهَا س۪يرَتَهَا الْاُولٰى

## Okunuşu

Kâle ḣużhâ velâ teḣaf(s) senu’îduhâ sîratehâ-l-ûlâ

## Mealler

### 18. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Mûsâ: “O benim asamdır; yürürken ona yaslanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim; ayrıca onunla daha pek çok ihtiyaçlarımı karşılarım” dedi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** O, benim asamdır, dedi, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim; benim ona başkaca ihtiyaçlarım da vardır.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Musa: "O benim değneğimdir, ona dayanırım, onunla davarıma yaprak silkerim, ondan daha birçok işlerde faydalanırım" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Mûsâ dedi ki: “O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Musa dedi: "O benim asâm (değneğim) dır, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkerim ve onda başka hacetlerim (faydalanacağım şeyler) de var"
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** O dedi: asâm, üzerine dayanırım ve onunla davarlarıma yaprak çırparım, benim onda daha diğer hacetlerim de vardır
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (Musa) dedi: «O, benim asamdır. Ona dayanırım. Onunla davarlarıma yaprak silkerim. Onda bana mahsus başkaca haacetler de vardır».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Mûsâ:) “O benim asâmdır. Ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim, benim için onda daha başka ihtiyaçlar da vardır” dedi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Musâ şöyle dedi: “- O benim asâm (değneğim); ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkerim ve benim onda başka hacetlerim de var.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Dedi ki: «O benim asamdır, ona dayanırım ve onunla koyunlarımın üzerine (yaprak silkerim ve benim için onda başka menfaatler de vardır.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Musa “O benim asâmdır,” dedi. “Ona dayanırım; onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla gördüğüm daha başka işler de vardır.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** He said, "It is my rod: on it I lean; with it I beat down fodder for my flocks; and in it I find other uses."

### 19. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Allah: “Onu yere at ey Mûsâ!” diye emretti.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Allah: Yere at onu, ey Musa! dedi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Allah: "Ey Musa! Bırak onu" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Allah, “Onu yere at ey Mûsâ!” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Allah: "Ey Musa! onu (yere) bırak"dedi.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Buyurdu ki bırak onu ya Musâ!
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Buyurdu: «Musa, onu (elinden) bırak».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Allah:) “Onu (yere) bırak, ey Mûsâ!” buyurdu.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Allah buyurdu ki: Onu yere bırak.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Buyurdu ki: «Ey Mûsa! Onu (elinden) bırakıver.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Allah “Onu at, ey Musa” buyurdu.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** ((Allah)) said, "Throw it, O Moses!"

### 20. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Mûsâ da hemen onu yere attı. Bir de ne görsün: asa hızla kıvrılıp giden kocaman bir yılan oluvermiş!
- **Diyanet Vakfı Meali:** Onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılan değil mi!
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Bırakınca, değnek hemen, koşan bir yılan oluverdi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Mûsâ da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla akan bir yılan olmuş!
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Musa da onu bıraktı, bir de ne görsün! o bir yılan olmuş koşuyor.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Bıraktı ne baksın o bir yılan olmuş koşuyor
- **Hasan Basri Çantay Meali:** O da bunu bırakdı. Bir de ne görsün: Koşub duran bir yılan (olmuş) dur o!
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Bunun üzerine (Mûsâ) onu (yere) bıraktı; bir de ne görsün, o bir yılan (olmuş), hızla hareket ediyor!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Mûsa da onu bıraktı, bir de ne görsün! O bir yılan olmuş koşuyor.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Hemen bırakıverdi, o derhal koşar bir yılan kesildi.
- **Ümit Şimşek Meali:** Musa onu attı; o da yılan oldu, yürüdü.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** He threw it, and behold! It was a snake, active in motion.

### 21. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Allah şöyle buyurdu: “Tut onu! Korkma! Biz onu tekrar eski hâline çevireceğiz.”
- **Diyanet Vakfı Meali:** Allah buyurdu: Al onu! Korkma! Biz onu şimdi ilk haline sokacağız.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 21,22,23. Allah: "Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Allah, şöyle dedi: “Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Allah buyurdu ki: "Tut onu, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz"
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Tut onu, buyurdu: ve korkma biz onu evvelki sîretine iade edeceğiz
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Buyurdu: «Tut onu, korkma. Biz onu yine evvelki şekline çevireceğiz».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Allah) buyurdu ki: “Onu al ve (bizim huzûrumuzda hiçbir şeyden) korkma! (Biz)onu yine evvelki hâline döndüreceğiz.”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Allah buyurdu ki: Tut onu, korkma. Biz onu evvelki haline çevireceğiz.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Buyurdu ki: «Onu tut ve korkma. Biz onu evvelki suretine iade ederiz.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Allah “Onu al, korkma,” buyurdu. “Biz onu tekrar eski haline getireceğiz.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** ((Allah)) said, "Seize it, and fear not: We shall return it at once to its former condition"..

## Tefsir (18-21. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Her şeyi bilen Allah Teâlâ, şüphesiz ki Mûsâ (a.s.)’ın elindekinin ne olduğunu öğrenmek için değil, ilâhî hitâbın dehşetiyle kendinden geçen Mûsâ’nın dikkatini elindeki asa üzerinde toparlayabilmesi için böyle sual buyurmuştur. Bir de onu asada ortaya çıkacak mûcizeyi tahammüle hazırlamak istemiştir. Eğer Cenâb-ı Hak onu, kendisini saran ilâhî heybetin tesiri altında bırakıverseydi, Mûsâ (a.s.)’ın kendi gayretiyle aklının başına gelmesi ve yapması gereken işlere güç yetirmesi bir daha mümkün olmayabilirdi.

Abdülkâdir Geylânî (k.s.), bu âyetleri şu şekilde açıklar:

*“Âyetlerde beyân olunan hâdiselerin maksadı, Mûsâ (a.s.)’ı Allah’ın kudretine muttalî kılmaktı. Tâ ki, Firavun’un saltanatı, O’nun gözünde büyük ve kudretli görünmesin! Diğer bir ilâhî gâye de, Firavun ve kavmiyle mücâdeleyi Mûsâ’ya öğretmekti. Böylece Allah, O’nu Firavun ve ahâlîsiyle savaşmaya hazırladı ve Mûsâ’yı hârikulâde şeylere muttalî kıldı. Zira önceleri o çekingen idi. Sonra Allah, onun kalbini genişletti. Kendisine hüküm, peygamberlik ve ilim verdi.”*

Hz. Mûsâ’nın asâsını yere atmasının, onun iç dünyasına âit bir irşad mâhiyetinde olduğu da anlaşılmaktadır. Şöyle ki:

Mûsâ (a.s.), **“Şu sağ elindeki de ne ey Mûsâ?”** (Tâhâ 20/17) suâline cevâben **“O benim asamdır”** (Tâhâ 20/18) diyerek onu kendine izâfe edince, yâni fânî bağlılıkları zikredince, Allah Teâlâ bunların atılmasını, bırakılıp terkedilmesini emretti. Nefs ve nefse ait olan kötü vasıflar, koca bir yılan hâlinde temessül etti. Böylece Mûsâ’ya nefsin hakîkati gösterildi. O ise korktu, ürktü ve ondan kaçtı. Bütün bunlarla ona bir bakıma şöyle denilmiş oldu:

“Ey Mûsâ! İşte bu yılan, Allah’tan başka şeylere bağlılık vasfının ta kendisidir. Bu nefsânî vasıf, şekillenmiş bir sûrette sahibine gösterilince, ondan ürker ve kaçar.”

**“Asânı yere at!”** (Tâhâ 20/19) emrinin diğer bir işârî mânası da şudur:

“Artık sen tevhîd sıfatı ile sıfatlanmışsın. Senin bir asâya dayanıp güvenmen, senin için kendisine dayanacağın ve kendisinden yardım dileyeceğin fânî bir varlığın olması, nasıl doğru ve yerinde olabilir? Nasıl olur da sen, o asâ ile şöyle yapıyorum, ondan istifade ediyorum ve onda benim için başka faydalar da var diyorsun? Tevhîd yolunda ilk adım, sebepleri terktir. Yâni mutlak tevekkül ve teslîmiyettir. O halde her türlü talep ve istekten vazgeç!” (Kuşeyrî, *Letâifü’l-İşârât*, II, 256-257)

Nitekim Hz. İbrâhim, melekler dâhil bütün fânîlerin yardımından müstağnî kalarak izâfetlerden sıyrılmıştı. Bu şekilde, yalnız Hakk’a tevekkül ve teslîmiyet okyanusuna dalması ile ona ateş, serin ve selâmet olmuştu. Bu sebeple:

*“Hakk’ın nidâsını işiten ve O’nun cemâlinin nûrunu gören kişi, Allah’tan başka dayandığı her şeyi bırakır. Allah’ın fazl u kereminden başka bir şeye dayanmaz. Nefsin arzularından sıyrılır”* denilmiştir.[1]

Hz. Mûsâ’nın ayağında ayakkabısı, elinde asası vardı. Ayak kaçmanın, el ise istemenin aletidir. Bu sebeple Cenâb-ı Hak, Hz. Mûsâ’nın kaçmamasına bir işaret olsun diye önce, “Ayakkabılarını çıkar” buyurmuş; sonra da “istemeyi bırakması”na işaret olsun diye, “Ey Mûsâ asanı yere bırak” buyurmuştur. Buna göre sanki Hak Teâlâ: “Sen, kaçma ve isteme makamında olduğun müddetçe, nefsinle meşgul olmuş, kendin için pay aramış olursun. O zaman da mârifetullâha uygun olacak şekilde, hâlis, saf ve sırf benim için olamazsın. Bu bakımdan, kulluğunun sadece bana ait olması için, kaçışı ve isteyişi bırakman gerekir” buyurmuş olmaktadır. (Fahreddin er-Râzî, *Mefâtîhu’l-gayb,* XXII, 24)

Allah Teâlâ Mûsâ (a.s.)’a hâriçte âfâkî bir mûcize olan asa mûcizesini gösterdikten sonra ikinci bir mûcize olarak da bizzat kendi üzerinde cereyan eden enfüsî bir mûcize göstermek istedi. Bu sebeple şöyle buyurdu:

[1] Allah Resûlü (s.a.s.)’in ümmetinin âlimlerini tekrîm ve taltif için buyurduğu:*“Ümmetimin âlimleri, İsrâiloğularıl peygamberleri gibidir!” *(Aclûnî, *Keşfü’l-Hafâ*, II, 64/1744) hadis-i şerifiyle alakalı olarak Şeyh Ebu’l-Hasen Şâzelî, sâdık bir rüyâsını şöyle nakleder: Bir tahtın üzerine Resûlullah (s.a.s.) oturmuş, diğer bütün peygamberler de etrafına dizilmişlerdi. Onların etrafında da sâlih âlimler vardı. Ben de durup onlara bakmaya ve sözlerini dinlemeye başladım. Bir ara Hz. Mûsâ, Efendimiz (s.a.s.)’e hitâben şöyle bir suâl sordu:

“–Ey Allah’ın Rasûlü! ‘*Ümmetimin âlimleri, İsrâiloğulları peygamberleri gibidir!* buyurmuştunuz. Şimdi bana onlardan birini gösterir misiniz?” Bunun üzerine Nebiyy-i Ekrem (s.a.s.):

*“–İşte bu!”* diyerek İmâm Gazâlî’yi gösterdi. Mûsâ (a.s.) da Gazâlî’ye bir suâl sordu. Gazâlî, bu suâle on tane cevap verdi. Mûsâ (a.s.), cevâbın suâle uygun olmadığını, suâlin bir tane olduğu hâlde cevâbın on tane olduğunu söyleyerek îtirazda bulundu. O zaman Gazâlî şöyle dedi:

“–Bu îtiraz sizin için de vâriddir. Çünkü Allah Teâlâ da Siz’e, ***«Şu sağ elindeki de ne ey Mûsâ?»*** diye sormuştu. Bu suâlin cevâbının Sadece «O benim asâmdır!» olması gerekirken, siz de birçok sıfatlar daha saydınız!..”

İmam Şâzelî (k.s) devamla der ki:

“Ben bu sırada Resûl-i Ekrem (s.a.s.)’in kadrinin büyüklüğünü, onun tahtı üzerinde, diğer peygamberlerin de yerde oturmalarını düşünürken, birisi, ayağı ile bana öyle bir vurdu ki, derhal kendime geldim. Meğer Mescid-i Aksâ’nın kandillerini yakmakta olan kayyım imiş. Bana:

*«–Hayret etme! Her şey Hz. Muhammed Mustafâ’nın nûrundan yaratıldı» *dedi. Bunu duyunca düşüp bayıldım. Ancak cemâat namazı kıldıktan sonra ayılabildim. Hemen kayyımı aradım. Fakat bugüne kadar bulamadım.” (Bursevî, *Rûhu’l-Beyân,* V, 446)

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/21-ayeti-tefsiri)
- [21. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/21-ayeti-meali.md)
- [18-21. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/18-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (20)](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/20-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (22)](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi/22-ayeti-tefsiri.md)
- [Tâ-Hâ Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/taha-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
