---
title: "Şûrâ Sûresi 7-9. Ayet Tefsiri"
sure: "Şûrâ"
sure_no: 42
ayet_no: 7
url: https://www.kuranvemeali.com/sura-suresi/7-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Şûrâ Sûresi 7. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Şûrâ Sûresi (42. sûre), 7. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/sura-suresi/7-ayeti-tefsiri)

### 7. Ayet

## Arapça

وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ قُرْاٰنًا عَرَبِيًّا لِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَا وَتُنْذِرَ يَوْمَ الْجَمْعِ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ فَر۪يقٌ فِي الْجَنَّةِ وَفَر۪يقٌ فِي السَّع۪يرِ

## Okunuşu

Ve keżâlike evhaynâ ileyke kur-ânen ‘arabiyyen litunżira umme-lkurâ vemen havlehâ ve tunżira yevme-lcem’i lâ raybe fîh(i)(c) ferîkun fî-lcenneti ve ferîkun fî-ssa’îr(i)

### 8. Ayet

## Arapça

وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَهُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ يُدْخِلُ مَنْ يَشَٓاءُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ وَالظَّالِمُونَ مَا لَهُمْ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ

## Okunuşu

Velev şâa(A)llâhu lece’alehum ummeten vâhideten velâkin yudḣilu men yeşâu fî rahmetih(i)(c) ve-zzâlimûne mâ lehum min veliyyin velâ nasîr(in)

### 9. Ayet

## Arapça

اَمِ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۚ فَاللّٰهُ هُوَ الْوَلِيُّ وَهُوَ يُحْيِ الْمَوْتٰىۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟

## Okunuşu

Emi-tteḣażû min dûnihi evliyâ/(e)(s) fa(A)llâhu huve-lveliyyu ve huve yuhyî-lmevtâ ve huve ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)

## Mealler

### 7. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Şehirlerin anası Mekke halkı ile onun çevresindekileri uyarman ve geleceğinde şüphe bulunmayan toplanma gününün dehşetinden sakındırman için sana böylece Arapça bir Kur’an vahyediyoruz. O gün geldiğinde insanlardan bir kısmı cennette, bir kısmı ise çılgın alevli cehennemde olacaktır.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Şehirlerin anası (olan Mekke'de) ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları korkutman için, sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik. (İnsanların) bir bölümü cennette, bir bölümü de çılgın alevli cehennemdedir.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Böylece şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarman, şüphe götürmeyen toplanma günü ile uyarman için sana Arapça okunan bir Kitap vahyettik. İnsanların bir takımı cennete, bir takımı da çılgın alevli cehenneme girer.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Böylece biz sana Arapça bir Kur'ân indirdik ki, şehirlerin anası (olan Mekke) halkını ve etrafındakileri uyarasın ve hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet gününün dehşetinden onları korkutasın. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve işte böyle sana Arabî bir Kur'an vahiyetmekteyiz ki Ümmülkurayı ve çevresindekileri sakındırasın ve o toplama gününün dehşetini haber veresin onda şübhe yok, bir fırka Cennette, bir fırka saîrde
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Şehirlerin anası (halkı) na ve etrafında bulunanlara gelecek tehlikeleri haber vermen için ve hakkında hiçbir şübhe bulunmayan o toplanma gününün dehşetiyle korkutman için sana böyle Arabca bir Kur'an vahyetdik. (Onlardan) bir takımı cennetde, bir takımı cehennemdedir.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** İşte sana böyle Arabca bir Kur'ân vahyettik ki, şehirlerin anasını (Mekke'yi) ve onun etrâfındaki (bütün yeryüzü belde)leri(ni) korkutasın ve (geleceği) hakkında hiç şübhe olmayan o toplanma günü (kıyâmet) ile (onları) korkutasın! (O gün) bir kısım (insanlar) Cennette, bir kısım (insanlar) da alevli ateştedir.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Şehirlerin esası olan Mekke halkını ve bütün etrafındaki memleketler halkını sakındırasın ve hakkında şübhe olmıyan o kıyamet gününün dehşetini haber veresin diye, sana böyle Arabca bir Kur'an vahyettik. O kıyamet gününde toplananlardan bir kısmı (müminler) cennettedir, bir kısmı (kâfirler) de cehennemdedir.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve işte sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik ki, Ümmü'lKurâ'yı ve onun çevresinde bulunanları korkutasın ve kendinde şüphe olmayan o toplanma gününden korkutasın. Bir fırka cennettedir ve bir fırka da cehennemdedir.
- **Ümit Şimşek Meali:** Beldelerin anası ile onun çevresindekileri uyarman ve geleceğinde kuşku olmayan toplanma gününden sakındırman için, sana böylece Arapça bir Kur'ân vahyetmiş bulunuyoruz. O gün insanların bir kısmı Cennette, bir kısmı da çılgın alevlerin içindedir.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Thus have We sent by inspiration to thee an Arabic Qur´an: that thou mayest warn the Mother of Cities and all around her,- and warn (them) of the Day of Assembly, of which there is no doubt: (when) some will be in the Garden, and some in the Blazing Fire.

### 8. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Allah dileseydi insanları doğru yol üzere bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine kavuşturur. Zâlimlere gelince, onlar için ne işlerini üzerine alacak bir koruyucu vardır, ne de bir yardımcı.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Allah dileseydi onları bir tek millet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine kavuşturur; zalimlerin ise hiçbir dostu ve yardımcısı yoktur.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Eğer dilemiş olsaydı hepsini bir tek ümmet yapardı. Ama, O, rahmetine dilediğini kavuşturur. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı olmaz.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Allah dileseydi, onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Eğer Allah dileseydi bütün insanları bir tek ümmet yapardı. Fakat O yalnız dilediğini rahmetinin içine almaktadır. Zalimler için ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Dilese idi Allah elbet hepsini bir ümmet de yapardı ve lâkin dilediğini rahmetine koyuyor da zalimlere gelince ne bir veliy var onlara ne de bir nasîr
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Eğer Allah dileseydi onları elbet birtek ümmet de yapardı. Fakat O, kimi dilerse onu rahmetine sokar. Zaalimler (e gelince:) Onların ne bir haamisi, ne de (başkaca) bir yardımcısı yokdur.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Hâlbuki Allah dilese idi, onları elbette (hepsi îmân etmiş) tek bir ümmet yapardı; fakat(O), dilediğini (hikmetine binâen kendi lütfundan) rahmetine koyar. Zâlimlere gelince, onlar için ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Eğer Allah dileseydi, bütün insanları tek bir ümmet (aynı dine bağlı kimseler) yapardı; fakat dilediğini rahmetine koyar. Zalimlere ise, bir dost da yok, bir yardımcı da yok...
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve eğer Allah dilemiş olsa idi elbette onları bir ümmet kılmış olurdu. Velâkin dilediği kimseyi rahmetine girdirir. Zalimlere gelince onlar için ne bir velî ve ne de bir yardımcı vardır.
- **Ümit Şimşek Meali:** Allah dileseydi, onların hepsini tek bir ümmet yapardı. Fakat Allah dilediğini rahmetine eriştirir. Zalimlerin ise ne bir dostu vardır, ne de bir yardımcısı.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** If Allah had so willed, He could have made them a single people; but He admits whom He will to His Mercy; and the Wrong-doers will have no protector nor helper.

### 9. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Gerçek bu iken, Allah’tan başka işlerini havale edecekleri dostlar mı ediniyorlar? Oysa işlerin kendine havale edileceği gerçek dost, asıl koruyucu yalnızca Allah’tır. Ölüleri diriltecek olan da O’dur. O’nun her şeye gücü yeter.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Yoksa onlar Allah'tan başka dostlar mı edindiler? Halbuki dost yalnız Allah'tır. O ölüleri diriltir, her şeye kadirdir.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Demek onlar Allah'tan başka dostlar edindiler? Oysa dost, ancak Allah'tır. O, ölüleri diriltir. Her şeye Kadir'dir.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Yoksa onlar Allah’tan başka dostlar mı edindiler? Hâlbuki gerçek dost Allah’tır. O, ölüleri diriltir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Yoksa onlar Allah'tan başka dostlar mı edindiler? Oysa asıl dost Allah'tır. Ölüleri diriltecek olan da O'dur. O'nun her şeye gücü yeter.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Yoksa ondan beride veliylerimi idindiler? Fakat Allahdır ancak veliy, ölüleri o diriltir, ve her şey'e kadîr odur
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Yoksa onlar Allahdan başkasını dostlar mı edindiler? İşte Allah! (Asıl) dost Odur. Ölüleri O diriltir. O, herşey'e hakkıyle kaadirdir.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Yoksa (kendilerine) O'ndan başka dostlar mı edindiler? İşte asıl dost, ancak Allah'dır ve ölüleri O diriltir. Çünki O, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Yoksa o kâfirler, Allah'dan başka yardımcılar mı edindiler? İşte Allah! yardımcı (velî) ancak O'dur. Ölüleri O diriltir, O her şeye kadirdir.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Yoksa ondan başkasını velîler mi edindiler? Fakat Allah'tır, O'dur velî olan ve O, ölüleri diriltir. Ve O her şey üzerine bihakkın kâdirdir.
- **Ümit Şimşek Meali:** Onlar Allah'tan başka veliler mi edindiler? Oysa asıl veli Allah'tır. Ölüleri O diriltir; Onun herşeye gücü yeter.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** What! Have they taken (for worship) protectors besides Him? But it is Allah,- He is the Protector, and it is He Who gives life to the dead: It is He Who has power over all things,

## Tefsir (7-9. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

اُمّ الْقُرٰى (Ümmü’l-Kurâ), Mekke’dir. Mekke, insan
hayatının buradan başlayıp yayılması, içerisinde yeryüzünün ilk mâbedi olan
Kâbe’nin bulunması, orada Makâm-ı İbrâhim, Hacer-i Esved gibi ilâhî nişânelerin
bulunması gibi sebeplerle şerefli kılınmış ve bu yüzden ona “Şehirlerin Anası”
rütbesi verilmiştir. “Çevresi”nden maksat ise tüm dünyadır. Kur’an ilk olarak
Mekke halkını sonra da zaman, zemin ve imkânlar elverdikçe dalga dalga tüm
dünya halklarını uyarmak için Arapça indirilmiş cihanşumûl bir kitaptır. Arapça
bilenler onu, orijinal diliyle okuyup anlayacak ve gereğince amel edeceklerdir.
Arapça bilmeyenlere de onun mâna ve mesajları anlayacakları dille tebliğ
edilecektir. Zaten realitede de durum böyle gerçekleşmiştir. Şunu belirtelim
ki, Kur’an’ın Allah kelâmı oluşunda hiçbir şüphe bulunmamakla beraber, herkesin
ona inanma gibi bir mecbûriyeti de yoktur. Allah Teâlâ’nın küllî iradesi böyle
tecelli etmiştir. Bu yüzden insanlar ya kendi tercih ve ihtiyarlarıyla Kur’an’a
inanıp Allah’ın rahmetine ereceklerdir. Ya da onu inkâr edip cehenneme
gireceklerdir. Fakat doğrusu, her şeye kadir olup ölüleri de diriltecek olan
hakiki Velî’nin Allah olduğunu bilip sadece o “Gerçek Dost”a kulluk yapmaktır.
Her türlü problemimizin çözümünde O’nun hükmüne baş vurup boyun eğmektir:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/sura-suresi/7-ayeti-tefsiri)
- [7. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/sura-suresi/7-ayeti-meali.md)
- [7-9. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/sura-suresi/7-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (6)](https://www.kuranvemeali.com/sura-suresi/6-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (10)](https://www.kuranvemeali.com/sura-suresi/10-ayeti-tefsiri.md)
- [Şûrâ Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/sura-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
