---
title: "Saf Sûresi 10-13. Ayet Tefsiri"
sure: "Saf"
sure_no: 61
ayet_no: 12
url: https://www.kuranvemeali.com/saf-suresi/12-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Saf Sûresi 12. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Saf Sûresi (61. sûre), 12. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/saf-suresi/12-ayeti-tefsiri)

### 10. Ayet

## Arapça

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى تِجَارَةٍ تُنْج۪يكُمْ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ

## Okunuşu

Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû hel edullukum ‘alâ ticâratin tuncîkum min ‘ażâbin elîm(in)

### 11. Ayet

## Arapça

تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتُجَاهِدُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۙ

## Okunuşu

Tu/minûne bi(A)llâhi ve rasûlihi ve tucâhidûne fî sebîli(A)llâhi bi-emvâlikum ve enfusikum(c) żâlikum ḣayrun lekum in kuntum ta’lemûn(e)

### 12. Ayet

## Arapça

يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً ف۪ي جَنَّاتِ عَدْنٍۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۙ

## Okunuşu

Yaġfir lekum żunûbekum ve yudḣilkum cennâtin tecrî min tahtihâ-l-enhâru ve mesâkine tayyibeten fî cennâti ‘adn(in)(c) żâlike-lfevzu-l’azîm(u)

### 13. Ayet

## Arapça

وَاُخْرٰى تُحِبُّونَهَاۜ نَصْرٌ مِنَ اللّٰهِ وَفَتْحٌ قَر۪يبٌۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ

## Okunuşu

Ve uḣrâ tuhibbûnehâ(s) nasrun mina(A)llâhi ve fethun karîb(un)(k) ve beşşiri-lmu/minîn(e)

## Mealler

### 10. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Ey iman edenler! Sizi pek acı bir azaptan kurtaracak çok kârlı bir ticâretin yolunu size bildireyim mi?
- **Diyanet Vakfı Meali:** Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak ticareti size göstereyim mi?
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Ey inananlar! Sizi can yakıcı bir azabdan kurtaracak, kazançlı bir yolu size göstereyim mi?
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Ey iman edenler! Sizi elem dolu bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi size?
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Ey İman edenler! Sizi acı bir azabdan kurtaracak ticareti size göstereyim mi?
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ey o bütün iyman edenler! Size öyle bir ticaret göstereyim mi ki sizleri elîm bir azâbdan kurtarır
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Ey îman edenler, — elem verici bir azâbdan sizi kurtaracak — bir ticâret (yolunu) göstereyim mi size?
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ey îmân edenler! Sizi (pek) elemli bir azabdan kurtaracak bir ticâreti, size göstereyim mi?
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Ey iman edenler; Size öyle bir kazanç göstereyim mi ki, sizleri acıklı bir azabdan kurtarıversin?
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ey imân etmiş olanlar! Size bir ticaret üzerine rehberlik edeyim ki, sizi pek acılı bir azaptan kurtarır.
- **Ümit Şimşek Meali:** Ey iman edenler! Acı bir azaptan kurtaracak bir ticaretin yolunu size göstereyim mi?
- **Yusuf Ali (English) Meali:** O ye who believe! Shall I lead you to a bargain that will save you from a grievous Penalty?-

### 11. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Allah’a ve Rasûlü’ne gerektiği gibi inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihâd edersiniz. Eğer bilirseniz, sizin için hayırlı olan budur.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Allah'a ve Resûlüne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Allah'a ve Peygamberine inanırsınız; Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla cihat edersiniz; bilseniz, bu sizin için en iyi yoldur.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Allah’a ve peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Allah'a ve Resulüne inanırsınız, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda savaşırsınız. Eğer bilirseniz sizin için en iyisi budur.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Allah ve Resulüne iyman edip mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda mücahede eylersiniz, bu sizin için çok hayırlıdır, eğer bilir iseniz
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Allaha ve peygamberine îman (da sebat) eder, mallarınızla, canlarınızla da Allah yolunda çarpışırsınız. Bu, sizin için, eğer bilirseniz, çok hayırlıdır.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Allah'a ve Resûlüne îmân edip, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihâd edersiniz! Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Allah'a ve Peygamberine iman edib mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda mücahede edersiniz. Bu sizin için çok hayırlıdır; eğer bilirseniz.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Allah'a ve O'nun peygamberine imân edersiniz. Ve Allah'ın yolunda mallarınız ile ve nefisleriniz ile mücâhedede bulunursunuz. İşte bu, sizin için çok hayırlıdır. Eğer bilir kimseler oldu iseniz.
- **Ümit Şimşek Meali:** Allah'a ve Resulüne iman eder, malınızla ve canınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Bir bilseniz, bu sizin hakkınızda daha hayırlıdır.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** That ye believe in Allah and His Messenger, and that ye strive (your utmost) in the Cause of Allah, with your property and your persons: That will be best for you, if ye but knew!

### 12. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Böyle yaparsanız Allah sizin günahlarınızı bağışlar, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere; sonsuz nimet ve ebedî mutluluk di­yarı olan Adn cennetlerindeki çok güzel köşklere yerleştirir. En büyük başarı ve kurtuluş işte budur!
- **Diyanet Vakfı Meali:** İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi zemininden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Böyle yaparsanız, Allah günahlarınızı size bağışlar, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. Büyük kurtuluş budur.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** (Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** (Eğer böyle yaparsanız Allah) sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Günahlarınızı mağfiret buyurur ve sizi altından ırmaklar akar Cennetlere ve Adn Cennetlerinde hoş hoş meskenlere koyar, işte büyük kurtuluş «fevzi azîm» odur
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (Böyle yaparsanız O, sizin günâhlarınızı yarlığar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adin cennetlerindeki çok güzel saraylara sokar. İşte bu, en büyük kurtuluş (seâdet) dir.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Böyle yaparsanız, O) günahlarınızı size bağışlar ve sizi, altlarından ırmaklar akan Cennetlere ve Adn Cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş, budur!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** (Bunu yaptığınız takdirde) Allah, günahlarınızı bağışlar ve sizi (ağaç ve köşkleri) altından ırmaklar akar cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel ve hoş saraylara koyar. İşte bu, en büyük kurtuluştur.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Sizin için günahlarınızı yarlığar ve sizi altından ırmaklar akar cennetlere ve Adn cennetlerinde tertemiz konaklara girdirir. Bu ise en büyük bir kurtuluştur.
- **Ümit Şimşek Meali:** O zaman Allah sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan Cennetlere ve Adn Cennetlerindeki çok güzel meskenlere yerleştirir. İşte asıl büyük bahtiyarlık budur.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** He will forgive you your sins, and admit you to Gardens beneath which Rivers flow, and to beautiful mansions in Gardens of Eternity: that is indeed the Supreme Achievement.

### 13. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Hoşunuza gidecek bir başka lutuf daha var: Allah’ın yardımı ve pek yakında gerçekleşecek bir fetih! Mü’minleri müjdele!
- **Diyanet Vakfı Meali:** Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih. Müminleri (bunlarla) müjdele.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Bundan başka, sevdiğiniz bir şey daha: Allah katından bir yardım ve yakın bir zafer vardır. İnananlara müjde ver.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Seveceğiniz başka bir kazanç daha var: Allah’tan bir yardım ve yakın bir fetih (Mekke’nin fethi). (Ey Muhammed!) Mü’minleri müjdele!
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Seveceğiniz bir şey daha var: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih.. Müminleri müjdele.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Diğer biri de ki onu seveceksiniz; Allahdan nusrat ve yakın bir fetih, hem mü'minleri müjdele
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (Sizin için) seveceğiniz diğer (aacil bir ni'met) daha (var ki o da) Allahdan nusret ve yakın fetih (dir). (Habîbim) sen mü'minlere (bu nusreti ve fethi) müjdele.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve kendisini seveceğiniz diğer bir şey daha vardır: Allah'dan bir zafer ve yakın bir fetih! (Ey Habîbim!) Mü'minleri müjdele!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Başka bir kazanç daha ki, onu seveceksiniz, (sizin olmasını isteyeceksiniz): Allah'dan (Peygamberin Kureyş kâfirleri üzerine vuku bulacak olan) bir zaferdir; ve yakın bir fetihtir, (Mekke'nin fethidir). (Ey Rasûlüm), müminleri, (dünyada zaferle, ahirette cennetle) müjdele.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve kendisini sevdiğiniz bir başka (nîmet de) vardır ki, o da Allah'tan bir nusrettir ve yakın bir fetihtir ve müminleri müjdele.
- **Ümit Şimşek Meali:** Ve hoşlanacağınız birşey daha: Allah'ın yardımı ve yakın bir fetih. Müjdele o mü'minleri!
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And another (favour will He bestow,) which ye do love,- help from Allah and a speedy victory. So give the Glad Tidings to the Believers.

## Tefsir (10-13. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Saîd
b. Cübeyr’den rivayete göre ashâb-ı kirâm **“Sizi pek acı bir azaptan
kurtaracak çok kârlı bir ticaretin yolunu size bildireyim mi?”** (Saff 61/10)
âyet-i kerîmesi nâzil olunca “Bu ticaretin hangisi olduğunu bilsek mallarımızı
onun yolunda versek” dediler de Allah Tealâ: **“Allah’a ve Rasûlü’ne gerektiği
gibi inanır...”** âyet-i kerîmesini indirdi. (Suyûtî, *Lübâbu’n-Nukûl*,
II,167)



Mukâtil
(r.h.) şöyle anlatıyor: Bu âyet-i kerîmeler Osman b. Maz’ûn hakkında nâzil
oldu. Bir gün Resûlullah (s.a.s.)’a: “Bana izin versen de hanımım Havle’yi
boşasam, rahip gibi yaşasam. Bunun için kendimi hadım etsem, eti kendime haram
kılsam, hiçbir gece uyumasam, oruçsuz hiçbir gün geçirmesem” demişti.
Resûlullah (s.a.s.) da ona: *“Nikâh benim sünnetimdendir. İslâm’da rahiblik
yoktur. Benim ümmetimin rahibliği Allah yolunda cihaddır, ümmetimin hadımlığı
da oruçtur. Allah’ın size helâl kıldığı hoş ve temiz şeyleri kendinize haram
kılmayın. Benim sünnetimdendir ki gece uyurum, kalkıp ibâdet de ederim, bazı
günler oruç tutarım, bazı günler de oruç tutmam. Kim benim sünnetimden yüz
çevirirse benden değildir”* buyurdu. Osman: “Ey Allah’ın Rasûlü! Hangi
ticaret Allah’a daha sevgili, bilsem de o ticareti yapsam” dedi ve işte bunun
üzerine bu âyet-i kerîmeler nâzil oldu. (Kurtubî, *el-Câmi‘*, XVIII, 57)



Allah
yolunda gösterilen gayretin ve dökülen terin ne kadar kıymetli olduğunu Ziyâ
Paşa şöyle dile getirir:



*“Her
katresi bir gevher-i yektâdan e’azdır.*



*Allah
için ol yaş ki akar dîde-i terden.”*



“Allah
için, Allah’ın dinine hizmet yolunda insanın ter gözeneklerinden dökülen her
bir ter damlası, eşsiz güzellikte kıymetli bir cevherden daha yüce ve
değerlidir.”



Mallarıyla
canlarıyla Allah yolunda cihad edenlere iki mükâfat müjdelenmiştir:



Birincisi;
âhiret mükâfâtı: Bunlar günahların bağışlanıp içinden ırmaklar akan cennetlere
varmak, sonsuz nimet ve ebedî mutluluk yeri olan Adn cennetlerindeki çok hoş ve
çok güzel saraylara, köşklere yerleşmek.



İkincisi;
dünya mükâfâtı: Allah’ın yardımı ve yakın bir fetih. “Yakın fetih”ten maksat
sahâbe-i kirâm için müjdelenen Hudeybiye anlaşması, Mekke’nin fethi, Allah’ın
müslümanlara nasip edeceği ganimetler, daha sonra İran ve Bizans ülkelerini
fethedilmesi vs. olabilir. Nitekim bu sûreden sonra inen fetih sûresinde
Resûlullah (s.a.s.)’e “Açık bir fetih” verildiği bildirilir. (Feth 48/1) Bu
fetih, daha çok Hudeybiye anlaşması olarak tefsir edilir. Yine o sûrede “feth-i
karîb” yani yakın bir fetih ve ganimetlere de işaret edilir. (bk. Fetih
48/18-19)



Müjdelenen
bu yardımlar, fetihler ve zaferler hem Resûlullah (s.a.s.) zamanında, hem de
sonraki dönemlerde bir bir gerçekleşmiştir. Yine de gerçekleşmeye devam
edecektir. Dünyevî müjdelerin gerçekleşmesi, Kur’an’ın haber verdiği âhiret
mükâfatlarının gerçekleşeceğinin de açık bir delilidir.



**“Allah’ın
yardımı ve pek yakında gerçekleşecek bir fetih! Mü’minleri müjdele!”** (Saff 61/13) âyeti, târih boyu
savaşlarda mü’min askerlerin morallerini ve savaş heyecanlarını artırıcı bir
ifade olarak sık sık tekrarlanmıştır. Hususiyle Osmanlı’da ordunun mutlaka
muzaffer olacağı inancını kuvvetlendirmek üzere mehteranın icra ettiği musiki eşliğinde
coşkulu bir şekilde seslendirilmesi, manevî bir anane olarak devam
ettirilmiştir.



Size
müjdelenen bu nimetlere ulaşmak istiyorsanız:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/saf-suresi/12-ayeti-tefsiri)
- [12. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/saf-suresi/12-ayeti-meali.md)
- [10-13. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/saf-suresi/10-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (11)](https://www.kuranvemeali.com/saf-suresi/11-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (14)](https://www.kuranvemeali.com/saf-suresi/14-ayeti-tefsiri.md)
- [Saf Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/saf-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
