---
title: "Ra'd Sûresi 14. Ayet Tefsiri"
sure: "Ra'd"
sure_no: 13
ayet_no: 14
url: https://www.kuranvemeali.com/rad-suresi/14-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Ra'd Sûresi 14. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Ra'd Sûresi (13. sûre), 14. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/rad-suresi/14-ayeti-tefsiri)

## Arapça

لَهُ دَعْوَةُ الْحَقِّۜ وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَسْتَج۪يبُونَ لَهُمْ بِشَيْءٍ اِلَّا كَبَاسِطِ كَفَّيْهِ اِلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَالِغِه۪ۜ وَمَا دُعَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ

## Okunuşu

Lehu da’vetu-lhakk(i)(s) velleżîne yed’ûne min dûnihi lâ yestecîbûne lehum bişey-in illâ kebâsiti keffeyhi ilâ-lmâ-i liyebluġa fâhu vemâ huve bibâliġih(i)(c) vemâ du’âu-lkâfirîne illâ fî dalâl(in)

## Mealler

- **Ömer Çelik Meali:** Gerçek dua ve ibâdet, ancak Allah’a yapılan dua ve ibâdettir. Müşriklerin, O’ndan başka yalvardıkları putlar, kendilerine hiçbir şekilde karşılık veremez. Onların durumu, tıpkı ağzına su gelsin diye iki avucunu açık bir şekilde suya doğru uzatıp öylece bekleyen kimse gibidir. Oysa bu şekilde onun ağzına su hiçbir zaman gelmeyecektir. İşte kâfirlerin duası da hep böyle boşa gider.
- **Diyanet Vakfı Meali:** El açıp yalvarmaya lâyık olan ancak O'dur. O'nun dışında el açıp dua ettikleri onların isteklerini hiçbir şeyle karşılamazlar. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan kimse gibidir. Halbuki (suyu ağzına götürmedikçe) su onun ağzına girecek değildir. Kâfirlerin duası kuşkusuz hedefini şaşırmıştır.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Gerçek dua ve ibadet ancak O'nadır. O'ndan başka çağırdıkları putlar kendilerine hiçbir cevap vermezler. Durumları, suyun ağzına gelmesi için avuçlarını ona açmış bekleyen adamın durumu gibidir. Hiçbir zaman suya kavuşamaz. İşte kafirlerin yalvarışıda böyle, boşunadır.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Gerçek dua ancak O’nadır. O’ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı hâlde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kâfirlerin duası daima boşa çıkar.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Gerçek dua O'nadır. O'nun dışında yalvarıp durdukları ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Hak duâ ancak onadır, ondan başka yalvarıp durdukları ise onları hiç bir şeyle icabet etmezler, onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucuna açana benzer ki o, ona gelmez, kâfirlerin duâsı hep bir dalâl içindedir
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Hak (olan) da'vet (ve düâ) ancak Onadır. Onu bırakıb çağırdıkları (düâ etdikleri putlar) ise kendilerine hiç bir şeyle icabet etmezler. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan (adam) gibidir ki o, buna asla ulaşıcı değildir. Kâfirlerin düâsı sapıklık içinde kalmakdan başka (bir mahiyyetde) değildir.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Hak duâ (ve da'vet) ancak O'nadır. O'ndan başka (kendilerine) duâ etmekte oldukları şeyler (putlar) ise, kendilerine hiçbir şekilde cevab veremezler; (onlar) ancak ağzına erişsin diye suya doğru iki avucunu açan kimse gibidir; hâlbuki (elini suya doğru açmakla) o (su, onun ihtiyâcını anlayıp da) ona ulaşıcı değildir. Kâfirlerin (kendi putlarına olan) duâsı da (böyle) sapıklık içinde kalmaktan başka bir şey değildir.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Makbul olan dua, ancak Allah'a olan duadır. O'ndan başka (müşriklerin) yalvarıp durduklaı putlar ise, kendilerine hiç bir şeyle karşılık vermezler. O kâfirlerin hali, kuyu başında, su, ağzına gelsin diye, suya doğru iki avucunu açıp uzatana benzer ki, su ona yükselip gelmez (çünkü his ve idraki yoktur. İşte putlar da böyledir. Asla fayda veya zarar veremezler.) kâfirlerin dua ve ibadetleri, sapıklıkta ve boşuna yerde olmaktan başka bir şey değildir.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Hak olan davet, Allah içindir. Ve o kimseler ki, Allah'tan başkalarına duada bulunurlar, kendileri için hiçbir şey ile icabet etmezler. Ancak ağzına erişsin diye suya karşı iki avucunu açan kimse gibidir. Halbuki, o su ona ulaşıcı değildir. Kâfirlerin duaları ise ancak bir sapıklık içindedir.
- **Ümit Şimşek Meali:** Hak olan dua Ona yapılandır. Onların Allah'tan başka yalvardıkları ise kendilerine cevap veremez. Onların hali, ağzına su gelsin diye ellerini suya doğru açan, ancak bir türlü su kendisine ulaşmayan kimsenin hali gibidir. Kâfirlerin duası işte böyle boşa çıkmaya mahkûmdur.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** For Him (alone) is prayer in Truth: any others that they call upon besides Him hear them no more than if they were to stretch forth their hands for water to reach their mouths but it reaches them not: for the prayer of those without Faith is nothing but (futile) wandering (in the mind).

## Tefsir

### Ömer Çelik Tefsiri

Gerçek
davet Hakk’ın davetidir. Ona doğru koşmak ve ona icâbet etmek gerekir. Gerçek
dua da, Allah’a yapılan duadır. Onun dışındakiler, yapılan dualara hiçbir şeyle
ve hiçbir şekilde karşılık veremezler. Sonra Allah Teâlâ, kendisinden gayrisine
tapan ve dua edenlerin durumlarını şöyle canlı bir tablo ile canlandırmaktadır:

Sahnede
bir insan bulunmaktadır. Bu kişi, oldukça susamış ve neredeyse susuzluktan
nefesi kesilmiştir. Yine oracıkta yüksek bir gözeden şırıl şırıl tertemiz bir
su akmaktadır. Adam ağzını açmış, susuzluktan bitap düşmüş bir halde suyun
yanına varıyor. Ağzını uzatıp suyu içecek yerde öyle yapmıyor. Tersine, ağzına
ulaşsın diye iki kolunu suya doğru uzatıyor. Daha ilginci elleri ve
parmaklarının aralıkları da açık bir şekilde bunu yapıyor. Bu yolla ağzına
suyun ulaşıp susuzluktan kurtulması mümkün değildir. Çünkü parmakları
birbirinden iyice ayrılmış açık bir elde su asla durmaz. Adam öyle susuzluktan
ağzı kurumuş, kolları da suya doğru uzanmış, elleri suyun altında açık bir
tarzda sahnede bekliyor, biz de onu bu haliyle izliyoruz. İşte Allah’ı inkâr
eden kâfirlerin, O’nun dışındaki varlıklara tapınmaları ve yalvarmaları da
böyledir.

Temsilden
şöyle bir mâna çıkarmak da mümkündür: Şimdi su cansızdır. Ellerini kendine
uzatan kimseyi, onun susuzluğunu ve ihtiyacını hissetmez, görmez. O kimseye
karşılık vermeye ve onun ağzına kendiliğinden ulaşmaya güç yetiremez. Aynı
şekilde kâfirlerin dua ettikleri putlar da cansızdır, onların dualarını
duyamaz, onlara karşılık veremezler. Onlara bir fayda vermeye de güçleri
yetmez. (Fahreddin er-Râzî, *Mefâtîhu’l-gayb,* XIX, 29) Bu haliyle suya
kavuşup susuzluğunu gidermek isteyen ve bu uğurda çırpınan kişinin uğraşıları
boşuna olduğu gibi, Allah’tan başkalarına dua edenlerin duaları da boşunadır.








Netice
olarak anlaşılmaktadır ki dua ve ibâdet edilmeye lâyık olan yalnızca Allah
Teâlâ’dır. Çünkü:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/rad-suresi/14-ayeti-tefsiri)
- [14. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/rad-suresi/14-ayeti-meali.md)
- [14. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/rad-suresi/14-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (13)](https://www.kuranvemeali.com/rad-suresi/13-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (15)](https://www.kuranvemeali.com/rad-suresi/15-ayeti-tefsiri.md)
- [Ra'd Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/rad-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
