---
title: "Neml Sûresi 28. Ayet Tefsiri"
sure: "Neml"
sure_no: 27
ayet_no: 28
url: https://www.kuranvemeali.com/neml-suresi/28-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Neml Sûresi 28. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Neml Sûresi (27. sûre), 28. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/neml-suresi/28-ayeti-tefsiri)

## Arapça

اِذْهَبْ بِكِتَاب۪ي هٰذَا فَاَلْقِهْ اِلَيْهِمْ ثُمَّ تَوَلَّ عَنْهُمْ فَانْظُرْ مَاذَا يَرْجِعُونَ

## Okunuşu

İżheb bikitâbî hâżâ feelkih ileyhim śümme tevelle ‘anhum fenzur mâżâ yerci’ûn(e)

## Mealler

- **Ömer Çelik Meali:** “Şu mektubumu götürüp onların yanına bırak; sonra onlardan biraz öteye çekil de hangi neticeye varacaklarını gözle!”
- **Diyanet Vakfı Meali:** Şu mektubumu götür, onu kendilerine ver, sonra onlardan biraz çekil de, ne sonuca varacaklarına bak.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Şu yazımı götür, onlara at, sonra bir yana çekil, varacakları sonuca bak."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** “Benim şu mektubumu götür onlara at, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** "Şu mektubumu götür, onu kendilerine ver, sonra onlardan biraz çekil de, ne sonuca varacaklarına bak."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Şu mektubumu götür bırak onlara, sonra dön kendilerinden de bak ne neticeye varacaklar
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Şu mektubumu götür, onu kendilerine bırak. Sonra onlardan biraz çekil de bak neye dönecekler»?
- **Hayrat Neşriyat Meali:** “Bu mektûbumu götür de kendilerine bırak; sonra onlardan (biraz öteye) çekil de, ne (netîce)ye varacaklarına bak!”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Bu mektubumu götür de bırak onlara. Sonra yanlarından çekil de bak, ne neticeye varacaklar.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Şu mektubum ile git, hemen onlara bırak, sonra onlardan çekil de bak ki, neye varacaklar?»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Şu mektubumu götür, onlara bırak; sonra bir kenara çekil ve ne yapacaklarına bak.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** "Go thou, with this letter of mine, and deliver it to them: then draw back from them, and (wait to) see what answer they return"...

## Tefsir

### Ömer Çelik Tefsiri

Hüdhüd’ün “sana Sebe’ halkından çok mühim ve doğuluğu kesin bir haber getirdim” sözünde devlete arz olunacak haberlerin iyi araştırılarak şüpheden uzak olması gereğine; Hz. Süleyman’ın da “doğru söyleyip söylemediğine bakacağız” sözünde de devlet başkanın her duyduğu habere güvenerek harekete geçmemesinin ve o haberin doğruluğunu mutlaka araştırmasının önemine işaret vardır. Nitekim âyet-i kerîmede buyrulur:

**“Ey iman edenler! Size, ‘hiçbir endişe, iç burkulması duymadan dinin emir ve yasaklarını açıktan açığa çiğneyebilen ve yalana aldırmayan’ bir kimse önemli bir haber getirecek olursa bunun doğru olup olmadığını iyice araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa karşı haksız bir saldırıda bulunur, sonra da yaptığınıza pişman olursunuz!” **(Hucurât 49/6)****

Ayrıca burada “haber-i vâhid”in[1] kesin bilgi ifade etmediğine, doğru ya da yanlış olma ihtimalinin bulunduğuna, dolayısıyla bu hususta “caiz” sınırında durmak gerektiğine bir delâlet görmek mümkündür. Diğer yönden o haberi getireni hemen reddetmeyip, verdiği haberin doğru veya yanlış olduğuna bakmanın lüzûmuna da bir işaret vardır. Süleyman (a.s.), Hüdhüd’ün mazeretini kabul ederek onu cezalandırmaktan vazgeçmiştir. Bununla devlet başkanının ve mevkilerine göre diğer idârecilerin, halkın mazeretlerini kabul edip cezalandırmayı bırakmaları tavsiye olunmaktadır.

Bu âyet-i kerîmeler, müşriklere ve dinden habersiz insanlara mektuplar gönderip bu yolla onları İslâm’a daveti bir üsul olarak önümüze koyar. Ayrıca dinin tebliği bakımından günümüzün mektup, telefon, telgraf, mesaj, mail gibi tüm iletişim vasıtalarının etkin bir şekilde kullanımını teşvik eder. Nitekim Resûlullah (s.a.s.), Medine döneminde pek çok devlet başkanı ve kabile reisine İslâm’ı tebliğ etmek üzere mektuplar göndermiştir.

Hüdhüd mektubu alıp gitti, emredildiği gibi mektubu onların yanına bıraktı. Bir kenara çekilip Belkis ve tayfasının ne yapacaklarını ve mektuptaki taleplere nasıl bir karşılık vereceklerini beklemeye başladı:

[1] Haber-i vâhid: Tek kişinin verdiği haber.

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/neml-suresi/28-ayeti-tefsiri)
- [28. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/neml-suresi/28-ayeti-meali.md)
- [28. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/neml-suresi/28-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (27)](https://www.kuranvemeali.com/neml-suresi/27-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (29)](https://www.kuranvemeali.com/neml-suresi/29-ayeti-tefsiri.md)
- [Neml Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/neml-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
