---
title: "Mutaffifin Sûresi 29-33. Ayet Tefsiri"
sure: "Mutaffifin"
sure_no: 83
ayet_no: 32
url: https://www.kuranvemeali.com/mutaffifin-suresi/32-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Mutaffifin Sûresi 32. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Mutaffifin Sûresi (83. sûre), 32. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/mutaffifin-suresi/32-ayeti-tefsiri)

### 29. Ayet

## Arapça

اِنَّ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا كَانُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَضْحَكُونَۘ

## Okunuşu

İnne-lleżîne ecramû kânû mine-lleżîne âmenû yadhakûn(e)

### 30. Ayet

## Arapça

وَاِذَا مَرُّوا بِهِمْ يَتَغَامَزُونَۘ

## Okunuşu

Ve-iżâ merrû bihim yeteġâmezûn(e)

### 31. Ayet

## Arapça

وَاِذَا انْقَلَبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمُ انْقَلَبُوا فَكِه۪ينَۘ

## Okunuşu

Ve-iżâ-nkalebû ilâ ehlihimu-nkalebû fekihîn(e)

### 32. Ayet

## Arapça

وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُٓوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَٓالُّونَۙ

## Okunuşu

Ve-iżâ raevhum kâlû inne hâulâ-i ledâllûn(e)

### 33. Ayet

## Arapça

وَمَٓا اُرْسِلُوا عَلَيْهِمْ حَافِظ۪ينَۜ

## Okunuşu

Vemâ ursilû ‘aleyhim hâfizîn(e)

## Mealler

### 29. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Günahlara dalmış inkârcı suçlular, dünyada iken mü’minlerle alay edip, onlara gülüyorlardı.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Doğrusu o suç işleyenler inananlara gülüyorlardı.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Evet, o cürm işleyenler iyman edenlere gülüyorlardı
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Hakıykat, günâh işleyen (o kâfir) ler îman edenlerden kimine gülerlerdi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Şübhesiz ki o suç işleyen (kâfir)ler, bir kısım îmân edenlere (dünyada iken)gülerlerdi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Doğrusu o günahkar müşrikler, iman edenlere gülüyorlardı.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Muhakkak o kimseler ki günah işlemişlerdi, imân etmiş olanlara gülerlerdi.
- **Ümit Şimşek Meali:** Dünyada, mücrimler iman edenlere gülerlerdi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Those in sin used to laugh at those who believed,

### 30. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Yanlarından geçerken kaş göz hareketleriyle onları küçümsüyorlardı.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Onlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle alay ederlerdi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Mü’minler yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Onlara uğradıkları vakit birbirlerine göz kırpıyorlardı.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve onlara uğradıkları zaman birbirlerine göz kırpıyorlardı
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (Mü'minler) yanlarından geçerlerken birbirlerine kaş göz işaretleri yaparlardı.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve onların yanlarından geçtiklerinde, (alay ederek) birbirlerine kaş göz işâreti yaparlardı.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Müminler, o kafirlerin yanlarından geçtiklerinde, birbirlerine işaret yaparak (müminleri) ayıblıyorlardı.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve onların yanlarından geçer oldukları zaman, birbirlerine karşı göz işareti yaparlardı.
- **Ümit Şimşek Meali:** Yanlarından geçerken kaş göz oynatırlardı.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And whenever they passed by them, used to wink at each other (in mockery);

### 31. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Dostlarının yanına dönerken, yaptıkları bu densizliğe sevinip övünerek dönüyorlardı.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Ailelerine döndüklerinde, (alaylarından dolayı) keyiflenerek dönerlerdi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Ailelerine dönerken zevk ve neşe içinde gülüşe gülüşe dönüyorlardı.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Evlerine döndükleri zaman zevklenerek dönüyorlardı.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve evlerine döndükleri zaman zevklanarak dönüyorlardı
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Aailelerine döndükleri vakit (bu maskaralıklarından) zevk duyarak dönerlerdi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Âilelerine döndükleri zaman da (onlarla alay etmekten) zevk duyan kimseler olarak dönerlerdi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Evlerine (ailelerine) döndükleri zaman, zevk duyarak dönüyorlardı.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve kendi tâifeleri yanlarına döndükleri zaman pürzevk bir halde dönerlerdi.
- **Ümit Şimşek Meali:** Ahbaplarının yanına dönerken de eğlenerek dönerlerdi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And when they returned to their own people, they would return jesting;

### 32. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Mü’minleri gördükleri zaman da: “Bunlar gerçekten sapıtmış tipler!” diyorlardı.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Müminleri gördüklerinde: «Şüphesiz bunlar sapıtmış» derlerdi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Mü’minleri gördükleri vakit, “Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir” diyorlardı.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Müminleri gördükleri vakit; "işte bunlar sapıklar" diyorlardı.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve onları gördükleri vakıt ha, işte bunlar sapıklar diyorlardı
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Onları gördükleri zaman «Bunlar muhakkak sapıklardır» terlerdi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve onları gördüklerinde: “Şübhesiz bunlar gerçekten sapıtmış kimseler!” derlerdi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Müminleri gördükleri vakit: “- İşte bunlar sapıklardır.” diyorlardı.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve onları gördükleri vakit derlerdi ki: «İşte bunlar sapıklardır.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Onları gördüklerinde ise “İşte bunlar sapıklar” derlerdi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And whenever they saw them, they would say, "Behold! These are the people truly astray!"

### 33. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Oysa onlar, mü’minler üzerine gözcü ve denetleyici olarak görevlendirilmiş değillerdi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Halbuki onlar, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Hâlbuki onlar, mü’minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Oysa onlar müminler üzerine bekçi olarak gönderilmemişlerdi.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Halbuki üzerlerine gözcü gönderilmemişlerdi
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Halbuki onlar (mü'minlerin) üzerlerine gözcüler olarak gönderilmemişlerdi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Hâlbuki (o kâfirler), onların üzerine muhâfızlar olarak gönderilmemişlerdi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Halbuki, üzerlerine gözcü gönderilmemişlerdi.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Halbuki bunlar, onların üzerlerine gözeticiler olarak gönderilmemişlerdi.
- **Ümit Şimşek Meali:** Oysa onlar mü'minlere gözcü olsun diye gönderilmemişlerdi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** But they had not been sent as keepers over them!

## Tefsir (29-33. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Müşrikler,
bir kısım fakir müslümanlarla alay ediyorlar, üstlerine gülüyorlar, o mü’minler
yanlarından geçerken kaş göz işaretleriyle onlarla alay ediyorlar ve onları
küçümsüyorlardı. Evlerine dönerlerken, bugün müslümanlarla nasıl alay ettik,
küçük düşürerek onlarla nasıl eğlendik, diye seviniyorlardı. müslümanların,
sadece Resûlullah (s.a.s.)’in âhiretten, cennet ve cehennemden söz etmesinden
korkarak aptallaştıklarını ve önlerine serilmiş bunca dünyevî zevkten
vazgeçtiklerini söylüyorlar; onları sapıklıkla suçluyorlardı. Tüm bunları
sadece boş bir ümit için yaptıklarını iddia ediyorlardı. Onların, dünyanın
nimetlerinden vazgeçerek, uzak bir ümit için çile çektiklerini, güya cehennem
diye bir yer varmış da, onlar oradaki azaptan korkuyor olduklarını
düşünüyorlardı. İşte bu âyetlerin bu gibi durumların üzerine indiği
anlaşılmaktadır. (bk. Fahreddin er-Râzî, *Mefâtîhu’l-gayb,* XXXI, 92)
Fakat kâfirlerin bu halleri sadece Asr-ı Saadet’e mahsus değildir. Her dönemde
din düşmanları, fakir olsun, zengin olsun müslümanlarla alay etmekte, değişik
sebeplerle onlara gülmekte, gözleriyle ve sözleriyle onları küçümsemektedirler.
Halbuki böyle düşünen, böyle konuşan inkârcılar, o günahkâr suçlular,
müminlerin üzerlerine Allah tarafından bekçi olarak gönderilmemişlerdir.
Kendileri, sonlarını düşünmeyerek günah içinde yuvarlanırken, onlara
acıyorlarmış gibi doğru veya sapık yolda olduklarına hakemlik ve tanıklık
etmeye onların hiçbir hakları yoktur. Bunu sadece kendi kendilerine vazife
edinmişlerdir. Tamamen boş ve anlamsız bir işle meşgul olmaktadırlar. Âyetler,
hali böyle olan tüm inkârcılara hitap etmektedir.



Mahşer günü roller değişecek:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/mutaffifin-suresi/32-ayeti-tefsiri)
- [32. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/mutaffifin-suresi/32-ayeti-meali.md)
- [29-33. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/mutaffifin-suresi/29-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (31)](https://www.kuranvemeali.com/mutaffifin-suresi/31-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (34)](https://www.kuranvemeali.com/mutaffifin-suresi/34-ayeti-tefsiri.md)
- [Mutaffifin Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/mutaffifin-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
