---
title: "Mü'min Sûresi 47-48. Ayet Tefsiri"
sure: "Mü'min"
sure_no: 40
ayet_no: 48
url: https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/48-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Mü'min Sûresi 48. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Mü'min Sûresi (40. sûre), 48. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/48-ayeti-tefsiri)

### 47. Ayet

## Arapça

وَاِذْ يَتَحَٓاجُّونَ فِي النَّارِ فَيَقُولُ الضُّعَفٰٓؤُ۬ا لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ عَنَّا نَص۪يبًا مِنَ النَّارِ

## Okunuşu

Ve-iż yetehâccûne fî-nnâri feyekûlu-ddu’afâu lilleżîne-stekberû innâ kunnâ lekum tebe’an fehel entum muġnûne ‘annâ nasîben mine-nnâr(i)

### 48. Ayet

## Arapça

قَالَ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُٓوا اِنَّا كُلٌّ ف۪يهَٓا اِنَّ اللّٰهَ قَدْ حَكَمَ بَيْنَ الْعِبَادِ

## Okunuşu

Kâle-lleżîne-stekberû innâ kullun fîhâ inna(A)llâhe kad hakeme beyne-l’ibâd(i)

## Mealler

### 47. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Kâfirler cehennemin ortasında birbirleriyle çekişecek, dünyadayken zayıf düşürülüp ezilenler büyüklük taslayan liderlerine: “Doğrusu biz size uymuştuk. Şimdi hiç olmazsa ateş azabının bir kısmını olsun bizden savabilir misiniz?” diyecekler.
- **Diyanet Vakfı Meali:** (Kâfirler) ateşin içinde birbirleriyle çekişirlerken zayıf olanlar, o büyüklük taslayanlara: Biz size uymuştuk. Şimdi ateşin birazını bizden savabilir misiniz? derler.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, güçsüzler, büyüklük taslayanlara: "Doğrusu biz size uymuştuk, şimdi ateşin bir parçasını olsun bizden savabilir misiniz?" derler.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara, “Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını üzerimizden kaldırabilir misiniz?” derler.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Hele ateş içinde birbirlerini protesto ederlerken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara: "Hani bizler size tabi idik. Şimdi siz bizden bir ateş nöbetini savabiliyor musunuz?" derler.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve hele ateş içinde biribirlerine (ıhticac) protesto ederlerken: o vakıt zuafa kısmı o büyüklük taslıyanlara diyorlardır: hani bizler sizin tebeanız idik, şimdi siz bizden bir ateş nevbetini savabiliyor musunuz?
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (Kâfirler) ateşin içinde birbiriyle hüccetler göster (erek çekiş) irlerken zaîf olanlar o büyüklük taslayanlara «Biz, sizin tebeanızdık. Şimdi siz ateşden bir cüz'ünü olsun bizden savabilir misiniz?» der(ler).
- **Hayrat Neşriyat Meali:** O vakit (Cehennem ehli) ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar o büyüklük taslayanlara der ki: “Gerçekten biz (dünyada iken) size tâbi' olanlar idik. Şimdi siz ateşin birazını olsun, bizden def' edebilir kimseler misiniz?”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Hatırla o vakti ki, (kâfirlerin önderleri ile ayak takımları) ateşde birbirleriyle çekişirlerken zayıf olanlar, büyüklük taslıyanlara (önderlerine) şöyle diyecekler: “- Biz (dünyada) size itaatkâr idik. Şimdi siz, bizden ateşin bir kısmını savabiliyor musunuz?”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Hatırla o vakti ki, ateş içinde birbirleriyle muhasemede bulunurlar. O vakit zayıf olanlar, ululanmış bulunanlara derler ki: «Şüphe yok, biz size tâbi olmuş idik, şimdi siz bizi bir miktar ateşten kurtarabilir misiniz?»
- **Ümit Şimşek Meali:** Ateşte çekişip dururlarken, güçsüz olanlar, büyüklük taslayanlara derler ki: “Biz size uymuştuk. Şimdi bizden ateşin birazını olsun savabiliyor musunuz?”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Behold, they will dispute with each other in the Fire! The weak ones (who followed) will say to those who had been arrogant, "We but followed you: Can ye then take (on yourselves) from us some share of the Fire?

### 48. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Büyüklük taslayanlar ise: “Görmüyor musunuz? Şu an hepimiz birlikte o ateşin içindeyiz. Gerçek şu ki Allah, artık kulları arasında hükmünü vermiş, iş bitmiş!” diye karşılık verecekler.
- **Diyanet Vakfı Meali:** O büyüklük taslayanlar ise: Doğrusu hepimiz bunun içindeyiz. Şüphe yok ki Allah kulları arasında vereceği hükmü verdi, derler.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Büyüklük taslayanlar: "Doğrusu hepimiz onun içindeyiz. Allah kullar arasında şüphesiz hüküm vermiştir" derler.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Büyüklük taslayanlar ise şöyle derler: “Biz hepimiz ateşin içindeyiz. Şüphesiz Allah, kullar arasında (böyle) hüküm vermiştir.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Büyüklük taslayanlar da şöyle derler: "Evet, hepimiz onun içindeyiz. Allah kulları arasında hükmünü vermiştir."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Büyüklük taslıyanlar da şöyle demektedirler: evet, hepimiz onun içindeyiz, çünkü Allah, kulları Beyninde hukmünü verdi
- **Hasan Basri Çantay Meali:** O büyüklük satanlar (şöyle) dediler (diyecekler): «biz (de, siz de) hepimiz bunun içindeyiz. Şübhe yok ki Allah kulları arasında (vereceği) hükmü verdi».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Büyüklük taslayanlar (da): “Doğrusu biz hep berâber onun içindeyiz; şübhesiz ki Allah, kullar arasında gerçekten hükm(ünü) vermiştir” derler.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Büyüklük taslayıb imandan yüz çevirenler de şöyle diyecektir: “- Biz topyekün o ateş içindeyiz. Doğrusu Allah, kulları arasında (gerekli) hükmünü verdi. (Müminleri cennete koydu, kâfirleri cehenneme soktu).”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ululanmış olanlar da derler ki: «Şüphe yok, bizler cümleten bunun (bu azabın) içindeyiz. Muhakkak ki, Allah kulları arasında hükmetmiştir.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Büyüklük taslayanlar ise “Hepimiz ateşteyiz,” derler. “Artık Allah kulları arasında hükmünü vermiştir.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Those who had been arrogant will say: "We are all in this (Fire)! Truly, Allah has judged between (his) Servants!"

## Tefsir (47-48. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Madem
büyüklük taslayanların cehennem azabını hafifletmeye güçleri yetmeyecekse, o
halde dünyada geçici korkular ve basit menfaatler için onların peşine takılmaya
gerek yoktur. Onları terk edip, peygambere uyarak ebedi hayatta işe yarayacak
ve yüz güldürecek bir yol izlemek lazımdır. Değilse cehennemde şöylesine tam
bir ümitsizlik ve çaresizlik içinde kalmak mukadder olur:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/48-ayeti-tefsiri)
- [48. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/48-ayeti-meali.md)
- [47-48. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/47-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (47)](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/47-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (49)](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/49-ayeti-tefsiri.md)
- [Mü'min Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
