---
title: "Mü'min Sûresi 45-46. Ayet Tefsiri"
sure: "Mü'min"
sure_no: 40
ayet_no: 46
url: https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/46-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Mü'min Sûresi 46. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Mü'min Sûresi (40. sûre), 46. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/46-ayeti-tefsiri)

### 45. Ayet

## Arapça

فَوَقٰيهُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِ مَا مَكَرُوا وَحَاقَ بِاٰلِ فِرْعَوْنَ سُٓوءُ الْعَذَابِۚ

## Okunuşu

Fevakâhu(A)llâhu seyyi-âti mâ mekerû(s) ve hâka bi-âli fir’avne sû-u-l’ażâb(i)

### 46. Ayet

## Arapça

اَلنَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُوًّا وَعَشِيًّاۚ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ۠ اَدْخِلُٓوا اٰلَ فِرْعَوْنَ اَشَدَّ الْعَذَابِ

## Okunuşu

Ennâru yu’radûne ‘aleyhâ ġuduvven ve ’aşiyyâ(en)(s) ve yevme tekûmu-ssâ’atu edḣilû âle fir’avne eşedde-l’ażâb(i)

## Mealler

### 45. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Neticede Allah onu, Firavun ve yönetiminin kurdukları tuzakların şerrinden korudu. Buna karşılık Firavun ehlini o korkunç azap kuşatıverdi:
- **Diyanet Vakfı Meali:** Nihayet Allah, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden bu zatı korudu, Firavun'un kavmini ise kötü azap kuşatıverdi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Allah o adamı, kurmak istedikleri tuzaktan korudu. Kötü azap Firavun'un adamlarını sardı.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Allah, onu, onların hilelerinin kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini, azâbın en kötüsü kuşattı.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Allah o mümini, onların kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu. Firavun'un adamlarını ise, o kötü azab kuşattı.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** onun için Allah onu onların kurdukları mekrin fenâlıklarından korudu da Âli Fir'avni o kötü azâb kuşattı
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Nihayet, Allah onların kurdukları tuzakların fenalıklarından bu (zâti) korudu. Fir'avnın kavmini ise kötü azâb kuşatıverdi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Nihâyet Allah onu, kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu; Fir'avun âilesini ise o azâbın kötüsü kuşatıverdi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Nihayet Allah onu (iman etmiş olan adamı), Firavun taraftarlarının hilesinden korudu. Firavun kavmini ise, o kötü azab kuşatıverdi (denizde boğuldular).
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Nihâyet Allah O'nu yaptıkları hilelerin kötülüklerinden korudu. Fir'avun'un kavmini ise azabın fenalığı kuşattı.
- **Ümit Şimşek Meali:** Allah o kimseyi, Firavun ehlinin kurdukları tuzağın şerrinden korudu. Firavun ehlini ise o kötü azap kuşatıverdi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Then Allah saved him from (every) ill that they plotted (against him), but the burnt of the Penalty encompassed on all sides the People of Pharaoh.

### 46. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Ateş! Sabah akşam onun karşısına getirilecek ve ona maruz bırakılacaklar. Kıyâmetin kopacağı gün ise: “Firavun ehlini cehennemdeki en şiddetli azaba sürükleyin!” denilecek.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Onlar sabah akşam o ateşe sokulurlar. Kıyametin kopacağı gün de: Firavun ailesini azabın en çetinine sokun (denilecek)!
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Onlar, sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün, "Firavun'un adamlarını azabın en ağırına sokun"denir.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** (Öyle bir) ateş ki, onlar sabah-akşam ona sunulurlar. Kıyametin kopacağı günde de, “Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun” denilecektir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Onlar, sabah akşam ateşe arzolunurlar. Kıyamet kopacağı gün de: "Firavun hanedanını azabın en şiddetlisine tıkın!" (denilecektir).
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ateş, onlar sabah akşam ona arzolunur dururlar, saat kıyam edeceği gün de tıkın Âli Fir'avni en şiddetli azâba
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (Azâbdan biri de) ateşdir ki onlar buna sabah, akşam arzolunacaklar, kıyametin kopacağı gün de «Fir'avn haanedânını azabın en çetinine sokun» (denilecek).
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (O kötü azab) ateştir! (Onlar) sabah akşam ona arz olunurlar. Kıyâmet kopacağı gün ise: “Fir'avun âilesini azâbın en şiddetlisine sokun!” (denilecektir).
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Onlar (kabirlerinde kıyamet gününe kadar) sabah ve akşam ateşe arz edilecekler. Kıyamet koptuğu gün de: “- Firavun kavmini en şiddetli azaba sokun.” denilecektir.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ateş ki onun üzerine sabahleyin ve akşamleyin arz-olunurlar ve Kıyamet kâim olacağı günde Fir'avun'un hanedanını azabın en şiddetlisine girdiriniz (denilir).
- **Ümit Şimşek Meali:** Ateşe sunulurlar sabah akşam; kıyamet kopunca da sokun Firavun ehlini azabın en şiddetlisine!
- **Yusuf Ali (English) Meali:** In front of the Fire will they be brought, morning and evening: And (the sentence will be) on the Day that Judgment will be established: "Cast ye the People of Pharaoh into the severest Penalty!"

## Tefsir (45-46. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Öyle
anlaşılıyor ki bu zat çok muteber bir mevkide olduğundan, bu sözlerine rağmen
Firavun ona ilk merhalede bir zarar verememiştir. Gerçekleri korkusuzca dile
getiren o mü’min adamı yüce Allah Firavun’un ve kabinesinin hazırladığı tuzağın
tüm kötülüklerinden korumuştur. Ona ne bu dünyada ne de bundan sonraki hayatta
hiçbir kötülük dokunmamıştır. Fakat en yakın çevresinin bile Mûsa’yı kabul
ettiğini gören Firavun, ondan etkilenenleri tasfiye etme planlarına
girişmiştir. Bu arada Hz. Mûsâ’ya İsrâioğulları’yla birlikte Mısır’dan çıkma
emri gelmiş, peşine düşen Firavun da ordusuyla birlikte azabın en kötüsüyle
kuşatılarak suda boğulmuştur.



Bu
âyetlerde Firavun ve âilesine sırasıyla verilecek olan üç farklı azaptan
bahsedilir:



**›** 
**“Firavun ehlini o korkunç azap kuşatıverdi”** (Mü’min
40/45): Bu, Hz. Mûsâ ve beraberindeki İsrâiloğullarını kovalarken Kızıl denizde
boğulmalarıdır.



**›** 
**“Ateş! Sabah akşam onun karşısına getirilecek ve ona maruz
bırakılacaklar”** (Mü’min 40/46): Bu, berzah âleminde vuku bulacak bir
cezalandırmadır. Bunun şiddeti cehennem azabına göre azdır. Ateşin içine
girmezler, onunla yüz yüze getirilirler. Onlar boğulmalarında kıyamet gününe
kadar geçecek süre içinde sabah akşam o ateş ile karşı karşıya getirilerek
dehşet içinde kalırlar. Aslında bu azap
sadece Firavun ve kavmine mahsus olmayıp, tüm kâfirler için geçerlidir. Firavun
sadece bir misaldir. Mü’min ve sâlih kullara ise, ölümlerinden kıyamete kadar
geçecek süre içinde âhirette kendilerini bekleyen o güzel cennet manzaraları
sabah akşam gösterilecektir.



Nitekim
Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur:



*“Sizden
herhangi bir kimse öldüğünde sabah ve akşam ona kalacağı yer gösterilir. Eğer
cennet ehlinden ise cennet ehlinden birisi olarak ona yeri gösterilir. Şayet
cehennem ehlinden ise yine cehen­nem ehlinden birisi olarak yeri gösterilir ve:
«Yüce Allah kıyamet günü buraya seni göndereceği vakte kadar senin kalacağın
yer bura­sıdır» denilir.”* (Buhârî, Cenâiz 89; Müslim, Cennet 65)



Bu
sebepledir ki Nebiyy-i Ekrem (s.a.s.), dualarında kabir azabından Allah’a
sığınırdı, müslümanlara da ondan Allah’a sığınmalarını tavsiye ederdi. (Buhârî,
Ezân 49; Müslim, Cennet 67)



Resûlullah
(s.a.s.), yanından geçmekte olduğu iki mezar hakkında şöyle buyurdu:



*“Bu
ikisi, hayatta iken küçümseyerek işledikleri birer büyük günah yüzünden azap
görüyorlar. Evet, aslında işledikleri günahlar büyüktür. Biri koğuculuk
yapardı. Diğeri ise abdest bozarken idrarından sakınmaz, iyice temizlenmezdi.”* (Buhârî,
Vudû 55, 56; Müslim, Taharet 111)



Resûlullah
(s.a.s.) şöyle buyurmuştur:



*“Kabirdeki
ölü, denizde boğulmak üzere olan ve dehşet içerisinde yardım isteyen kimse
gibidir. Babasından, anasından, kardeşinden, samîmî ve sâdık arkadaşından bir
dua bekler. Şayet bir dua gelecek olsa, bu onun için dünya ve içindekilerden
daha kıymetli ve sevimli olur. Şüphesiz Allah, kabir ehline, dünyadakilerin
duası bereketiyle dağlar misâli ecir verir. Dirilerin ölülere gönderebileceği
en iyi hediye ise onlar için istiğfâr etmek ve onlar adına sadaka vermektir.”* (Deylemî, *Firdevs,*IV, 103/6323; Ali el-Mütteki, *Kenzu’l-ummâl,* XV, 694/42783; XV,
749/42971)



Dolayısyla
bahsi geçen âyet-i kerîme ve bir kısmını burada zikrettiğimiz hadis-i şerifler,
kabir azabının kesinliğini ortaya koymaktadır. Allah Teâlâ bizi, ölümün
şerrinden, kabir azabından ve âhiretin dehşetli hallerinden muhafaza eylesin!



**›** 
Kıyâmetin kopacağı gün ise: **“Firavun ehlini cehennemdeki en
şiddetli azaba sürükleyin”** (Mü’min 40/46) denecek: Bu ise cehennem
ateşidir.



Zaten devam eden âyetler de cehennemdeki bir kısım
acıklı manzaraları bize haber vermektedir:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/46-ayeti-tefsiri)
- [46. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/46-ayeti-meali.md)
- [45-46. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/45-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (45)](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/45-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (47)](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi/47-ayeti-tefsiri.md)
- [Mü'min Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/mumin-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
