---
title: "Muhammed Sûresi 4-6. Ayet Tefsiri"
sure: "Muhammed"
sure_no: 47
ayet_no: 5
url: https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/5-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Muhammed Sûresi 5. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Muhammed Sûresi (47. sûre), 5. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/5-ayeti-tefsiri)

### 4. Ayet

## Arapça

فَاِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَثْخَنْتُمُوهُمْ فَشُدُّوا الْوَثَاقَۙ فَاِمَّا مَنًّا بَعْدُ وَاِمَّا فِدَٓاءً حَتّٰى تَضَعَ الْحَرْبُ اَوْزَارَهَاۚۛ ذٰلِكَۜۛ وَلَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَانْتَصَرَ مِنْهُمْۙ وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَ۬ا بَعْضَكُمْ بِبَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَنْ يُضِلَّ اَعْمَالَهُمْ

## Okunuşu

Fe-iżâ lakîtumu-lleżîne keferû fedarbe-rrikâbi hattâ iżâ eśḣantumûhum feşuddû-lveśâka fe-immâ mennen ba’du ve-immâ fidâen hattâ teda’a-lharbu evzârahâ(c) żâlike velev yeşâu(A)llâhu lentesara minhum velâkin liyebluve ba’dakum biba’d(in)(k) velleżîne kutilû fî sebîli(A)llâhi felen yudille a’mâlehum

### 5. Ayet

## Arapça

سَيَهْد۪يهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْۚ

## Okunuşu

Seyehdîhim veyuslihu bâlehum

### 6. Ayet

## Arapça

وَيُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ

## Okunuşu

Ve yudḣiluhumu-lcennete ‘arrafehâ lehum

## Mealler

### 4. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Öyleyse, ey mü’minler, kâfirlerle savaşta karşılaştığınız zaman hemen boyunlarını vurun. Onlara karşı kesin bir üstünlük elde edince onları esir alın ve aldığınız esirleri sımsıkı bağlayın. Sonra o esirleri ya lutfedip karşılıksız salar veya fidye alarak serbest bırakırsınız. Savaş sona erip silahlar bırakılıncaya kadar gevşemeden böyle yapın. Allah dileseydi, sizin savaşmanıza gerek kalmadan bizzat kendisi onlardan intikam alırdı. Fakat O sizi birbirinizle denemek için savaşı emretmiştir. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların yaptıklarını hiçbir zaman boşa çıkarmayacaktır.
- **Diyanet Vakfı Meali:** (Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onlara iyice vurup sindirince bağı sıkıca bağlayın (esir alın). Savaş sona erince de artık ya karşılıksız veya fidye karşılığı salıverin. Durum şu ki, Allah dileseydi, onlardan intikam alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek ister. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmaz.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun; sonunda onlara üstün geldiğinizde onları esir alın; savaş sona erince onları ya karşılıksız, ya da fidye ile salıverin; Allah dilemiş olsaydı, onlardan başka türlü öç alabilirdi, bunun böyle olması, kiminizi kiminizle denemek içindir. Allah, kendi yolunda öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** (Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hâle getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur. Eğer Allah dileseydi, onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Savaşta inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen boyunlarını vurun. Nihayet onlara üstün geldiğiniz zaman bağı sıkı bağlayıp esir alın. Sonra harp ağırlıklarını atıp, savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak, ya da fidye ile salıverin. Allah'ın emri budur. Eğer Allah dileseydi onlardan başka türlü de intikam alırdı. Fakat böyle olması sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmaz.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Onun için küfredenlerle muharebeye tutuştunuz mu hemen boyunlarını vurmaya bakın, tâ kuvetlerini derinden kırıp tepeleyinceye kadar, o vakıt da bağı sıkı basın, ondan sonra da ya azâd ya fidye, ta harb ağırlıklarını atana kadar, bu böyle, gerçi Allah dilese elbette onlardan öc alıverir ve lâkin sizi yekdiğerinizle imtihan edecek; Allah yolunda katledilenlere gelince amellerini aslâ boşa gidermez
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Onun için o küfredenlerle (muhaarebede) karşılaşdığınız vakit boyunlarını vurun. Nihayet onları mecalsiz bir haale getirdiğiniz zaman artık bağı sıkı tutun. (Ondan) sonra ise ya iyilik (yapın), yahud fidye (alın). Yeter ki harb (erbabı) ağırlıklarını bıraksın. (Emir) böyledir. Eğer Allah dileseydi onlardan (muhaarebesiz olarak da) elbet intikaam alırdı. Fakat (muhaarebeyi emr etmesi) sizi birbirinizle imtihan etmesi içindir. Allah yolunda öldürülenlerin amel (ve hizmet) lerini asla boşa çıkarmaz O.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Artık (savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınızda, hemen o boyunları(nı) vurmak(gerekir)! Nihâyet onlara ağır kayıplar verdirdiğiniz zaman, artık bağı sıkı tutun (onları esir alın); sonra da ya lûtfederek (karşılıksız) veya fidye alarak (onları salın)! Ve harb ağırlıklarını bırakıncaya kadar (gevşemeden, savaş tamâmen sona erene dek böyle yapın)! İşte (yapılacak iş) budur! Hâlbuki Allah dileseydi, elbette onlardan (hemen) intikam alırdı; fakat sizi birbirinizle imtihân etmek için (size savaşı emretmiştir). Allah yolunda öldürülenlere gelince, artık (Allah), onların amellerini aslâ boşa çıkarmayacaktır.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** O'nun için, kâfirlerle muharebede karşılaştığınız zaman, hemen boyunlarını vurun; nihayet onları mağlûb ve perişan bir hale getirdiğiniz zaman, bağı sağlam bağlayın (esir alın ve onları sağlam tutun). Sonra da ya lutfedib (esirleri) salıverirsiniz, yahud (geri vereceğiniz esirler karşılığında) fidye alırsınız. (İsterseniz esirleri meccanen serbest bırakırsınız, isterseniz kendi esirlerinizle değiştirir ve onlara karşılık mal ve para alırsınız. Bunda muhayyersiniz). Harb, ağırlıklarını (silâh ve levazımatını) bırakıncaya (kâfirler, şirk ve isyanlarını terk edinciye) kadar, (öldürülürler, onlara yapılacak iş) budur. Allah dileseydi, o kâfirlerden (savaş yapmaksızın) intikamını alırdı. Fakat sizi birbirinizle imtihan etmek için (size savaşı emrediyor). Allah yolunda öldürülenlere gelince; onların amellerini Allah asla boşa çıkarmaz:
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** İmdi kâfir olanlar ile (muharebede) karşılaştığınız zaman hemen boyunlarını vurunuz, nihâyet onların kanlarını ziyâdesiyle döktüğünüz vakit artık bukağıyı sıkıca bağlayın, sonra da (onları) ya meccanen azad edersiniz veya bir bedel mukabilinde serbest bırakırsınız. Tâ ki, savaş ağırlıklarını atıversin. Emir böyledir. Ve eğer Allah dilese, elbette onlardan (muharebesiz de) intikam almış olurdu. Velakin bazınızı bazınız ile imtihan etmesi için, böyle savaş ile emretmiştir. Ve o kimseler ki,Allah yolunda öldürülmüşlerdir,elbette (Allah) Onların amellerini zayi kılmayacaktır.
- **Ümit Şimşek Meali:** Kâfirlerle savaşta karşı karşıya geldiğiniz zaman onların boyunlarını vurun. Onları iyice sindirdiğinizde, sımsıkı bağlayın. Savaş bittikten sonra ya onları lütfedip bırakır, yahut fidye alırsınız—tâ savaş sona erip silâhlar bırakılıncaya kadar böyle yapın. Allah dileseydi onlardan intikam alırdı. Lâkin O sizi birbirinizle sınıyor. Allah yolunda öldürülenlerin ise yaptıklarını O hiçbir zaman boşa çıkarmaz.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Therefore, when ye meet the Unbelievers (in fight), smite at their necks; At length, when ye have thoroughly subdued them, bind a bond firmly (on them): thereafter (is the time for) either generosity or ransom: Until the war lays down its burdens. Thus (are ye commanded): but if it had been Allah's Will, He could certainly have exacted retribution from them (Himself); but (He lets you fight) in order to test you, some with others. But those who are slain in the Way of Allah,- He will never let their deeds be lost.

### 5. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Onları doğru yola ve hedeflerine ulaştıracak ve hallerini düzeltecektir.
- **Diyanet Vakfı Meali:** 5, 6. Allah onları muratlarına erdirecek, gönüllerini şâdedecek ve onları, kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Onları doğru yola eriştirir, durumlarını düzeltir.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Onları doğruya ve güzele erdirecek ve durumlarını düzeltecektir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Allah onları doğru yola iletecek ve durumlarını düzeltecektir.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** İleride onları muradlarına irdirir, ruhlarını şâd eder
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Onlara muvaffakıyyet verir, hallerini iyileşdirir,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Onları yakında hidâyete (muradlarına) erdirecek ve hâllerini düzeltecek (amellerini kabûl edecek)tir.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Onları hidayete erdirir ve hallerini güzelleştirir;
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** (Allah Teâlâ, o mücahitleri) Hidâyete kavuşturacaktır ve onların hallerini ıslah buyuracaktır.
- **Ümit Şimşek Meali:** Onları amaçlarına eriştirir, durumlarını düzeltir.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Soon will He guide them and improve their condition,

### 6. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Sonunda onları, kendilerine anlatıp tarif ettiği cennete yerleştirecektir.
- **Diyanet Vakfı Meali:** 5, 6. Allah onları muratlarına erdirecek, gönüllerini şâdedecek ve onları, kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Onları, kendilerine anlattığı cennete koyar.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve kendilerini Cennete koyar, onu onlar için güzel kokularla donatmaktadır
- **Hasan Basri Çantay Meali:** onları, kendilerine tanıtdığı, cennete sokar.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve onları, o Cennete koyacaktır ki, onu kendilerine ta'rîf etmiştir.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Onları, (dünyada) kendilerine tanıtmış olduğu cennete koyar.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve onları cennete girdirir. Onu kendilerine bildirmiştir.
- **Ümit Şimşek Meali:** Ve kendilerine anlattığı Cennete onları yerleştirir.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And admit them to the Garden which He has announced for them.

## Tefsir (4-6. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Bu
âyetler, savaşla alakalı temel kaideleri beyân eden ilk ilâhî tâlimatlardır.
Kur’ân-ı Kerîm, haksız yere cana kıymaya son verebilmek için nasıl ki kısası
emrediyorsa, aynı şekilde yeryüzünde savaşın sona ermesi; fitnenin ortadan
kaldırılıp barış, hak ve din hürriyetinin hâkim kılınabilmesi için de zalim
düşmanlarla savaşılmasını ve onların güçlerinin kırılmasını emretmektedir.
Dolayısıyla İslâm’a göre savaşın hedefi, Allah’ın dininin hâkimiyetini
sağlamak, zulüm ve haksızlıkları ortadan kaldırmak, insanla İslâm arasındaki
engelleri bertaraf etmek ve insanların kimsenin baskısına maruz kalmadan hür
iradeleriyle dinî tercihlerini yapmalarını sağlamaktır. **“Hiçbir fitne
kalmayıncaya ve bütün hâkimiyet sadece Allah’ın oluncaya kadar o kâfirlerle
savaşın”**(Enfâl 8/39) âyetinde bu tâlimat daha açık bir şekilde verilir.



Savaşla
alakalı olarak burada temas edilen kaideleri daha kolay anlaşılabilmesi için
şöyle hülasa edebiliriz:



Birincisi;
savaşta İslâm ordusunun asıl hedefi, düşmanı yıpratarak savaş gücünü kırmak ve
savaşa son vermektir. Bu hedeften saparak düşman askerlerini yakalamaya
uğraşmamak gerekir. Esir almaya, düşmanın kökü kazınıp savaş alanında mücadele
eden hiçbir asker kalmayınca başlanmalıdır.



İkincisi;
düşmanın beli iyice kırılıp, bir daha toparlanamayacak şekilde çökertildikten
sonra, geri kalan askerler kuvvetlice bağlanıp esir edileceklerdir. Yalnız
şartların gereğini de dikkate alarak müslümanlar, savaş esirlerine iyilik yapıp
onları serbest bırakma veya fidye alma hususunda serbest bırakılmışlardır.
Bundan, savaş esirlerinin öldürülmeyeceği genel hükmü çıkmaktadır. Resûlullah
(s.a.s.) ve ashâbının tatbikatından anlaşılmaktadır ki savaş esiri, devletin
idaresi ve esareti altında kaldığı müddetçe barınması, beslenmesi, hasta veya
yaralı ise tedavi edilmesi devletin sorumluluğundadır. Esirleri aç ve çıplak
bırakmak veya onlara işkence yapmak İslâm hukukunun asla müsamaha
gösterebileceği bir tutum ve davranış değildir. Aksine, onlara ilgi göstererek
iyi muamele yapılmasını teşvik edici emirler vardır. İslâm’da savaş esirlerine
iyilik yapmanın bir şekli de esirlerin cizye denilen vergilerle vergilendirilip
zimmî vatandaş yapılması ve müslüman vatandaşlar gibi serbestçe, özgürlük
içinde yaşamalarının sağlanmasıdır.



Savaş,
içtimaî hayatta bir kısım dengelerin yerine oturabilmesi için Allah Teâlâ’nın
koyduğu bir kanundur. Eğer isteseydi hiç savaşı emretmez, peygamberinin emrine
meleklerden müteşekkil ordular verir veya gökten azap indirerek kâfirlerden
intikamını alabilirdi. Fakat sûrenin ilerleyen âyetlerinde de beyân buyurduğu
üzere, insanları birbiriyle sınamak istedi. Kendi yolunda cihad edenlerle
sabredenleri belirleyip ortaya çıkarmayı murad etti. Böylece mü’minlerin sevaplarını
artırmayı ve onları cennetlerde daha yüksek mevkilere yerleştirmeyi takdir
buyurdu. Kendi yolunda öldürülenlerin “ölüler” olmadığını haber verdi. Zira
onlar berzah âleminde diğer insanlardan farklı bir hayat mertebesinde yaşarlar;
yerler, içerler, çeşitli nimetlerle rızıklandırılırlar. (bk. Bakara 2/154; Âl-i
İmran 3/169-171) Kabirde sualleri ve mahşerde hesapları kolay olur. Allah Teâlâ
onları cennete girecek biçimde tertemiz hale getirip, sonra da kendilerine
dünyada Kur’an ve Peygamber vasıtasıyla haber verip tanıttığı cennetlere
yerleştirir. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurur:



*“Muhammed’in
canını kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, cennetlik mü’minlerden her
biri, cennetteki yerini, dünyadaki evinden daha iyi bilir.”* (Buhârî,
Mezâlim 1)



O halde:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/5-ayeti-tefsiri)
- [5. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/5-ayeti-meali.md)
- [4-6. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/4-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (4)](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/4-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (7)](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/7-ayeti-tefsiri.md)
- [Muhammed Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
